Bugünlerde fazla yazılmıyor deneme, yazılsa da okunmuyor çoğunlukça. Bunun nedenlerini başta denemeciler yazdı çizdi. Ancak, nedenlerin ardında bir soru var ki, sormadan edemiyor insan: Acaba, günümüz insanının yaşamı pek fazla yer tanımıyor da, ısınamıyor mu deneme bu dünyaya? Montaigne'den bu yana kişisel bakışın yansısı oldu deneme; kültürel bir birikimin ardından, doğruların ve gerçeklerin baskıcı tavrına mesafe alarak özgürce düşünmenin yazınsal dili oldu. O halde, veriler ve komutlarla yaşayan, kusura hiç yer bırakmayan, olayları teknik birer sorun olarak görüp, çözüm getirmeyen hiçbir düşünüme tahammül edemeyen, kısacası, daha önce hiç olmadığı kadar "gerçekçi" olan günümüz insanına lüzumsuz geliyor olabilir mi deneme?.. Kim bilir belki de. Ancak, bu "lüzumsuzluğun" üstüne basa basa yazan denemecilerimiz hala var. Mehmet H. Doğan gibi mesela. Yazar, boşuna Neruda'nın sözleriyle karşılamamış okuyucusunu: "Bir şeyler(i) çözmeye değil, türkü çığırmaya geldim buraya."
28 Haziran 1931’de Adana’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini orada gördü. 1951’de Harp Okulu’nu, 1953’te Uçuş Okulu’nu bitirdi. 1951-1957 arası pilot olarak, 1960-1970 arası İngilizce öğretmeni olarak 20 yıl Hava Kuvvetleri’nde çalıştı. 1970’te kendi isteği ile emekli olduktan sonra Ege Üniversitesi’ne İngilizce Okutmanı olarak atandı. 1977’de bu görevden de yine kendi isteği ile emekli oldu ve klasik deyimiyle “kendini bütünüyle edebiyata verdi.” Edebiyata genç yaşta (1945-46) şiir ve öyküyle başladı ama sürdürmedi. 1960’tan beri deneme/eleştiri türü yazılar, 1980’den sonra ise hemen hemen yalnızca şiir üzerine yazdı. 1992-2000 arası Adam Sanat Şiir Yıllıkları’nı hazırladı, 2002-2005 yılları arasında Kitap-lık dergisi için YKY Şiir Yıllıkları’nı hazırladı.
Mehmet H. Doğan, İzmir’de tedavi gördüğü hastanede, 17 Şubat 2008 günü yaşamını yitirdi.