Biri tüberküloz, diğeri büyük bir ciğer ameliyatı geçirmiş, verem hastası iki genç, hastanede tedavileri sırasında tanışıp birbirlerine aşık olurlar.
Oğlanın adı Fahrettin, kızın adı da Necla'dır. Başlangıcı acıklı, sonrası fırtınalı bu hesapsız kitapsız aşk hikayesinin beş çocuğundan hayatta kalan iki tanesinden büyüğü Sacit Aslan. Konuşmaktan çekinmeyen ama ağzına geleni de söylemeyen bir adam.
Eğlence dünyası gibi görünen ama içinde daha derin sırlar saklayan bir imparatorluk hikayesinin önemli bir parçası; ama aynı zamanda 1950'li yıllardan itibaren bu ülkenin geçirdiği dönemlerin anaforlarından sağ çıkan bir tanığı.
Bu kitapta, muhafazakar olduğu söylenen ve yıllarca sağ iktidarların idaresindeki bir toplumda, bir gazino etrafında yıllarca toplanmış ve hala izleri olan insanların arasında büyümüş bir adamın anlattıkları, mutfağın içinden bilgiler var.
Yaşayan en önemli kalemlerden biri olan Necef Uğurlu; yazma sanatındaki tartışmasız başarısını konuşturarak, Sacit Aslan'ın merakla beklenen hayat hikayesini "Kovadaki Balıklar" kitabında okuyucularına sunuyor. (Tanıtım Bülteninden)
Gazinocular Kralı Fahrettin Aslan'ın oğlu Sacit anılarını anlatıyor. Necef Uğurlu'nun sorularıyla özellikle babasına yoğunlaştığı anılar ilk başlarda keyifle okunurken ilerleyen sayfalarda bu rotadan sapıyor. Sacit Aslan'ın sosyete ve gazino dünyası yorumları gayet uzun ve yorucu. esas amaç miras davası olmalı ki kitabın yarısından fazlası Sacit Aslan'ın spekülasyonları ile dolu. Ne kadar çabalasa da Necef Uğurlu kitabı kurtaramamış.