Dünü doğru okursan, yarını sen yazarsın... Sadece bir roman değil ARİ... Hepimiz için bir köken arayışından çok, kadim atalarla tanışma ve tarih döngülerini anlama fırsatı. Bu çok bilinmeyenli kurgunun öğeleri; Atatürk'ün kadim tarih merakı, keşfedilen anlamlar, gerçek kişiler, küresel hareketler, farklı zamanlar ve hayali kahramanlarla örülen olaylar dizisinden oluşmakta. Sağlaması ise; ancak ve ancak toplum olarak birliğimizde gizli. Tarih, asla bir sosyal bilim dalı olmadı. Tarihini analitik olarak yorumlayan medeniyetler gelecek yolunda hızla geliştiler. Buna mukabil özlerini unutanlar, Batı'nın kazdığı, yağmaladığı arkeoloji çukurlarına gömüldüler. Batı, kısıtlı tarihi ve bilgileriyle medeniyet yarışındaki bayrağını göğüslerken, gözü nedense defalarca çelme taktığı Türklerde kalmıştır. Çünkü Türkiye toprakları ve Türk halkı kendini keşfedememiş bir cevherdir. Kimine göre mutlak kabullerin oldukça dışında olan bilgilerin çoğu uzun yıllardır avamdan gizlendi. Bu kitabın hızlı temposunda satır aralarında sizlere göz kırpan koskoca bir tarih var. Hangi bilgi içinize siniyorsa onu alın ve zihin mabedinizde sonsuza dek saklayın. Ancak reddetmeden önce, tüm bilgileri araştırmanız gerektiğini unutmayın. Sadece bir roman değil ARİ... Türk edebiyatında farklı bir soluk, özgün bir anlatımla ezberleri bozacak bir kurgu. Bir Cumhuriyet kadınından iddialı ve farklı bir denklem...
Kitabın heyecan ve macera içeren satırlarında tam anlamıyla içime sinmeyen satırlar olsa da,Zümrüt-Doruk aşkı çok zorlama gelse de;seçtiği konu anlamıyla son derece takdir ettiğim yazar.Maalesef kitapta adı geçen bilim insanı ve mühendislerin şüpheli ölümleri ile toryum ve bor madeninin önemi sadece sosyal medyada karşımıza çıkarken;bu kitapta uzun uzadıya bu meselenin anlatılması bile benim için beş yıldızlık olması için yeterli.Lütfen okuyun,okutun.Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Kayip kita Mu,Sumerler,tabletler ..Polisiye bir maceranin aralarina serpilmis kadim zaman bilgileri...Tarzi Dan Brown kitaplarina benzetilmis bir yazar.Kitap bana Buket Uzuner in toprak ve su kitaplarini Ahmet Umit in de Patasana sini animsatti.Oldukca akici bir tempoyla okunan kuresel guclerin uzerimizden cekilmeyen ellerini Aselsanli muhendis olumleri ni,Isparta ya sunuma giden fizik prof.larini anarak altini ciziyor.Ve Ataturk..."istikbal goklerdedir"cumlesinin son nefesine kadar okudugu dort bin kitabin,Onun arastirici yonunun,kuvvetinin ve kudretinin bir kez daha hayrani oluyorsunuz...
çok etkileyici akıcı ve macera dolu bir kitaptı. başlarken bu kadar dolu dolu bir kitap ile karşılaşacağımı bilmiyordum. Atatürk'ten kayıp mu kıtasına sümerlerden ölen 6 nükleer fizikçiye kadar öyle güzel anlatılmış ki. hele son 150 sayfa aktı gitti.
Çok rahat okunan akıcı bir dille yazılmış. Dip notlar sayfa altlarında açıklayıcı ve kaynak bildiriyor. Yazarımız kitabı neden ve nasıl yazdığını bilgilendirici bir ön söz ile açıklıyor. Ve ön sözün sonuna vuruldum ve bilmediğim bir şey öğrendim. Ön sözün sonunda Ata'mızın yazdığı bir şiir vardı. Ata'mızın yazarlık yönünü biliyorum tabii, iki kitabı ( Nutuk ve Zabit ve Kumandan ile Hasbihal) kitaplığımın en değerli parçalarından; şairliğini de böylece öğrendim. Her yeni kitap; yeni bilgiler, yeni araştırma konuları demek. Bu kitapta öyle oldu. En başta bir kaç terim var ( tabii bazılarını biliyordum ama size yardım olsun diye sizler için yazıyorum ️) : antropoloji = insanbilim antropometri = insan vücudunun boyutları ile ilgilenen özel bir bilim dalıdır ( sonunda -metri var metri oldu mu kaçacaksın, yıldızımız barışmadı ) paleontoloji = taşılbilim ya da fosilbilim, fosilleri veri olarak kullanarak dünyada yaşamın tarihini yazmak amacını taşıyan bilim dalıdır arkeoloji = arkeolojik yöntemlerle ortaya çıkarılmış kültürleri, sosyoloji, coğrafya, tarih, etnoloji gibi birçok bilim dalından yararlanarak araştıran ve inceleyen bilim dalıdır arkeometri = Arkeolojide çeşitli fen ve doğa bilim dallarının matematiksel ölçüm ve analiz yöntemlerinin uygulanması ve kullanılması olarak tanımlanabilir. Bildiğim, daha önce okuduğum bir konuda vardı (sırıt) ; Kayıp Kıta Mu ve Atatürk kitabını okurken bu konuları araştırmıştım. ( ) Bu kitapla bir kere daha Ata'mıza hayran olmamak, saygı duymamak imkansız; nasıl bir öngörü, nasıl bir öğrenme açlığı, nasıl bir algılama ve değerlendirme yeteneği...( ) Konu 3 ayrı zamanda geçiyor : 1966 / 1993 / 2017 ama geçişler öyle iyi kurgulanmış ki siz yormuyor, şaşırtmıyor. Zaten genel olarak kitabın tamamının kurgusu çok güzel; geçmişte olmuş, günümüzde olanlar, yaşananlar ve romanın hikayesi öyle güzel birbirine geçmiş ki hangisi gerçek hangisi hikaye ayırt edemiyorsunuz. Belli çok araştırma yapılmış, dip notlarda da araştırmaların kaynakları belirtilmiş. Benim gibi hala okumadıysanız okuyun, bu keyifli maceradan geri kalmayın. Spoiler vermiş gibi olmayayım ama hikaye biterken sanki devamı gelebilir gibi ( bence gelse çok güzel olur ).
İlk 80 sayfa hikayeyi pek sevemesem de sonradan gerek bilgilerin gerekse macera öğesinin artmasıyla kitaba ısındım. Kayıp Mu'ların araştırılmasından, uranyumdan çok daha risksiz bir enerji kaynağı olan toryumun ülkemizde bolca bulunuşuna kadar, bugün yeterince önem verilmese de, geleceği değiştirebilecek olan araştırılmalar kitabın ana konusunu oluşturuyor. İkinci üniversitemde Kültürel Miras okuduğum için Sümer Mitolojisi'ni az çok bilmeme rağmen ilk kez rastladığım bilgiler de oldu. Konuyla ilgili ne kadar kaynak olduğunu bilemiyorum ama genel olarak 3-4 kaynak baz alınarak yapılan bir araştırmanın sonucunda oluştuğunu düşündüğüm bu kitap, daha detaylı araştırma yapmak isteyenlere de kaynak göstermekte. Kısa sürede okuyabileceğiniz bu kitabı, Atatürk'ün köken araştırmalarına olan ilgisini de göz önüne alarak tavsiye ederim. =)