Arka mahallelerde çürüyüp giden hayatlar, satılan bedenler, öldürmek üzere eğitilmiş köpekler, uyuşturucu, anasız babasız büyüyen çocuklar, cinayetler... Canan Akyüz ilk romanı Elemge’de bunları anlatıyor. Birbirine dolanan çile çile hikâye, elemgede eğirilen ipler gibi birbiri etrafında dönüyor. “Son yıllarda okuduklarım arasında beni en çok onun yazdığı hikâyeler heyecanlandırdı. Derinlerden gelen bir çığlık ince bir duyarlıkla hayat buluyor. Edebiyatımızın gelecek vaat eden bir yazar kazandığı inancındayım.” - Mario Levi
“Daha ilk okuyuşumda çarpılmıştım: Bir ilk kitapta çok az rastlayabildiğimiz bir dil (özellikle argo) hâkimiyeti, teknik ustalık, capcanlı (anti)kahramanlar: Canan Akyüz için zarımı atıyorum.” - Selahattin Özpalabıyıklar
Adıyla dikkatimi çeken kitap,okumaya alışık olmadığım bir türde bile heyecanlandırdı beni.Bazen pamuk ipliğine bazen bir o kadar belirgin ve kaçınılmaz iplerle bağlı hayatları aktarıyor yazar.Seçilen dil ve karakter öyküleri de bir o kadar yakalıyor okuru.
Herkese merhaba! Yine çarpıcı bir anlatıma sahip ama bir o kadar da bilinmeyen ve çok da fazla duyulmamış bir kitap ile karşınızdayım. Ara ara yeni yazarların kitaplarını alıp okuyup paylaşmaya çalışıyorum. En son bir miktar hayal kırıklığı yaşayıp buna ara vermiştim. Ancak gerek kendi eserleri gerekse de önerilerine sonuna kadar güvendiğim Mahir Ünsal Eriş'in sayfasında bu kitabı görüp konusunu da okuyunca hemen aldım ve sizlerle de paylaşmak istedim. Arka kapakta Selahattin Özpalabıyıklar'ın bir yorumu var: dil hakimiyeti, teknik ustalık ve capcanlı (anti)kahramanlar üzerine. Sonuna kadar katılıyorum. Bir kitap ancak bu kadar devingen ancak bu kadar gerçek olabilir. Yani şöyle bir gitsek gizli kamera falan yerleştirsek ya da takip etsek ancak bu kadar olur. Arka sokakların ve yine göz önüne serilmeyenlerin ama hep bilinen hikayelerin anlatısı. Bana Mahir Ünsal Eriş'in Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde kitabındaki öykülerden birini hatırlattı aniden. Bir yandan da kapağını görünce yakın zamanda okuduğum Emrah Polat'ın Köpek Adamlar kitabı aklıma geldi (Sadece kapak değil elbette, anlatılan hikayelerin kesişim noktaları da var). Bu tür roman ve öykü kitaplarını ne kadar sevdiğim aklıma geldi. Evet, ezcümle bu kitabı okuyun efenim! Bu güzel yazarlara yol açın, destek olun, onların sizlere aktarmak istediklerini kucaklayın, bağrınıza basın 🌻 İyi okumalar!
Kimden duydum da aldım bu kitabı hatırlamıyorum, ama bir kaç aydır televizyonun altındaki okunmamış kitaplar rafında bekliyordu. Elimi o kitaptan bu kitaba atıp içimin sıkıntısı alacak bir kitap ararken ilk sayfasına baktım, sonra elimden bırakamadım. Başka bir yere bile geçemeden, televizyonun önünde diz çökmüş halde ilk 20 sayfasını hüüüp diye yuttum resmen, sonra dışarı çıkmam gerekti ama aklım hala Elemge’deydi. Kendimizi hep uzak ve çok yabancı gördüğümüz, yanına yaklaşılmaması gereken, korkunç ya da iğrenç insanların yanına götürüp içlerini gösteriyor Canan Akyüz. Aklımızın almayacağı, yüreğimizin kaldırmayacağı olayları kendi doğası içinde verince bir garip olsanız, sanki kendinizi daha yakın hissediyor gibi olsanız da, yine de bunların pür vahşet olduğunu unutturmuyor size. Yani ne kadar içine girerseniz girin vahşet yine vahşet ama biraz daha yakın size artık, görmezden gelemeyeceğiniz, ıyy iğrenç deyip başınızı çeviremeyeceğiniz kadar yakın. Bir de Canan o kadar güzel yazmış ki, cümleler öyle ritminde akıyor ki, bırakamamanız biraz da ondan kitabı. Diğer yazdıklarını okumak için sabırsızlanıyorum.
Hiç duymadigim yazarin ve kitabinin bu kadar etkileyici olmasinin mutlulugunu yasiyorum.#bizimbuyukchallengimiz listesinde 15.madde de boylece tamamlanmis oldu.”hic okumadiginiz yazarin kitabi”. @mahirunsaleris bosuna begenmemis. Karakterler de kurgu da muthis saglam. Kopkoyu bir hikayeden bu kadar keyif alacagimi dusunmezdim. Canan Akyuz’un neden baska kitap yayinlamadigini merak ettim. Bu arada bir kismini da Storytel’den dinledim. Seda Turkmen de cok basarili bir is cikartmis.