İtalyan Tarihçi, İtalyan Sosyalist Partisi Yöneticisi, İtalyan Komünist Partisi Kurucu Genel Sekreteri, Senatör, Gazeteci Yazar Antonio Gramsci'nin "Modern Prens: Machiavelli, Siyaset ve Modern Devlet Üzerine" kitabı, farklı bir çeviri ile yeniden yayınlanmış! Gramsci, 20. Yüzyıl başlarında İtalya'nın Torino kentinde yetişmiş bir Filozof, Tarihçi, Politikacı! Daha sonra, Roma'da, İtalyan Senatosu'nda İtalyan Komünist Partisi Genel Sekreteri ve İtalyan Komünist Partisi Milletvekili olarak Senatörlük yapan Antonio Gramsci, 1. Dünya Savaşı öncesinde İtalyan Sosyalist Partisi'nde politikaya başlamıştı, Torino'daki işçi hareketleri sırasında sendikacı olarak ünlenen Antonio Gramsci, çok geçmeden, Roma'da, İtalyan Sosyalist Partisi'nin yöneticilerinden biri olmuştu. Antonio Gramsci, 1. Dünya Savaşı sırasında, 2. Enternasyonal'deki tartışmalarda Lenin'le anlaşmıştı, İtalyan Sosyalist Partisi de bu tartışmalardan etkilenmiş, Gramsci, Togliatti, Longo gibi sosyalistler, 1. Dünya Savaşı'na karşı çıkarak İtalyan Sosyalist Partisi'nden ayrılmışlar, 1917 Sovyet Ekim Devrimi sonrası İtalyan Komünist Partisi'ni kurmuşlar, Lenin'in kurduğu Komünist Enternasyonal'e üye olmuşlardı! Gramsci, "Modern Prens" kitabında, Machiavelli'nin politik felsefesinden modern İtalyan toplumuna nasıl bir miras kaldığını tartışır, Gramsci, Machiavelli'nin "Prens" kitabını modern İtalya koşullarında yeniden okur, "politik özne" olarak "Prens"in yüzyıllar öncede kaldığını, modern toplumlarda "politik özne"nin "işçi sınıfı" olduğunu bir Marxist olarak öne sürer, bu aslında Karl Marx'ın ve Engels'in de öne sürdüğü politik bir yaklaşım idi, "işçi sınıfı"nın modern politikanın "özne"si olduğu yönündeki yaklaşım, 20. Yüzyıl'da, 1917 Sovyet Ekim Devrimi, 1923 Türkiye Devrimi, 1945 sonrası Avrupa'da sosyalist devletlerin kuruluşu, 1949 Çin Devrimi, 1979 Nikaragua Sandinist Devrimi gibi devrimlerde kanıtlanmış, dünya politikasını 20. Yüzyıl süresince çoğunlukla "işçi sınıfları" yönetmiş ya da yürütmüş idi, Gramsci'nin "Modern Prens" kavramının "global" bir pratiğini 20. Yüzyıl'da görmüştük.