Sevmek, kaybetmek, bırakmak... Nilüfer Kuyaş'ın ikinci romanı Ada'daki Ev, ayrılış travması üzerine yürek burkan bir hikâye. Kuyaş, ilk romanı Yeni Baştan gibi bu kitabında da Türkiye'nin siyasi çalkantılarla dolu bir dönemine bakıyor. Romanın kahramanı genç kadın ülkesini terk etmek üzeredir, son birkaç ayını geçirmek için Ada'da ev kiralar. Ancak bu ev, çok geçmeden ona gitmenin kolay olmayacağını gösteren karanlık, korkulu bir yere dönüşür. Ada'daki Ev, büyük, güzel ama olanaksız bir düşü gözler önüne seren önemli bir yapıt. "Nihayet eve girdiğinde aynı his geri geldi. Başka birisi daha vardı odada. Lambayı açmak üzere uzanmıştı ki o saniye gördü ve ne gördüğünü anlamamak için beyni bir süre durdu. Gerçeklikten kaçmaya çalıştı, bir gölge oyunudur, diye umutlandı. Ama değil."
Nilüfer Kuyaş, İstanbul’da doğdu, Robert Kolej’de okudu. Lisans eğitimini ABD’de Wellesley College’da tamamladı. Boğaziçi Üniversitesi’nde sosyal psikoloji yüksek lisansı yaptı. Londra’da BBC’de radyo yapımcısı ve sunucu olarak çalıştı. Türkiye’de kısa bir dönem televizyon programı hazırladı ve sundu. Sabah, Milliyet ve en son Taraf gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı Başka Hayatlar 2004’te Memet Fuat Deneme Ödülü’nü kazandı. 2007’de yayımlanan ilk romanı Yeni Baştan’ı 2011’de Ada’daki Ev izledi.
Karakterimiz Esra’nın uçarı düşünceleri sürekli melankolik ve korkak halleri, ne istediğini bilmez hareketleri gerçekten insanı çıldırtsa da hem karakter tahlili hem de ada ve ev betimlemeleri o kadar gerçekti ki sanki tanıdığım birini ve daha önce yaşadığım mekanları okuyormuş gibi hissettim. Hayal gerçek sanki bazen iç içe girmişti ayrıca böceğin varlığı da malum kafkadan etkilenerek yazılmıştı. Dönem romanı olarak göremedim. Zamansız romanlardandı bence. Esra Amerika’ya gitti de derin bir oh çektim.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Okumaya değer bir kitap değil diye düşünüyorum. Çok yavaş ilerliyor. En sonunda Amerika’ya gideceği ve Ada’daki saçma hayatını özlediği ilk altmış sayfadan çıkarılabilecek bir kitap. Gereksiz zaman kaybıydı. Zaten hediye gelmişti şimdi kitaplığımın en gerisinde tozlanmaya gidiyor.