Hande Birsay’ı çok uzun zamandır takip ettiğimden midir, neredeyse bütün postlarını en başından beri okuduğumdan da olabilir, kitap bende çok etki bırakmadı... Gönderilerini ilk okuduğum zamanlar çok gülüyordum, kitap da İnstagram postlarının bir toplaması olmuş... Kendisiyle yeni tanıştıysanız kitap eminim çok hoşunuza gidecektir ama uzun soluklu bir takipçisiyseniz okumasanız da olur...
yazanlardan dolayı korkmalı mı yoksa rahatlamalı mıyım bilmiyorum ama genel itibarıyla eğlenceli bir kitap olmuş. belki de en iyisi rahat olmak, akışına bırakmak olmalı.
Bu kitap radarıma nerden girdi hatırlamıyorum, ‘komikmiş’ diye almıştım, mimik kıpırdamadı. Tekrarlarla dolu, klişeleri yıkayım derken klişelere bulanmış bir kitap. Instagram postu olarak eğlencelidir belki - beni eğlendirmediği gibi maalesef bir şey de katmadı.
Şahane ironik bir dil kullanılmış kitapta. Yeni anne çevre baskılarını öyle ince bir zekayla dillendirmiş ki bir zamanlar aynı baskıları ve güçlükleri yaşasanız da suratınıza oturan kocaman gülümseme ile hatırlıyorsunuz. Bebek bekleyen anneler, lohusalar, yeni anne olmuşlar ve zamanında aynı güçlükleri yaşamışlar için çok okunası...
Benim için yer yer eğlenceli, yer yer sinir bozucu bir kitaptı. Elinize alıp bir seferde okuyabilirsiniz, dili basit, bol resimli/fotoğraflı dolayısı ile çok da metin içermeyen bir hiciv kitabı. Ancak, yazarın instagram hesabını takip ediyorsanız, bu kitaba ihtiyacınız yok, aynı şeyler var. O bakımdan almaya değer mi, bilemedim. Sonuçta bilindik şeyler, ülkemizde ben dahil, hemen her kadının maruz kaldığı toplumsal zulümler hakkında, gülüyoruz ağlanacak halimize tadında bir kitaptı.
Böyle kitaplardan da içim şişti iki yıldır. Ama toplumumuz insanının doğuda ve batıda, eğitimli ve eğitimsiz içinde bir köylü acımasızlığı taşıdığını da bu iki yıllık anneliğimde öğrendim. O Fakir Baykurt romanlarındaki, Necati Cumalı'daki acımasız ağzına geleni söyleyip umru olmayan tipler herkesin içinde malesef... Zamanın yazarları ne güzel durum tespiti yapmış saygı duymamak elde değil. Bu kitaba gelince, sevmedim. Zaten popüler kültür annelik süt vs ne yazsan kabul durumunda illaki satılır. Bunu bilen fark eden de üç beş şeyi biraraya getirip kitap yazıyor. Farklı birşey yok yani. Benzerlerinin bir başkası.
Bir arkadaşım bana "hihieved diye bir hesap var, takip et de gül." demişti. Ben de o zamanki son iletisi olan hamburgerli resmin açıklamasını okumuş ve sinirlenmiştim. İsteyen istediğini yerdi, kime neydi, patates kızartmasına laf edeceklerin alnını karışlardım vs. Sonra yazılanların nükteli bir dilin ürünü anladım ve evet, o zaman çok güldüm.
Kitaba başlarken beklentilerim büyüktü sanırım ama okumaya başlayınca kitabın bu instagram hesabının bu güne kadar okuduğum yazılarından oluştuğunu farkettim. Eğlensem de beni sandığım kadar tatmin etmedi. Kitapta görsellerin bulunması hoşuma gitse de satış stratejisiyle iliştirildiklerini düşünmeden edemedim. Örneğin; kısacık başlıklar için bile köşeye paragraftan alıntıların yapıldığı kutucuklar eklenmiş (bunun resmi adı nedir bilmiyorum). Sanki sayfa doldurmak için yapılmış gibi hissettim. Keza iki paragraftan birini tekrar kutucuk içinde belirtmenin amacını anlayamadım. Bazı sayfalar boş bile olsa bir şekilde ya renkli ya da resimli ama bir sayfa vardı ki sadece bomboştu (sayfa 129). Bu boş sayfalar sayfa sayısını şişirmek yerine bir şekilde değerlendirilebilir ya da sayfa sayısı daha az tutulabilrdi.
Bu teknik eleştirilerimden sonra diyebileceğim; kitap eğlenceli, dili güzel, ayrıca Hande Birsay çok tatlı bir kadın, o yüzden ona bir yıldız fazladan verdim. Ama içeriğinden ziyade getireceği satışa odaklandığı çok aşikâr, bu açıdan sadece okunabilecek ama daha önce takip edenler için yeni bir şey sunmayacak olan bir kitap olmuş.
Yaşasıııın, @hihieved hesabıyla gebeliğimin son zamanlarından bu yana takip ettiğim, lohusalığımın zirvesindeyken bana yalnız olmadığımı ve aslında mükemmel de olamayacağımı hatırlatan canım #HandeBirsay'ın kitabı #EmiyorMu @indigokitap'tan çıktı. 🎉🎉🎉 Sayesinde ben de derin derin "oh bee"ler çekip kendimi eksik hissettiren herkesi #hihieved'liyorum. Bir solukta okudum. Tabii ki de altın saçlı kızım Defne (altın büllüklü yazamadım 🤣) @babyshusher eşliğinde uyurken. Ne yani corul corul emmekten 6 ayda 10 kilo olmuş bebemi öyle avam avam kolumda sallayıp sabahlara kadar pışpış mı yapacaktım? (O kadar sallamıyorum ki belim kolum hiç ağrımıyor, zıpkın gibiyim) Teknolojinin gözünü seveyim. 😉Okurken her satırına "evet, evet, aynısı bende de var" dedim. Birkaç harf hatasını yayınevine ve kendisine göndermiştim. Hemen dönüş yaptılar. Bir de demezler mi "5 tane var, yeni basımlarda düzelteceğiz" 🙊 Şimdi diğerlerini bul bulabilirsen. Ama bana müstehak. Kendileriyle dün geceden beri aşk yaşıyorum. 😊 Böyle tatlı insanlar upuzun yaşasın, bol bol üretmeye devam etsin lütfen 🙏🏻 İllüstrasyonları da 10 numara 5 yıldız olmuş. P.S. Tam mükemmel olacaktım... Defne doğdu. 💙 #kitap #indigokitap #mukemmelannelikbenitegetgecti #neokudum #neokumali #okuyanana #okuyanpenguen #readingpenguin #kitapeniyiarkadastir #readmore #goodreads #instabook #bookstagram #instakitap
#HandeBirsay instagram hesabında paylaştığı, “büyük konuştum başıma geldi...” hikayeleri ile her anne ve anne adayının, yaşadığımız topraklarda hunharca karşılaştığı mahalle baskılarını yazmış.
Benim de defalarca karşılaştığım “Çocuğunuz yok mu” “Neden yok” “Aaa çok geç kalmayın ama yaş geçtikçe ağır gelir” “Sonra istersin de olmaz” “Dünyanın en güzel nimeti yaşa da gör” “Bu zamana kadar niye beklemişim diyeceksin” gibi karı kocanın dışında kimsenin karar veremeyeceği ama bakkalından komşu teyzesine her bir TC vatandaşının kendi üstüne vazife bildiği sorulardan tut, “Nasıl doğdu, Normal değil mi?” “Niye ağlıyor?” “Bu çocuk aç.” "Kucağa alıştırmışsın." "Ben hamileyken 2 kilo almıştım, emzirirken 32 kilo verdim." “Sen daha dur, bunlar iyi günlerin.” Ve "Emiyor mu?" Gibi hemen her yeni annenin duyduğu o meşhur soru ile dalga geçiyor. Tanrım bizi yeni anne dedektörlerinden ve sadece yazılanları okuyup uygulayarak mükemmel bir anne baba olacağını düşünen ebeveynlerden uzak eylesin.
Bu kitabı hamileyken alıp okumaya başlamış sonra “amaan abartmış” diyerek kenara kaldırmıştım. Doğum yapalı 6 ay oldu ve sözgelimi kitabı tam zamanlı bebek bakmama rağmen 2 günde “yuttum”. Evet anlatılanlar yeni değil, ancak hepimizin başından geçenleri ve hissettiklerimizi kara komediye dönüşmüş olarak okumak nasıl desem, yüreğe su serpiyor. Satın alın, ödünç alın bir şekilde kendi halinize gül-ebil-mek için okuyun.
isin dogrusu iki cocuk annesi olarak "tukurduklerimi hic yalamadim". ne salladim ne de digerleri.. fistik gibi buyuttum. yani var boyle anneler. ancak. bir sekilde yazimi hosuma gidiyor Hande hanimin. "digerleri"nden bahsedisi. kinayesi. cok sevdim kitabi.
Hande birsay'in dilin yaratıcı ve akıcı buluyorum, instagram'daki paylasimlarini takip ediyorum ve fakat bu kitap o paylaşımlarda farklı bir şey sunmamis.. nedense ben başka bir şey beklemisim.. hiç okumamış, karşılaşmamış olanlar için güzel olabilir.. yeni anne/ baba olanlar da sevebilir..
İlk sayfaları eğlenceliydi ama devamında hiç keyif alamadım. Sürekli bir tekrar durumu vardı. Kendi yaşadıklarını daha samimi bir dille anlatabilirdi. Yazılışı çok farklıydı kinayeli mi demeliyim, değişikti ve hoş değildi. Sevmedim.
Çok tekrar. Bölümlerin konusu arasında net bir içerik ayrımı yok. Sanki hep aynı şeyleri okuyorum hissi yaratıyor bir süre sonra. Konu çok eğlenceli olmasına rağmen harcanmış...