Françoise Collin bu kitap için kaleme aldığı bir ön yazıda, burada Irène Kauer ile görüşmeleri boyunca yapmayı üstlendiği işe geri dönerek şöyle yazıyor: "Ama düşünmek, sorulara yanıt vermek midir? Yoksa, soruların kendilerini hep yeniden formüle etmek, terimlerinin yerini değiştirmek ve onları başka bir şekilde birbirine bağlamak mıdır? Soruyu yanıtlarken, uzun bir yolculuk boyunca formüle ettiğinizi düşündüğünüz, yıllar boyunca sadece kitaplarda ve metinlerde değil çeşitli inisiyatif ve eylemlerde de yazılı olan şey, yeni bir nefesle, başka açılardan, keskin terimlerle nasıl yeniden formüle edilebilir? Uzun bir yazma ve eyleme çabasının ortaya serdiği şey, bir formül halinde ya da birkaç satırda nasıl özetlenebilir? Tüm hayatını, bir şey söyleyebilmek için her şeyi [birden] söylemeyi reddetmekle geçirmişken, 'her şey' üzerine konuşma talebi nasıl karşılanabilir?
O zaman, ilginç olacağı kuşku götürmez bir yol, başlangıçtan bu yana kadınları bir hareket halinde bir araya getirmiş ve çok anlamlılığı sonsal olarak ortaya çıkmış olan bazı kurucu temaların gerçekliğine yeniden birlikte geri dönmektir: Böylece, 'bedenim bana aittir', 'eşit işe eşit ücret', 'özel olan politiktir', 'şayet istersem çocuk yaparım' hermenötik bir çalışmanın konusu haline gelir. Ortak olanın nasıl her zaman 'bir gibi' olduğunu algılarız." (Tanıtım Bülteninden)
Françoise Collin, née le 8 avril 1928 à Braine-le-Comte (Belgique) et morte le 1er septembre 2012, est une romancière, philosophe et féministe belge qui avait choisi de vivre à Paris.
Françoise Collin a débuté en littérature par des poèmes publiés par Jean Cayrol dans le sixième recueil de la revue Écrire, aux éditions du Seuil où elle a publié ensuite deux romans et collaboré entre autres à la première série de la revue Luna-Park.
Après un ouvrage majeur qui fait autorité sur Maurice Blanchot, elle a manifesté une grande curiosité pour de nombreux auteurs femmes écrivains dont Ingeborg Bachmann, Gertrude Stein et Marieluise Fleisser.
Elle a créé en 1973 la première revue féministe de langue française Les Cahiers du Grif qui donne par ailleurs naissance à l'Université des femmes. Elle a dirigé successivement la collection Grif aux éditions de Minuit et la collection Littérales aux éditions Tierce. Elle est l'une des premières à introduire l’œuvre de Hannah Arendt dans le champ philosophique français et dans le champ féministe. Elle contribue à la fondation de la Revue des femmes-philosophes de l'Unesco en 20105.
Bazı bölümlerine katılmamakla birlikte çok önemli sorular soran, reçeteler sunmayıp düşünmeyi kışkırtan bir kitap. Mesela benim için şu soru çok kıymetli: dişil dil ne demektir, bir eseri okuduğunuzda yazarın cinsiyetini bilebilir misiniz? Elbette örüntülerden, ortaklaşılan temaları bahsetmiyor burada. Aynı soruyu şöyle de sorabiliriz. Hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir tablo veya bir besteden sanatçının cinsiyetini çıkarabilir miyiz? Sonuç olarak okumak lazım:)
Feminizm kadınların “erkekleşmesi” midir yoksa hem erkeklerin hem kadınların başkalaşması mıdır?, “Bireysel özgürlüğü bir şekilde ileri sürmek, feminizmin sürdürdüğü politik özgürleşme eylemliliğinin bütünüyle bir karşıtlık oluşturmaz mı?” gibi düşündürücü soruları harika cevapladığı özellikle erkeklerin okumasını istediği kitap... Sanki kitap okuyor değil de sohbet ediyormuşcasına bir hava yaratıyor insanda.