Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatı Bölümü’nün emeritus profesörü, hayata gülerek bakan, asla hocalık taslamayan Oya Başak’tan sanat ve hayat dolu bir ders!
Oya Başak: Kahkahanın Derinliği, İzzeddin Çalışlar’ın deneyimli kalemiyle yazılmış, tiyatroya, edebiyata, şiire, Shakespeare’e yani sanata ve hayatı yaşamaya yönelik kışkırtıcı bir anı kitabı. Daha da fazlası; idealist bir eğitimcinin “Öğretmen nasıl olmalı?”, “Üniversite nasıl olmalı?” hatta “Hayat nasıl yaşanmalı?” gibi zor soruları, kazanılmış tecrübeler üzerinden ve gereğinde özeleştiri yaparak cevapladığı bir insanlık dersi! Genç yaşında sanata ve akademiye gönül vermiş bir cumhuriyet kadını, Boğaziçi Üniversitesi humanities derslerinin efsanevi hocası Oya Başak, anekdotlarla harmanlanmış onlarca konuda, kendine özgü gözlem ve yorumlarla çıkıyor okur karşısına.
Oya Başak: Kahkahanın Derinliği, öğrenme arzusu kadar öğretme arzusu taşıyanlara çağdaşlaşma yolunda sahip olmaları gereken paha biçilmez değerler sunuyor.
Oya Başak hocayı az da olsa okulda tanımıştım ama bu kadar detayı bilmiyordum. Okumak çok keyifli ve öğreticiydi. Klasik bir biyografi gibi yazılmamış, çok akıcı adeta Oya hoca yazmış gibi.. İzzettin Çalışlar çok başarılı.
Hem cok iyi yazilmis bir kitap okudum hem de Oya Basak'i tanimis oldum. Zeki, enerji dolu, pozitif ve ilham verici. Keske onun ogrencisi olsaydim dedirten kisiliklerden. Keske okullar onun gibi ogretmenlerle dolu olsa.
Yer yer hüzünlendim, yer yer kahkahalarla güldüm. Zaten o da öyle biri, kitabı da öyle olmuş! Tarzını sevin ya da sevmeyin, bize hayata bakışı böyle hocalar lazım. Ne yazık ki, sayıları gittikçe azalıyor. Hem öğrenme-öğretme isteği, hem de yardım etme-değiştirme isteği sonsuz. Oya Başak'tan bir ders de olsa almış olduğum için çok mutluyum. Keşke üniversitedeyken daha fazla ders almış olsaydım kendisinden. Dalgınlığını ise hiç garipsemedim; aklı o kadar çok şeyle meşgul ki, ikincil öncelikli şeyleri zihninde tutamaması doğal. Tam da hayatımda olmasını istediğim kişilerden, keşke kendisiyle daha fazlasını paylaşabilme şansım olsaydı.
Aslında, Oya Başak gibi dopdolu bir insandan çıkacak kitap çok daha uzun olurdu ama bununla yetineceğiz.
Hayatımda en gurur duyduğum şeylerden birisi Oya Başak’ın öğrencilerinden birisi olmaktı. Hayatımın geri kalanını da etkisi altına alacak bir deneyimdi. Kitapta yazılanların 10 katı yazılacak şey var belki hakkında. İleride çok daha kapsamlı bir kitabının yazılmasını umuyorum. Ya da zamanında Mina Urgan’ın yaptığı gibi kendi anılarını yazarsa tadından yenmez olur.