urt Steinhaus bu yapıtında kurtuluş savaşı yoluyla siyasal bağımsızlığına kavuşan ülkelerde azgelişmişlik sorununa örnek olarak Türkiye'yi ele alıp incelemekte. Yazar araştırmasına, Orta Asya'dan Anadolu'ya göçen Osmanlı-Türk toplumunun gelişmesinde 18. Yüzyıldan sonra görülen çöküşün nedenlerini ve bu toplumun sosyo-ekonomik yapısını sorgulamakla başlamakta. Ardından I. Dünya Savaşı sonrası sömürgeleştirilmek istenen Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetimindeki Halife-Padişah ile onun hükümetine karşı Anadolu'da girişilen Ulusal Kurtuluş Savaşı, bu savaşın sosyal temeli ile politik yöntemi ve örgütlenme biçimleri sergilenmekte.
Kısa fakat gayet derinlikli bir kitap. Çok iyi bir araştırmanın ürünü. Osmanlı'nın çöküşünden 1960'a dek Türkiye'nin sosyoekonomik dönüşümünü ve Kemalist devrimin bunun neresinde olduğunun, Kemalist devrimin nasıl bir sosyoekonomik yapı içinde ilerlediğinin röntgenini çekiyor.
Önemli bir sorun artık çok eski olması. İlk baskı 1969. Steinhaus Batı Almanya'daki Alman Komünist Partisi'nin üyesi, bu kitap da sanırım yine 1969'da Marburg'da verdiği doktora tezinin kitaplaştırılmasıyla ortaya çıkıyor. Steinhaus Türkolog filan değil, sanırım Türkiye'yle sosyalist bir perspektiften, bir olay incelemesi niteliğiyle ilgileniyor. Dolayısıyla neredeyse hiç Türkçe kaynak yok kitapta, ki bu da bir sorun güncel bakışla.
Yalnızca verilerinin değil, çerçevesinin ve yorumlarının da eski olduğunu düşünüyorum. Türk modernleşmesini çok lineer, neredeyse oryantalist bir yerden ele alıyor. Benzer bir sorun Johannes Glasneck'te de vardı ancak Steinhaus'un ondan daha dengeli ve bilimsel olduğunu söylemeliyim.
Dolayısıyla önemli ve değerli bir kitap, yorumları dikkate alınabilir, ancak bana kalırsa verileri güncel çalışmalarla sınanmaya ve kontrol edilmeye muhtaç.
Türkçe baskının yayın kalitesine gelince ne yazık ki elimizdeki ürün pek iyi bir ürün değil. Çeviri bence iyi, ancak bu kitabın künyesinin, tanıtımının daha bilimsel biçimde hazırlanması, kitapla ve yazarla ilgili bilgi verilmesi gerekirdi. Künye ve yayıncının kitaba yaklaşımı o kadar özensiz ki yer yer çeviriden de emin olamıyorsunuz. Bunu özensiz yapan onu niye özenli yapsın diye düşünüyorsunuz. Yani kitabın künyesinde kitabın özgün adı ve basım tarihi yok, hatta çevirmenin tam adı da yok. Böyle bir saçmalık. Zaten sanırım 2006'da tek baskı yapmış, daha da yapmamış.
Ben bu kitabın yaptığına yakın şeyler yapan daha yakın tarihli ve bilimsel şeyler aramayı sürdüreceğim, ama bu kitap da önemsiz değil.