“Büyük kentler insan gibidir. Mangal gibi yürek ister onları sevmek için. İğrençlik ve güzellikleri, cücelik ve yücelikleriyle kucaklamak gerekir. Sabahları Paris’te uyanmak heyecan vericidir. Gözünüzün kucaklamaya yetmediği koca kent, dev bir dizelin muhteşem temposuyla homurdanmaktadır. Gece düşen nabız, sabah beşe doğru güçlenir. Yattığınız yerde kıpırtısız, gözlerinizi sıkı sıkı yumup dışarıda olan biteni dinlersiniz: Binlerce metrosu, treni, arabası, otobüsü ve “Seine” üzerinde hizmete giren hızlı nehir otobüsleriyle, kentin kan dolaşımı çoktan başlamıştır.”
Mine G. Kırıkkanat dünyanın en romantik kentini, Paris’i anlatıyor. Kafelerinden kiliselerine, tarihinden siyasi geçmişine, şehre dair ne varsa paylaşıyor. Yaşadıklarını ve gördüklerini keyifli bir dille, Paris’in havasını taşıyan kalemiyle kâğıda döküyor.
Mine G.Kırıkkanat, Ankara doğumlu bir İstanbul’ludur. Fevzi Atlıoğlu İlkokulu, Notre Dame de Sion Lisesi ve İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü mezunudur.
Türkiye’nin ilk kadın mizah yazarı olarak başladığı yazın yaşamına, Cumhuriyet’in İspanya, Milliyet’in Fransa muhabirliği ve Radikal’deki köşe yazarlığıyla devam etmiştir.
TV5Monde kanalının yabancı gazetecileri arasında yer alan Kırıkkanat, edebiyat alanındaki varlığını roman, öykü ve deneme türünde pek çok eserle sürdürmektedir.
İsminde yer alan "G." kısaltması oğlu Gökçe Asova'nın isminden türetilmiştir.
İlk eşi olan ünlü yazar Çetin Altan'dan sonra bir ara da Daniel Colagrossi ile evlendi. Bu nedenle yaşamının farklı dönemlerinde, kaleme aldığı kitaplarda farklı isim ve imzalar kullandı. En bilinenleri Mine G. Kırıkkanat ve Mine G. Saulnier'dir.
"Bir ülkede meydanların çokluğu, ister faşist olsun, ister demokrat, devletin gücüne duyduğu güveni gösterir. Yokluğu ise ya rejimin gücüne güvensizliğin ya da açık alan bırakmayacak kadar rant vurguncusu devletin, keşmekeşe teslim üçüncü dünya ülkesi olmanın ifadesidir."(s.25)
Kırıkkanat bu kitabında sadece Paris'i anlatmıyor, aynı zamanda büyülü şehir Paris ekseninde Fransa'ya genel bir bakış sunuyor. Bazı ünlü Fransız sanatçıların, politikacıların ve bilim insanlarının hayatlarından da kesitler sunuyor.
Ben bir Paris aşığı olduğum için bu kitaba heyecanla ve ilgiyle başladım. Kısa bir kitap, verdiği bilgiler çok güzel, anlattığı kişiler etkileyici. Ancak bazen çok gereksiz politik ve güncel hayat göndermeleri var. Bazen de fazla zorlama kelime oyunları.. Bir sayfa Paris’i okurken bir sayfa sonra konu tamamen bu göndermelere, yazarın kendi dünyasının sorunlarına gidebiliyor. O yüzden kitap okurken aldığım zevki çok azalttı. Ama yine de kısa ve güzel bilgiler veren bir kitap olduğu için çerez kitap olarak okunabilir.
Mine Kırıkkanat'ın kitabı ne zaman Paris özlemi duysam elimi attığım ilk kitap oluyor. Sıklıkla Paris'e gidebilme şansına sahip olsam da kitabı her okuduğumda yazarın yerinde olmuş olmayı diliyorum. Şehirde uzunca bir süre yaşayıp aynı zamanda Paris'i kaleme almak ne güzel bir şey olurdu. Kitapta anlatılan Paris o kadar yaşayan bir Paris ki bu kitap gezi kitabından öte başrolünde bir şehrin olduğu nefis bir anı kitabı.
Paris'i anlatan en iyi kitap. Evde en sevdiğim kitapların durduğu rafta bu kitaptan iki tane var. Öyle seviyorum. 2023 kitabı okuduğum ilk yıl değil. Eminim son yıl da olmayacak. Kitabı Paris'te okumak ise çok başka bir keyif.
Keyifli bir "hızlı okuma" kitabı... Bir solukta bitiveriyor, Paris izlenimleri, gezi notları kitabından ziyade Paris ekseninde Fransız siyasal tarihi, kültürel kodlarını ve tüm bunların yazarın kişiliği üzerinden Türkiye'deki izdüşümlerini anlatıyor.. Kısa kısa pasajlardan oluştuğu için bağımsız ve hızlı okunuyor.
Kişisel tarihinde Fransızlarla ve özellikle Paris'le ilgili anıları olanların kendilerinden bir şeyler bulabilecekleri ve yer yer çok doğru bulacakları bir kitap..