Bâsim, parmaklarıyla gören güzel bir çocuk. Kendisine dedesinden bırakılan bir miras, bu şekilde yaşamak. Kendini ve dünyayı böyle tanımaya çalışıyor. Dokunarak. Parmaklarıyla hissettiği herhangi bir varlıktan daha az gerçek değil yüreğiyle hissettiği. Görmeyi ümit ettiği tek şey havanın rengi. Görme duyusunun somut gerçeklikten ayrı olarak var olabileceğini gösteriyor bize Abdo Wazen. Söylendiğinde kulağa kalabalık gelen kelimeler vardır, tek başınalığı yakıştırmadığımız kelimeler. Diğer taraftaysa yalnızlıktan ölen kelimeler. İşte “ümit” başlangıçta yapayalnız bir kelime. Azimle yürüdüğü yolda olası tökezlemelerinin önüne ümidi geçiyor Basim’in. Böylece ismiyle aynı anlamda bir çocuk çıkıyor karşımıza. Gülen, gülümseyen. Havayı Gören Çocuk, ödüllerle taçlanan, Arap edebiyatının içerisinde insana ve umuda çok yakın duran zengin bir hikâye.
Born in Beirut in 1957, Abdo Wazen published his first collection of poems in 1982, followed by six subsequent volumes. His 1993 novel Hadiqat al Hawass, about the civil war, was accused of licentiousness. He is the cultural editor of Al-Hayat, and a highly-regarded translator.
Annesi onu küçük yatağına her koyuşunda dudaklarında küçük bir gülümseme beliriyordu. Bu gülüş, önce annenin sonra babanın sonra da bebeğin durumundan emin olmak için aileyi ziyaret eden ebenin gözünde parıldadı. Zira bebeklerin ilk haftalarında gülümsemeleri adetten değildir. Bu gülümseme güzel bir sürprizdi, herkes bunun şans getireceğini umdu. Çok geçmeden yeni doğan bebeğe gülümseyen anlamına gelen "Basim" ismini verme hususunda herkes hemfikir oldu.
//
Konusunu okuyunca hüzünlü bir hikaye için kendimi hazırlamıştım fakat daha ziyade ilham veren keyifli bir hikaye çıktı. Benim açımdan böylesi elbette daha iyi oldu çünkü neden Basim'i gülümseyerek anmayalım ki?
Dedalus doğru söylüyor: Yeşil, koyu yeşil, daha koyu yeşil... 🤭
Ya çevirisi iyi değil ya da tarzı böyle emin değilim. Konu güzel olsa da anlatım tarzını sevmedim. Akıcı değil, durağan/sakin konuları severim ama bu kitap tam olarak öyle de değil. Değindiği yerleri yüzeysel geçmiş. Karaktere ve durumuna derinleşemiyor, konudan konuya atlıyor gibi hissettirdi. Bağ kurabildiğim bir kitap olmadı.