oyle dedigimize bakmayin, isterseniz sacmalayin. Bu bir sorun degil. Zaten hepimiz sacmaliyoruz. ozellikle de parasal konularda...Insanlarin parayla ilgili konularda akil disi kararlar vermelerini inceleyen pek cok calisma var. Hatta, parayi kazanirken, yatirim yaparken ve harcarken nasil nicin, rasyonel olmayan kararlar verdigimizi inceleyen, finansin bir dali da Davranissal finans.Davranissal finans, psikolojiyle finansin kesistigi yerde duruyor. Icinde para olan bir konuda karar verirken, psikolojimizin etkili oldugunu ortaya koyup Ne kadar rasyonelsiniz?Davranissal finansa gore yanit Para ile ilgili konularda rasyonel degiliz ve mantiksiz kararlar vermeye meyilliyiz. Daha da otesi, insanlarin mantiktan sapmasi sistematiktir. Aslinda bunun iyi bir haber oldugunu belirtmekte yarar var; Evet sacmaliyoruz... Ama sistemli bir bicimde sacmaliyoruz!Elinizdeki bu "Davranissal Finansa Giris" kitabini okuduktan sonra da taksi soforunden aldiginiz tuyo ile hisse senedi a
Hakan Hoca'yı Youtube'daki FluTV'de çıktığı "Olmaz Öyle Saçma Ekonomi" serisi ile tanımıştım. Ekonomiyle ilgili hem eğlendirici hem de öğretici bir anlatım tarzı var. Hiç sıkmıyor ama bazen boş yapabiliyor.
Dolayısıyla bu kitabın da aynı yörüngede kaleme alındığını söylesek yanlış olmaz. Davranışsal finans üzerine başlangıç seviye yeterli bir kaynak diyebiliriz. Finansal okuryazarlık ve davranışsal ekonomi üzerine ilgi duyuyorsanız farklı bir bakış açısı kazanmak adına okunabilir. Ama çok yüksek beklentiyle okumamak lazım.
"İngilizce'deki en pahalı dört kelime: Bu kez farklı olacak." Sir John Templeton
Hakan hocayı çok seviyorum. Flutv’de başlayan tanışıklığımız kitapları ile devam ediyor. Her ne kadar onun ağdasız ve halkın içinden üslubunu sevsem de, bu kitap özelinde bir hayal kırıklığım var. “Davranışsal finansa giriş” gibi konumlanmasana rağmen metnin çok basit kaldığını düşünüyorum.
It was one of the best books I have ever read. You will gain basic but crucial skills about how to spend money, save money, etc. The about is about financial situations and how we react in this process.
Ekonomi dersine "rasyonel insan" diye başlarız. Aslında insan da rasyonel değildir kararları da. Bu kitapta da verdiğimiz parasal kararların ne kadar sıklıkla rasyonellikten uzak olduğunu örnekleriyle görüyoruz. 2'nin her zaman 2'ye eşit olmayacağını, bildiğimiz klasik muhasebeden ayrı bir de zihinsel muhasebe olduğunu renkli örneklerle görüyoruz. Para harcamak ile ödemenin bizdeki etkisi ve pazarlama taktikleriyle nasıl daha fazla harcadığımızı eğlenceli ve kolay anlaşılır bir dille okuyoruz. Elimden bırakamadığım bir kitap oldu.
Gayet iyiydi, neden kredi kartı? Neden bakit kullanmak gerek kitapta değiniyor. Harcama kararlarımızı . Para kazanma, kaynağı harcama hazları, kime neye harcamalı vs güzel şeyler anlatıyor.
100₺ verdin konsere gidecen, 100₺ ni düşürdün konser kapısında farkettin girer misin? Belki evet? Bileti aldın, bileti kayıp etmişsin tine 100₺ bedeli öder girer misin yoksa konsere 200₺ toplam maliyetle girer misin ? Girmiyormuş çoğunluk. Kıbrıs kumar vs indirimli otel vb anlatıyor. Tekrar hatırlamak için kendime notlar aldım
This entire review has been hidden because of spoilers.
Davranışsal finans gibi, birçok ekonomi profesyoneli ve akademisyeni için dahi yarı ezoterik olan bir alanı, tamamaen halk dilinde ve herkesin anlayabileceği şekilde basitleştirerek anlatan yazar; bununla da kalmayıp konuların daha iyi anlaşılabilmesi için bolca örnekler de sunuyor. Sorulan sorulara verdiğiniz cevaplar ile, aslında sizin ve bir "homo ecenomicus" yani konvensiyonel ekonomiyi yaşayan, rasyonel bireyler değil, son derece irrasyonel insanlar olduğunuzu gösteriyor.
Hakan Özerol'un verdiği örneklemeler gerçekten enfes. Bu kitabı okumak için Finans konuları ile ilgili olmanız ya da belirli bir hazır bulunuşluk seviyesinde olmanız gerekmiyor. Özerol, sizi türlü para harcama/tasarruf etme! senaryolarına dahil ediyor. Okuyun ve Davranışsal Finans nedir, dersler çıkarın. Keyifli bir okuma olacaktır.
Davranışsal Finans alanında temel bilgi edinmek isteyenler için okunabilir bir kaynak. Bu tarzda yabancı kaynaklı pek çok kitap mevcut, ancak yazarın Türkçe yazması ve Türkiye’den örnekler sunması konunun anlaşılmasını ve bağlamın oturmasını daha da kolaylaştırıyor. Bu açıdan okuyucuya daha fazla katkı sağlayacağını düşünüyorum.