Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 192 p. Cahit Zarifoglu'nun Hikayeleri, özellikle Insan anlatisi, edebiyatimizda kendine özgü, özgün bir çizgidir. Sanatsal olgunun, anlati türünde bu denli yogun öne çiktigi nadirdir. Bu tatla okunabilen eser sayisi da sinirlidir. Siirin hemen yanibasinda yer alan öyküleri, siiri gibi imge yüklüdür. Bu bakimdan Zarifoglu öyküsü de, siiri gibi güç anlasilir. Okundukça intibak edilen ve sevilen bir tarzi vardir.
Cahit Zarifoğlu, 1940’da Ankara’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Öğrencilik yıllarında sırasıyla ilkokullarda öğretmen vekilliği, çeşitli gazete ve haftalık dergilerde musahhih ve teknik sekreterlik, bazı özel şirketlerde tercümanlık, muhasebe yardımcılığı yaptı. Askerliğinin kıta hizmetini Sarıkamış Dağcı Alayı’nda ve 1974 Kıbrıs Harekâtı’nı müteakip Kıbrıs’ta ikmal etti.
Goethe Enstitüsü’nün dil kurslarına katılmak üzere iki defa Almanya’ya gitti. Bu sırada belli başlı Avrupa ülkelerini ve kültürlerini tanıdı. 1975’de Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’nda mütercim olarak çalışmaya başladı. Bir grup arkadaşıyla “Mavera” dergisinin kuruluşunda ve yayınında görev aldı. 1976’da TRT Genel Müdür Mütercim Sekreteri görevine atandı. Aynı kurumun değişik ünitelerinde raportör, araştırma görevlisi, uzman ve şef olarak çalıştı. İstanbul Radyosu’nda denetçi olarak görev yaptığı sırada 7 Haziran 1987’de vefat etti.
Zor şiirlerin şairi, tam da karakteri gibi bir öykü dizi okuttu. Böyle kitapları yeni uyanmışken, uykuya dalarken, işin aslında hayattaki tek amacı o kitabı okumakken eline almalı insan. Yöresellik, inanç, aykırılık.. Ne kadar iyi olduğu tartışılır fakat farklılığı konusunda şüphe götürmez. En beğendiklerim ise: İns, Zal Tepesine Doğru, Yabancılık, Bir Şey Var Belirmiyor
Yaşamak kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı. Şiirleri kapalı hikayeleri de öyle. Bir Zarifoğlu anlama klavuzu olmalı bence dedim hep okurken. Tekrar tekrar okunmalı, üzerine bolca düşünmeli bir de üzerine birisiyle muhakkak konuşmalı belki biraz daha anlaşılabilir olur böylece. Ya da tüm kitapları okunup iyice tanıdıktan sonra okunmalı Hikayeleri. Bilemedim. Ya da bazı şeyler anlaşılmaz kalmalı hep. Zorlamamalı. Kim bilir.
Cahit Zarifoğlu okumak isteyenlere Romanlar kitabını tavsiye ederim. Hikayeleri genel olarak anlamsız buldum ama başladığım için zorlanarak da olsa bitirmek istedim.
Zal Tepesine Doğru adlı hikayesi "hey Sad dağ gittikçe sığmıyor içimdeki dağa,taşıyor." Suçlular hikayesi "Az az ölüyoruz her gün.Yağmurdan havadan söz eder gibi,insanın her gün az az öldüğünü görüyorum,her yanda gördüğüm insanların."