Necip Tosun, Otuzüçüncü Peron’da okurlarına yine yoğun ama yalın dille bir dünya sunuyor. Anların, renklerin ve insanın kalbinden geçen, akılda kalıcı. Gelenekten moderne, depremden bahara, evden sokağa hızla geçerken hiçbir taşı yerinden oynamıyor Necip Tosun öyküsünün. Sapasağlam. Onun oluşturduğu atmosferde, karakterin imgesine dönüşüyorsunuz. Karakterin kurduğu kısa ama etkili cümlelere.
Yazarımız, bu kitabıyla Türkiye Yazarlar Birliği 2005 hikâye ödülünü aldı. “Aynalar ve Sırlar”, “Mektup”, “Geçit”, “Otuzüçüncü Peron”, “Ricat”, “Sis Çanları”, “Karşılaşmalar”, “Yağmur”, “Park Otel”, “Yansıma”, Uğultu, Bakışlar ve Kırılmalar adlı on üç öyküden oluşuyor.
dedalus Kitap, Necip Tosun’un bir kitabını daha gururla sunuyor.
İlk ve ortaöğrenimini Kırıkkale’de tamamladı. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesini bitirdi. 1988 yılından beri bir kamu kurumunda görev yapıyor. Ankara’da yaşıyor, evli ve iki çocuk babası. İlk öyküsü “Yangın” 1983 yılında Aylık Dergi’de yayımlandı. Öykü, eleştiri ve sinema yazıları, Mavera, Dergâh, Eşik Cini, Hece, Heceöykü, Karagöz, Kitap-lık, Dünyanın Öyküsü, Post Öykü, İtibar dergilerinde yayımlandı. Otuzüçüncü Peron adlı öykü kitabıyla 2005 Türkiye Yazarlar Birliği “hikâye”, Modern Öykü Kuramı kitabıyla 2011 yılı “edebî eleştiri”, Ansızın Hayat kitabıyla 2014 Ömer Seyfettin Öykü ödülünü aldı.
Yapıtları: Öykü: Küller ve Uçurumlar (Hece, Ankara, 1998); Otuzüçüncü Peron (Hece, Ankara, 2005); Ansızın Hayat (Hece, Ankara, 2014); Deneme: Hayat ve Öykü (Hece, Ankara, 1999); İnceleme: Türk Öykücülüğünde Rasim Özdenören (İz Yayıncılık, İstanbul, 1996); Türk Öykücülüğünde Mustafa Kutlu (Dergâh Yayınları, İstanbul, 2004); Film Defteri (Dergâh Yayınları, İstanbul, 2005), Modern Öykü Kuramı (Hece, Ankara, 2011), Öykümüzün Kırk Kapısı (Hece, Ankara, 2013), Doğu’nun Hikâye Kuramı (Büyüyenay, İstanbul, 2014).
Mükemmel bir öykü kitabı. Necip Tosun'un birkaç öyküsünü daha önce dergilerde okumuş ve çok beğenmiştim. Bu okuduğum ilk kitabı ve son olmayacak. son derece ustalıklı ve rafine bir dille , hüzün dolu ama umutsuz da olmayan öyküler yaziyor Necip Tosun.
Necip Tosun yazıları ile ilk dergiler aracılığıyla tanıştım. Ve bu okuduğum ilk kitabı. On üç öyküden oluşuyor. Her biri çok naif ve okurken insanın yüreğine dokunuyor. Karakterlerin hepsi de çok yoğun duygular yaşıyorlar ve bunu hissedebiliyorsunuz. Her ne kadar ayrı ayrı kişiler olsa da hissettikleri ve yaşadıkları sanki bir bütün gibi geliyor. Kaybetmişlikleri, arayışları onların hüzünlü yaşamları. Özellikle; "uğultu", "yansıma" ve "yağmur" beni çok etkiledi. Bazı okuyuculara öyküler karamsar gelebilir ama çok bizden çok içimizden yaşamlar.