“Sanat, zamana direnmesi beklenen eserlerden oluşur. Bu kavram ise her şeyi tüketen, çabucak unutan ve çöpe atan bir toplum düzeninde son derece nostaljik olur. Kundera’nın bu toplumsal yapı karşısında kendini ko- numladığı yer uzak bir köşedir ve elinden o köşeden kayıtsızca ama aynı zamanda hüzünle kahkaha atmaktan başka bir şey gelmez. Romanları hep bu hüzünlü kahkahaların söze çevrilmiş biçimleridir.”
Gülüşün ve Unutuşun Kitabı’nda, “Roman, bir insan hayalinin ürünüdür. Başkasını anlayabilme hayali,” der Milan Kundera. Uluslararası akademik camianın anlaşılmaz biçimde görmezden gelip hakkında kalem oynatmaması Milan Kundera’nın çağımızın en önemli yazarlarından biri olduğu gerçeğini gölgeleyemese de, büyük bir eksikliktir doğrusu.
Zekiye Antakyalıoğlu’nun, Kundera’nın yapıtını her şeyden önce iyi bir okur, sonra da bir akademisyen olarak büyük bir titizlik ve yetkinlikle inceleyerek son derece ustaca kaleme aldığı bu metin, yazarı daha derinden anlamaya rehberlik etmesinin yanı sıra, eşsiz bir okuma keyfi de sunuyor okura.
1993 yılında, Ege Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. 1995 yılında, Gaziantep Üniversitesi’nde İngilizce Dil Eğitimi alanında yüksek lisansını; 2004 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı anabilim dalında "Stoppardian Drama: Postmodernist and Counter-postmodernist Attitudes" başlıklı teziyle doktorasını tamamladı. 2005-2010 yılları arasında İstanbul Kültür Üniversitesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalıştı. 2010 yılından bu yana Gaziantep Üniversitesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde görevine devam etmektedir. Çağdaş roman, drama, resim sanatı ve kuram alanında çeşitli makaleleri yayımlanmıştır.
Zekiye Antakyalıoğlu'nun Kundera incelemesini seneler önce almış, karıştırmış ama baştan sona okumamıştım. Kundera semineri öncesi hem Kundera'nın dünyasına biraz daha derinlemesine dalmak, hem de bilgilerimi zenginleştirmek üzere sıfırdan okudum kitabı - ve bayıldım. Böyle bir inceleme metni dilimizde yazıldığı için bence çok şanslıyız. Zekiye Hanım'ın ellerine, emeğine, aklına sağlık diyerek başlayayım sözlerime.
Kitabı bence Kundera külliyatını tamamladıktan sonra okumak gerekiyor, Kundera'nın edebiyatının tamamı üzerine bir inceleme olduğu için romanlara aşina olmak lazım, aksi halde epeyce spoilera maruz kalırsınız. Ama benim gibi bitirdikten sonra okuyunca ortaya çıkan resme bakmak ve parçaları birleştirmek açısından çok faydalı olduğu muhakkak.
"Estetik" ana başlığı üzerinden ilerliyor Antakyalıoğlu; Şakanın Estetiği, Zıtlıkların Estetiği ve Estetiğe Veda başlıklı üç ana bölümden oluşuyor metin. Son derece derinlikli ve kapsamlı bir inceleme bu ve teorik altyapısı da ziyadesiyle güçlü ama yazar bir akademik dil kullanmak yerine çok daha anlaşılır, yalın bir biçimde yazmış. Kundera'nın edebiyata dair denemelerinde de en sevdiğim yan budur, edebiyata dair edebi metinler üretir; okuru kavrama, teoriye boğmaz, neredeyse bir hikaye anlatır gibi anlatır derdini, bu metin de bu açıdan Kundera'nın izinde yürüyor diyebiliriz.
Girişteki "Anti-modern modernizm" başlıklı deneme sanırım içlerinde en sevdiklerimden biri oldu, Kundera'nın tanımlanması güç edebiyatına dair okuduğum en aydınlatıcı tanımlamaları okudum. Bütün bir Kundera edebiyatının göbeğinde yer alan "kitsch" kavramına dair olan bölüm ve bellek meselesine dair denemeler de yine çok lezzetliydi. Ve Kundera'nın son kitabı olan ve genelde çok da sevilmeyen Kayıtsızlık Şenliği'ne dair sunduğu perspektifi de yine çok büyük zevkle okudum.
Tek eleştirim şu olabilir; bence bu kitapta "Kundera ve Avrupa" diye bir bölüm de olmalıydı zira hep söylediğim gibi, "Avrupa", Kundera edebiyatının temel meselelerinden biri hatta bence her romanının baş kahramanı Avrupa, Zekiye Hanım bu konuda da yazsa şahane bir şeyler çıkardı eminim ortaya.
Kundera hakkında yazılmış harika bir inceleme kitabıydı. Birçok kitaba dair spoiler içerdiği için tavsiyem, tüm Kundera'lar bitince okunması olacak. Fakat benim gibi yazarı tanıma amacındaysanız, okumadığınız kitaplarla ilgili bölümleri atlayabilirsiniz. Kitapta en çok Bellek ile ilgili bölümü beğendim.
Kitap bitince Kundera'nın Ölümsüzlük kitabını hemen temin etmem gerekti:)