Jump to ratings and reviews
Rate this book

Opera Tarihi, Cilt 2

Rate this book
Yazarımız, Opera Tarihi üzerine hazırladığı bu eseri 1970 yılında tek cilt olarak Opera Tarihi" adı altında Millî Eğitim Basımevi'nden çıkmıştır.
Sonraki yıllarda ise eseri tekrar tekrar revize ederek güncelliğini korumuş ve içeriğini zenginleştirmeyi sürdürmüştür.
1974 ve 1975 yıllarında 2 cilt olarak Millî Eğitim Basımevi'nden "Opera Tarihi Rönesanstan Son Çağlara Kadar Opera Sanatının Belli Başlı Örnekleriyle" adıyla tekrar çıkmıştır.
80'li yıllara gelindiğinde Kültür Bakanlığı Yayınlarından 4 cilt olacak şekilde 1981, 1982, 1989 yıllarında basımı devam etmiştir.
Halihazırda yazar tarafından yenilenmiş son halinin basımı ise 2000 yılında yani yazarın ölümünden 5 sene sonra Pan Kitap Yayınları tarafından yapılmıştır.
Dört ciltlik bir eser olan Opera Tarihi, opera sanatının eski Mısır ve Yunan uygarlıklarıyla Ortaçağ Avrupa'sındaki ilk izlerinden başlayarak Rönesans'la birlikte operaya başlangıç olan müzik hareketlerini incelekdikten sonra, 16. yüzyılın ikinci yarısıda İtalya'da başlayan gerçek operanın 20. yüzyıl sonlarına kadar geçen 450 yıllık gelişimini aktarmaktadır.
Eserin bu ikinci cildi, opera sanatının 18. yüzyıl sonlarındaki Romantik Opera ve Verdi döneminden başlayarak 20. yüzyıl başlarına kadar gelen 150 yıllık tarihini incelemektedir. Bu ciltte 100`den fazla besteciye ve onların belli başlı eserlerine yer verilmiştir. (Arka Kapak) Müzik kültürünün önemli bir kolu olan opera sanatı, ulusların uygarlık yarışındaki yerlerini belirlemede olağanüstü rolü olan bir yaratıştır. Bu yüzden de Atatürk, Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kavrayabilmedir demiş ve onun bu kanısı, Ankara`da bir devlet konservatuvarının, sonra da devlet opera ve balesinin kurulmasına olanak sağlamıştır. Demek ki Türkiye`miz, müzik sanatında da çağdaş uygarlık düzeyine bir an önce ulaşabilme inancıyla, gerekli adımı atmakta gecikmemiş, bunun sonucu olarak da devlet operası, devlet konservatuvarının kuruluş tarihinden bu yana 53. yılını da, başarıyla geride bırakmıştır. Opera sanatının Rönesans`tan son çağlara kadar olan tarihsel gelişimi 1.ciltte ana hatlarıyla verilmeden önce, en baştaki giriş bölümünde operanın estetiğine, felsefesine, tarihin karanlıklarında kaybolan benzeri eylemlerin yorumuna değinen bilgileri işlemede yarar görülmüştür. Opera sanatının XVIII. yüzyıl sonlarından XX. yüzyıl başlarına kadar geçen 150 yıllık tarihini inceleyen bu kitapta, 100`den fazla sanatçıyla pek çok önemli esere değinilmiş ve literatürde yer alan belli başlı operaların yorumları yapılmıştır.

356 pages, Hardcover

First published January 1, 1970

Loading...
Loading...

About the author

Cevad Memduh Altar

16 books1 follower
Geniş müzik kültürü ve araştırmacı kimliğiyle Türkiye'yi uzun yıllar uluslararası planda temsil etmiş olan Cevad Memduh Altar, müzikolog, sanat ve müzik tarihçisi, yazar ve çevirmen, araştırmacı, eğitimci ve yönetici olarak cumhuriyet döneminin önde gelen aydınlarındandı.
Cevad Memduh Altar, 14 Eylül 1902’de, Hariciye memuru olan İsmail Memduh beyle İhsan hanımın ikinci çocuğu olarak İstanbul’da dünyaya geldi. Çocukluğu, İlmiye Eshabı’ndan ve Şeriyye Mahkemelerinde çok önemli görevlerde bulunmuş bir hâkim (kadı) olan büyükbabası Osman Nuri Efendi’nin (kabri Fatih Camii kabristanındadır) Sultanahmet’teki konağında geniş bir aile ortamı içinde geçti.
1909 yılında Ayasofya’da Mekteb-i Edep adında bir ilkokulda eğitimine başlayıp daha sonra Ayasofya Merkez Rüştiyesi’ne (orta okul) gitti. Yetiştiği entelektüel çevre dolayısıyla küçük yaşta klasik müziğe merak saran ve ailenin yakın dostu Tektaş ailesinin oğlu Ekrem beyden keman dersleri almaya başlayan Cevad Memduh, Nişantaşı Sultanisi’nde lise öğrenimine geçtikten sonra, devam etmekte olduğu YüksekTicaret Okulu’nu bırakarak, 1921 yılıda 19 yaşındayken yurtdışına müzik öğrenimi görmeye gitti.
Bu tarihten sonra 1927 yılına kadar, önce Viyana’da bulundu; daha sonra Leipzig Devlet Konservatuvarı’nda, Franz Lizst’in en iyi öğrencilerinden biri olan Johannes Merkel, devrin tanınmış büyük bestecilerinden Stefan Krein, ünlü müzikolog ve kompozitör Prof. Dr. Hermann Grabner ve zamanın daha başka ünlü teori hocaları ile müzik felsefesi ve müzik estetiği üzerine çalıştı; ayrıca Leipzig’de dünyanın en eski senfoni orkestrası olan Gewandhausorchester’ın ikinci Konsertmayster’i olan Hugo Hamann’ın öğrencisi olarak keman ve viyola çalıştı. Ülkesine döndükten sonra Ankara’da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nü de bitirdi ve böylece yüksek eğitimini geniş bir perspektif içinde tamamlamış oldu.
1927 yılında yurda döndükten sonra, İstanbul’da Sanayii Nefise Mektebi (Güzel Sanatlar Akademisi)’nde kısa bir süre görev aldıktan sonra, önce Ankara Erkek Lisesi’nde müzik öğretmeni, sonra da Ankara’da Musiki Muallim Mektebi’nde teori öğretmeni olarak göreve başladı. 1930-35 arası Gazi Terbiye Enstitüsü’nde sanat ve müzik tarihi öğretmenliği, 1950-70 arası Ankara Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulu’nda sanat tarihi ve estetik öğretmenliği yaptı. 1960 yılından başlayarak emekli olduğu 1967’ye kadar da Ankara Devlet Konservatuvarı’nda sanat tarihi, opera tarihi ve estetik dersleri verdi. Emekliliğinden sonra kendini yazı hayatına daha yoğun bir biçimde vererek müzikoloji alanında ülkesine önemli eserler kazandırdı. 1979 yılında, 52 yıl boyunca eğitici, bürokrat ve sanat adamı olarak görev yaptığı Ankara’dan ayrılıp doğum yeri olan İstanbul’a geri dönerek, 1983-1993 yılları arasında, Bakanlar Kurulu kararıyla, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda yüksek lisans düzeyinde sanat felsefesi ve müzik estetiği konularında dersler verdi. 1988’de aynı üniversite tarafından kendisine “fahri profesörlük” unvanı verildi.
Cevad Memduh Altar, sanat tarihçisi ve müzikolog kimliğiyle 1927’den itibaren Ankara’da şahsen tanıma şansına eriştiği Atatürk’ün direktifleri altında, Ankara Devlet Konservatuvarı, Devlet Tiyatroları, Devlet Opera ve Balesi gibi sanat kurumlarının kuruluş çalışmalarına, Paul Hindemith, Karl Ebert, Ernst Praetorius gibi dünya çapında Alman uzmanlarla birlikte etkin bir biçimde katılarak ülkenin kültür hayatına uzun yıllar hizmet etti. 1939-1950 yılları arasında Ankara Radyosu’nda “İzahlı Müzik” programları hazırlayarak çok sayıda radyo ve TV programına müzik tarihçisi olarak katkıda bulundu; bu programları sayesinde Türkiye’deki klasik müzik dinleyici kitlesinin çekirdeğinin oluşturulmasına büyük katkısı oldu. (Resmi sitesinden alıntı)

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
4 (57%)
4 stars
2 (28%)
3 stars
1 (14%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 of 1 review
Profile Image for Özgür Atmaca.
Author 2 books122 followers
July 4, 2026
Sahaflardan yılların emeği de çıkıyor böyle. Bu da öyle bir keşif oldu. Cevad Memduh Altar'ın Opera Tarihinin I. ve IV. ciltleri. İlk sayfalarını karıştırınca bunun bir opera sözlüğü olmadığını hemen anladım. Verismo'dan Richard Strauss'a, Britten'dan Stravinsky'ye, Viyana operetinden Türkiye'de operanın doğuşuna kadar yüzlerce besteci ve eser, yalnızca tanıtılmıyor; neden ortaya çıktıkları, birbirlerini nasıl etkiledikleri de anlatılıyor. Bugün bile bu genişlikte Türkçe kaynak bulmak kolay değil. 2 ve3. cildine de bir yerde denk gelmek üzere diyelim artık.
Displaying 1 of 1 review