Yalnızlığın Başkenti romanında okuduğum Hüseyin Cengiz’in dili gerçekten çok akıcı. Kitaba çok sıkışık bir dönemde başlamış olmama rağmen 2 günde bitirdim. Çok güzeldi. Kitabı okurken zaman zaman hayal kırıklıklarına uğramadım değil. İlk hayal kırıklığım Cemal Süreya’nın yaşadıklarına ve çevresindeki kadınlara yaşattıkları ile ilgiliydi tabi. Burda beni düşündüren şey şu oldu, yazar kitabın başına ‘Romanda, şairin gerçek hayatına sadık kalmaya çalışsam da bazı karakterler ve olaylar kurmacadır. Yazdıklarım, araştırmalarımın duygu dünyama izdüşümleridir.’ diye bir not düşmüş. Açıkçası bu da ikinci üzüntüm oldu kitapla ilgili. Yazarımız keşke daha fazla kaynak kullanarak kitabı oluştursaymış ya da kitabın hangi kısımlarını kendi hayal gücünü kullanarak yazmış kitabın sonunda bunu bizimle paylaşsaymış. Böylece bizde Cemal Süreya’nın hayatıyla ilgili kesin gerçekleri öğrenmiş olabilirdik. Ama tüm bunlara rağmen kitap çok akıcı ve gerçekten çok güzeldi. Böyle kitapları okumak, o güzel şairlerin de insani yanlarını bize gösterdiği için, şairi daha iyi tanıyabilmemiz ve şiirlerini daha iyi anlayabilmemiz için şart. Kalemine sağlık Sevgili Hüseyin Cengiz...