Bitmek üzere olan evliliğinin ve gün geçtikçe zorlaşan iş hayatının sorunlarıyla boğuşan mühendis Tayfun, hiç ummadığı bir anda, genç, güzel ve hayat dolu bir kadınla karşılaşır. Kendisiyle ortak zevkleri kadar pek çok farklı yanı da olan ‘Gamzeda’ yıllardır unutmuş olduğu duygularını ortaya çıkaran sihirli bir dokunuş ve hızla girer yaşamına; ancak her ikisinin de yüzleşmek zorunda kalacağı gerçekler vardır.
Uzay Gökerman, yeni romanında, alışılmadık bir aşk hikâyesi üzerinden kadın-erkek ilişkilerini masaya yatırarak pek çok sorunun yanıtını arıyor. Türkiye’nin politik ve ekonomik olarak değişiminin arka planında, modern yaşamın sorunlarıyla boğuşan ve basit zevkleri olan orta sınıfın bu sürece ayak uydurma mücadelesi aile ilişkilerini nasıl etkiledi? Birlikte yaşadığımız insanları gerçekten tanıyor muyuz ya da değişimlerine ayak uydurabiliyor muyuz? İlişkilerimizde yaşadığımız sorunların temel kaynağı nedir?
Artık normalde aşk ya da ilişkiler üzerine kitap okuyamamak ile birlikte Uzay Gökerman'ın psikolojik ve çift psikolojisine derinlemesine anlatılarını çok beğendim. Uzun olduğunu düşündüm ama kitabın anlatmaya çalıştığı şeyleri düşününce kısa bile geldi. Kurgunun içine yerleştirilmiş gerçek/sportif olaylar, Fenerbahçe'nin yaşadığı, benim de şahit olduğum olaylar yerleştirildiği için içimde bir yerleri daha da acıttı. Özellikle final. Ve ne yazık ki aynı durumu paylaşan bir dostum var ne yazık ki... Bu yüzden, cümlelerle beraber geçmişe bir yolculuk yaptım. Uzay Gökerman'ın "Adalar Ve Kıtalar" kitabı bir iç izdüşümdü, "Gamzeda" ise yazarın dışarı açıldığı gerçek bir roman. Kendisini tanıdığım için bir iki kitap tatmin etmiyor. Böylesi güzel ve dolu bir adamı herkesin daha fazla tanımasını çok istiyorum.
“Denge, tüm doğanın temel yasasıdır. Dengede olmayan hiçbir şey yerinde duramaz, devrilir, yıkılır”
Gamzeda / Uzay Gökerman
Bir mühendis için en önemli konulardan biridir “denge”… Eğer bir sistem düzenliyse ve sizi konforlu, rahat hissettiriyorsa dengededir. Ancak sistemdeki düzensizlik arttıkça, “Entropi” de artar. Entropi insanlığın keşfettiği en büyük kanunlardan biridir. Termodinamiğin bu arsız yasası, hayatınızdaki başrolü ele geçirmişse yıpranma ve yıkım süreci işlemeye başlamıştır.
Yazarımız Uzay Gökerman “mühendisliğinin” yarattığı çok boyutlu düşünme becerisiyle “Entropi”yi bilimin zor anlaşılır sayfaları arasından çıkarıp, sokaklarımıza, insanlarımıza, siyasetimize, sporumuza, sanatımıza, medyamıza ve tüm bunların içindeki ilişkilerimize indirgemeyi başarmıştır. Gamzeda bize hayatımızın en çarpıcı ana fikrini verir: Diş macununu sıktığınızda, tüpüne geri dolduramazsınız.
Akordu bozuk bir enstrümanı, dengesini kaybetmiş bir teraziyi yeniden ayarlayabilirsiniz. Ancak, ilişkiler bir defa bozulduğunda süreci düzeltmek o kadar kolay değildir. İnsan yeniden sevebilir, belki sayabilir de… Ancak Victor Hugo’nun dediği gibi “ikinci defa güvenebilmek” hesap kitap işidir.
Uzay yayınladığı bu üçüncü kitabında, modernite ile şehirli insanın hayatını ele geçiren sistematiği, kuşaklar arası çatışmalar başta olmak üzere kişisel ilişkilerin ve iletişimin kaosa dönüştüğü günümüzü, konuya oldukça farklı açılardan yaklaşarak, cesurca ve insanı derinlemesine etkileyen bir teknikle eleştirmiştir. Adına “ilişkiler” dediğimiz bütünün içinde ne varsa bu eleştiriden payını almıştır.
Hikâyemiz Kadıköy’de “Antika” isimli bir barda ilk karşılaşma anı ile başlıyor. Uzay’ın yarattığı imgelemleri okuduktan sonra Antika Barı, Gamzeda’nın çatı katını sokak sokak gezip arama isteğiniz geliyor. Büyük bir kısmı kurgu olmasına rağmen mekânlara, olaylara, insanlara ve konulara yaklaşımından, yazım dilinden ve dönemin olaylarının anlatılışından sanki gerçekten yaşanmış ya da yaşanıyormuş duygusuna kapılıyorsunuz.
Kahramanlarımızdan Tayfun, yaşadıkları nedeniyle, ilişkilerinin sınırlarında gezinen, başlangıçları ve sonları sorgulayan, hayat tarafından kumpasa düşürüldüğünü düşünen, orta yaşını çoktan geçmiş, hüzünlü bir adam… Ve kitaba adını veren, karşılaştıkları an itibariyle, Tayfun’a hayatın anlamını hatırlatan, içine düştüğü bunalımdan çıkması için yardım ederken yeni açmazların oluşmasına neden olan, genç, güzel, etkileyici kadın Gamze Eda…
Anne, baba, kardeş, eş, çocuk,dost, arkadaş, yönetici, çalışan rolleri arasında toplumsal ve bireysel olarak yaşanan çatışmalar, hesaplaşmalar… Araya serpilmiş tutkulu taraftarlığın etki alanı olan spordan sanata, siyasetten medyaya, kurumsal iş dünyasından sosyal çevreye kadar tüm mecralarda geçen gerçekçi duygular, düşünceler davranışlar incelikle işlenmiş.
Okuyucuyu şaşkınlığa düşürecek etkileyici bir kurgudan daha fazlası “Gamzeda”…