Jump to ratings and reviews
Rate this book

Hayat Romanlardan Daha Tuhaf #1

Ardıç Ağacının Altında

Rate this book
Varsıl bir hayat sürdüren, orta yaşlarında, kadın delisi Erkan bir kaza haberiyle sarsılır. Aynı araç içinde ölen karısı ve en yakın arkadaşının haberidir gelen. Tanıştıkları günden beri geçinemeyen bu iki kişinin hayatı nasıl olur da aynı arabanın içinde son bulur?

Bu sorunun ardındaki sırlar Erkan’ı giderek koyu bir bunalıma iter ve Karadeniz’in bir kasabasındaki, dedesinden miras kalan fındık ağacı bahçesine kapanmasına neden olur. Bahçenin en kadim varlığı bir ardıç ağacıdır. Erkan günlerce ona içini döker.

Okur, ardıç ağacının gövdesine yaslanarak, Erkan’ın birbirinden farklı karakterlerle örülü gizemli geçmişini dinlerken, o çarpıcı gerçeğe yaklaşmaktadır: Hayat romanlardan daha tuhaftır...

276 pages, Paperback

First published October 1, 2017

7 people are currently reading
62 people want to read

About the author

Selçuk Altun

18 books69 followers
Selçuk Altun (born 1950) is a Turkish writer, publisher and retired banking executive.

Born in Artvin, Turkey in 1950, he graduated from the Management Department of Boğaziçi University. He began work in the finance sector in 1974 and was chairman of Yapi Kredi Bank and executive board director of the YKY (Yapı Kredi Publications), where he amassed a personal library of 9,000 volumes and published works by Louise Glück and John Ashbery, before he retired in 2004 to pursue his full timewriting career.

“My goal was to write a book by the age of 50,” he says. “Before that, I knew I needed to read, so I read some 4,000 books before I sat down to write. That, more than anything, gave me the confidence I needed.” His first novel Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir (Loneliness Comes from the Road You Go Down) was published in 2001 and has been subsequently followed by four further novels, a book of essays and a regular monthly column titled Kitap İçin (For the Love of Books) in the Cumhuriyet.

“I regard myself as a ‘person who writes’ rather than a ‘writer,’”, “I do not make a living on what I receive from my books. I transfer all royalties from my books to a scholarship fund I've founded at the university I graduated from. It provides scholarships to successful university students who study literature.” “In any case, whenever I want to write, I feel the urge to read first.”

“I believe that in both Turkish and world literature, bibliophilic protagonists and narrators in particular do not appear as much as they should,” states the self confessed bibliophile, who maintains he reads far more than he writes, “Besides, these characters do not like showing up in trashy novels that sweep the book market. Yet I believe the elite group called ‘literary readers’ do embrace them.” “In my novels, the setting is as important as the central characters. For this reason, I go on special voyages. These voyages nurture me; each time, I set on the road wondering how that particular voyage will nurture me.”

In order to bring his books to an international audience, the author himself paid for the English translation of his fourth novel Songs My Mother Never Taught Me. This translation, by Ruth Christie and Selçuk Berilgen, was published by Telegram Books in 2008 and sold 3,000 copies in the UK, but while the English publisher opted to follow it with Many and Many a Year Ago in 2009 and various German, Swiss, Spanish and Portuguese houses have expressed an interested in buying rights, “the global economic crisis seems to have stopped the process,” and, “Three foreign publishing houses acquired the rights to publish Songs My Mother Never Taught Me, but that was it!”

“There are many reasons for the limited number of Turkish authors and poets translated into English,” Altun stated in an interview with The Guardian, “Sadly Nobel prize-winner Orhan Pamuk's success hasn't yet increased Anglo-American interest in Turkish authors and poets,” before going on to list works by Feyyaz Kayacan Fergar, Oktay Rifat, Yaşar Kemal, Sait Faik, Bilge Karasu, Ahmet Hamdi Tanpınar, Nazım Hikmet as well as Pamuk among his top 10 Turkish books.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
22 (18%)
4 stars
37 (31%)
3 stars
38 (32%)
2 stars
17 (14%)
1 star
4 (3%)
Displaying 1 - 17 of 17 reviews
Profile Image for Hakan.
836 reviews636 followers
December 1, 2017
Selçuk Altun’un kibirli, elitist, bildiğini göze sokan ve didaktik bir üslupta yazdığı romanlarında, benzer temaları işleyerek kendini tekrar ettiği, öyle ciddiye alınacak bir edebiyatçı olmadığı bir gerçek. Bu son romanında da farklı bir özellik yok. Hatta bazı bölümlerde doğrudan ansiklopedik bilgiler vermekten çekinmemiş.

Bununla birlikte, Selçuk Altun’u okumanın ayrı bir keyfi de var. Bir oksimoronla tabir etmek gerekirse itici bir çekiciliği olduğunu söyleyebilirim. Roman kahramanlarının genellikle para içinde yüzen, dünyayı dolaşan, zamparalık yapan sanat/edebiyat hayranı erkeklerden oluşması, gıpta unsuru olarak, kitaplarında sevdiği ve genelde çok tanınmayan yazar ve sanatçılar hakkında bilgi vermesi de, bilgilenmek unsuru olarak okunurluğunu sağlayabiliyor.

Dolayısıyla Selçuk Altun’un hem romanlarının, hem de okuma notlarının (Kitap İçin başlığı altında topluca yayınlanıyor), farklı yazar ve sanatçılar keşfetmek açısından yararlı olduğunu, bu bakımdan ilginç bir işlev gördüğünü söyleyebiliriz. Tabii o her daim tepeden bakan yaklaşımını kaldırabilirseniz.
Profile Image for Leylak Dalı.
637 reviews155 followers
November 6, 2017
Tüm kitaplarını okuduğum Selçuk Altun bu kitapta da beklediğim temalarını kullanmıştı. Zenginlik, estet olmak, dedenin himayesinde büyümek, sonradan ortaya çıkan bir kız çocuğu, üç aşağı-beş yukarı tahmin ettiğim bir konu ama yine de okutuyor işte. İçinden kibirle birlikte kitaplar, ressamlar, tablolar, heykeltraşlar, heykeller, arkeolojik eserler fışkıran ve bitirdiğinizde hakkını vererek okuduysanız dünya sanat tarihi hakkında epeyce bilgi edinebileceğiniz bir kitap. İlk kez okuyanlar için ilginç, tiryakileri için tanıdık...
Profile Image for ibrahim.
81 reviews4 followers
Read
October 4, 2025
Bitirmeye çalışmaktan vazgeçtim.
Profile Image for Tuna Turan.
409 reviews59 followers
September 28, 2020
Hayat biriktirdiklerimizden ibaretse, koleksiyonumdaki son eksik parçayı da tamamlamıştım diyor yazar romanını bitirirken. Aynı araç içerisinde ölen karısı ve en yakın arkadaşının haberiyle başlayan roman inanılmaz bir kurgu ile devam ediyor. Yalın ve akıcı dil ile sayfalar arasında kayboluyorsunuz. Tam durup dinlenebiliriz diye düşünürken sizi tekrardan alıp göklere çıkaran bir kitap. Ya biz az önce neredeydik de şimdi nereye geldik diye düşünürken bir önceki sayfayı bir daha okutuyor.

Selçuk Altun'da zaten 'olgunluk dönemi yapıtım' diye nitelendirmiş kitabını. Kitabın kahramanı Erkan Sipahi adında bir estet. Onun gözünden kentleri, sanat eserlerini, romanları, gerçek karakterleri de işin içine katarak Erkan'ın iç hesaplaşmasıyla bizi baş başa bırakıyor.
Profile Image for Özge Beydağ Yılmaz.
241 reviews23 followers
February 12, 2019
Selçuk Altun'un okuduğum ilk kitabıydı, değişik bir anlatım tarzı var, bazen ilginç bilgiler öğreniyorsunuz, ama bazı yerlerde ansiklopedik bilgiler sıkıcı bir hal alıyor. Son 2-3 bölümü daha bir severek okudum.
Profile Image for MURAT BAYRAKTAR.
397 reviews13 followers
June 19, 2022
Okuduğum bir çok kitapta en sık, karakterlerin sığlığını ve derinliklerinin olmamasını eleştiririm ama bu romanda bundan bahsetmek mümkün değil. Çünkü her bir karakteri çok ciddi ve detaylı ele alıyor Selçuk Altun. Hatta yer yer detaylara o kadar çok boğuluyoruz ki bu kitabın bütünlüğünü zaman zaman dağıtıyor.
Karakterleri kendi ağzından tek tek anlatan çok başarılı bir kurgusu olan, hikayeyi önce çok iyi dağıtıp en son da çok iyi toparlayan bir roman yazmış Selçuk Altun. Verdiği mesajları da yavaşça tane tane anlatarak vermiş bize. Selçuk Altun'un kitaplarını okuduğunuzda size çok şey kattığını farkediyorsunuz, sadece edebiyat değil aynı zamanda sanatın bir çok kolunu da ele alan ve bunu da Zülfi Livaneli gibi göze sokarak yapmayan bir yazar. Bu yüzden çok kıymetli, yurtdışında daha çok tanınan ve sevilen bir yazar.

Kusuru yok mu? Tabiki var; kitaptaki bana göre en yanlış mesaj paranın her şeyi çözmesi. Başrol karakteri tüm sorunlarını ve günahlarını parası ile sorunsuz ve mutlu bir şekilde çözdü ve kendisi ile hesaplaştı. Tüm olaylar onun istediği şekilde gelişti ve sonlandı ki bu da hayatın gerçekliğinden son derece kopuk şekilde gerçekleşti. Olayları ve karakterleri anlatırken bazı detaylar ile midemizi bulandırmadı da değil hani.. Bazı tercihleri ile de bizi adeta bir Netflix yapımı izliyormuş hissi de verdi ama basım yılı 2017 olduğundan vizyon sahibi olduğu da ortada yazarın.

'' Estetlik beğenmeyerek başlar.''


'' İlk günahı ağzını açtığın anda işlersin! Dinleyici kaldığın süre boyunca masumsun.. ''

Dolayısıyla okunması gerekli bir roman olarak görüyorum Ardıç Ağacının Altında'yı. Ayrıca yazarın kitabı bitiriş cümlesini de yine çok beğendim.

'' Hayat biriktirdiklerimizden ibaretse, koleksiyonumdaki son eksik parçayı da tamamlamıştım. ''
Profile Image for Burak Uzun.
195 reviews70 followers
November 21, 2017
Son iki romancık'ıyla beni hayal kırıklığına uğratan, en azından beklediğimi bulamadığım Selçuk Altun'dan tıpkı ilk eserlerindeki gibi dolu dolu bir roman.

Bilen bilir, Altun'un her romanında ana karakter varsıl, estet ve bibliyofildir. Romanlarında ikircikli bir hikâyenin etrafında kitaplar, tablolar, müzikler eşliğinde ilerlersiniz. Ve üslubu standarttır, şahsına münhasır bir biyografi okuyormuşsunuz hissi uyandırır. Bana kendisinin yazdığı bir paragrafı ona ait olduğunu söylemeden okutsanız, düşünmeden bunu Selçuk Altun yazmış derim size.

Ardıç Ağacının Altında'da karakterimizin bibliyofilliği geri plana çekilip estetliği, koleksiyonerliği öne çıkarılmış. Giresun dolaylarında başlayıp yurt dışından bir kaç şehirde tur atıyorsunuz. Arada bir ailenin içindeki her bir bireyin kendine ait gizemli yaşamı deşifre oluyor. Ve tabii tablolar, yazarlar, şairler havada uçuşuyor. Kısaca güzel bir Selçuk Altun romanı.
Profile Image for Sirunmanug.
163 reviews8 followers
January 13, 2018
Egoist bir kadın düşkününün yaptığı kötülüklerin de diyetini ödeyerek iyi bir insan olma hikayesi. Sanat ve sanat tarihi açısından verilen bilgiler ve Hikmet Birand’ın Alıç Ağacı ile Sohbetler’e zarif selamı da anlayanına gülümseten bir detay.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Ferda Nihat Koksoy.
522 reviews30 followers
December 25, 2017
Ağzının ne kadar güzel olduğunu bilseydin
Görmeyeyim diye gözlerimi öperdin
-Yannis Ritsos

-Yoldaki taşıt ile kaldırımdaki insan yoğunluğunu düşününce Londra, İstanbul'dan sonra bir kaplıca kasabası kadar masumdu.

-...dedem bana kelimeye saygıyı, İngilizce öğretmenim ise her dilin bir çiçek bahçesi olduğunu öğretti.
...(gravürler) hayattaki her karenin bir sanatsal nüansı olabileceğini öğretti, ...

-Sıcak denizlerden hoşlanmam, bana halk hamamını hatırlatırlar, plajları bir akvaryum kadar itici ve panayır kadar gürültülü olur.-Hayat bir filmdir, her karenin ya tadını çıkar veya ondan ders çıkar.

-(Hocam bana)..."University" ve "universal" sözcüklerinin akrabalığını anımsatmış, "Hocalar burada sana asgari bilgiyi verir, gerisi sana kalmıştır; alacağın seçmeli dersler, gözlemlerin ve okuyacağın kitaplarla sen, senin en değerli hocan olacaksın" demişti.

-"Tanrı memeyi yaratmasaydı, ben ressam olamazdım." -Renoir

-"Ölüm, sefalet ve belirsizliğe çözüm bulamayan insanoğlu, mutluluğu uğruna onu düşünmemeyi yeğler." -B.Pascal

-Özgürlük Heykeli'nin gölgesindeki ülke, gezegenin bir numaralı polis devletiydi.

-...hayat, kurmaca ile belgesel karışımı bir
u-z-u-n dizi filmdi.

- "Gerçek yaşam umurumda bile değil; onu izler, kendi hayal dünyamda yaşarım." -F.Fellini

Birkaç saniye yakar yok eder bizi
İki surat kalır, iki maske
Ki üstüne gülücükler kazınmış
-Eugenio Montale

-Ancak bir yara kendi sesiyle konuşur.

-Cennete giderim ama cehennemimi de yanımda götürürüm. -A.Porchia

-İlk günahını ağzını açtığın an işlersin. Dinleyici kaldığın sürece masumsun. E.Canetti

-Uluorta çevreye çöp atanlar, teyzeme göre (P)istanbulluydu.

-Parlamento ve kamu hizmetlerindeki aksaklıklar düşünüldüğünde, İtalyanlar için sanat ve zanaat dışında her şey züldü.

-Günahı terk etmek, tövbe etmekten daha kolay bir ameldir. -Hz.Ali

-İzmirli her fırsatta eğlenmeye gider ve orkestra sazlarını akort ederken kalkıp oynamaya başlar.
Profile Image for Engin.
92 reviews4 followers
February 3, 2025
İlk bölümü / ilk karakter bakış açısı çok elitist bir dil kullanımı nedeniyle benim için çok sıkıcıydı. Ben sanat tarihi dersi almayı değil, hikaye okumayı istiyordum. Yazarın okuduğum bir diğer kitabında da benzer bir hisse kapılmıştım.
Her bölüm kitabın ana kişisi ile ilgili diğer kişilerin bakış açılarından da olaya yaklaşımı yansıtıyor ve bu katmanlar açıldıkça hikaye daha ilginç ve empati kurulabilir duruma geliyor. Bu noktada edebi olarak gerçekten güçleniyor kitap. Katmanlar arasında kurulan doğal bağ ve bu bağların örüntüsünde gizem hissi, bir sonraki sayfayı / bölümü okumak için bir sabırsızlık hissini getiriyor.
Son bölüm... yani bir kitap niye böyle gereksiz ve anlamsız duygu sömürüsüne, Yeşilçam filmi senaryosuna döndürülmüş, anlayamadım. Edebi falan filan diyerek katlanabildiğim, katmanların açılımıyla beğenmeye başladığım yapı tamamen çöktü.
Bir belki iki kitaplık daha şans vereceğim yazara.
Profile Image for Balkan Şencan.
188 reviews21 followers
December 4, 2021
Bugüne kadar yazarın bir çok kitabını okumuş birisi olarak bu eserin, çıtanın altında kalanlardan olduğunu söyleyerek başlamak isterim söze. Selçuk Altun'un en çok istediği şey, eserlerinin, nitelikli eleştirmenler tarafından değerlendirilmesidir. Bir çok kitabında bu şikayeti ile karşılaşırız. Bizim öyle bir iddiamız yok ancak kendisini ve eserlerini seven birisi olarak bir kaç söz etmemiz uygun olur diye düşünüyorum.

İncelediğimiz bu kitap hakkında fikir beyan etmek bir yandan zor bir yandan kolay. Zor çünkü gerek yerli gerek yabancı edebiyatta karşılığı nispeten zor bulunan kurgusal bir eser ile karşı karşıyayız. Kurgu ürünü olduğunu bildiğimiz eser bir yandan oto biyografik öğelerle süslü diğer yandan kahramanın ağzından birçok gerçek karakter bir dünyada yapıp ettikleri ile karşımıza çıkıyor; ancak bununla sınırlı kalmıyor bu karakterler ve romanın baş kahramanı Erkan'ı etkiliyor ve her birinin hayatlarına dair çok geniş bilgi ediniyoruz. Kitap bu yönüyle, son derece mekanik ve didaktik; yazarın, Cumhuriyet Kitap'ta yıllardır düzenli olarak yazdıklarını derlediği Kitap İçin serisine benziyor ve yazarın derin bilgi birikimini ortaya koyuyor. Bununla birlikte, maalesef, kimi noktalarda, yazarı, bilinen tuzağa düşmekten alıkoyamıyor; yani, malumatfuruş olmak, bir süre sonra, okuyucunun dikkatini dağıtıyor, bu kadar çok detay ana yapıya katkıda bulunmaktan ziyade eseri dağınık hale getiriyor. Kolay çünkü, kitabın temel meselesi olan baba - oğul hesaplaşması bir yerden sonra tavsıyor ve okuyucu olarak bizler, Erkan Sipahi'nin ağzından, Selçuk Altun'un ne kadar mükemmel bir insan olduğunu dinlemeye başlıyoruz.

Kitabın temel meselesi ile başlayalım; Erkan Sipahi'nin babası işe yaramaz bir adamdır; sahtekardır, çapkındır ve annesinin ölümüne neden olmuştur. Erkan'ı dedesi, kendi değerleri ile büyütmüş ancak babasının zengin ve eğitimli bir kopyası olmasına engel olamamıştır. Aynı şekilde, Erkan'ın oğlu Taner de kendi babasından nefret ederek büyür ve onun küçük bir kopyası olur. Ancak hikayenin gelişiminde bir fark ile karşılaşırız; Taner, babasının kendisine verdiği değer ve önemin farkına varır ve babası ile arasındaki sorunu çözmeyi başarır. Kitabın ilk artısını buradan veriyoruz; tema güzel; işlenmesi ise eh idare eder.

Kitabın ikinci meselesi ile devam edelim; o da yaşamının artık ikinci yarısını yaşayan kahramanımız kimliğinde insanın kendisi ile hesaplaşması teması. Bunun için Erkan Sipahi'nin kendisini sorgulamasına neden olacak bir olay olması gerekir; karısının, en yakın arkadaşı ile birlikte ölmesi işte rutini bozan bu olaydır. Bu noktada, bence, bir ağaç bulup onunla konuşma fikri biraz havada kalıyor; ağaç dediğin sonuçta pasif bir obje; yıllarca konuşsan, bir kelime geri bildirim alamazsın. (Bu noktada Ardıç Ağacı'nın, ancak Ardıç Kuşu'nun yardımı ile döllenmesi üzerinden bir ters köşe beklemedim de değil hani; Erkan'ın oğlu Taner'in başkasından olması üzerinden farklı açılımlara gidilebilirdi.) Burada sıkıntılı başka bir mesele var, o da şu: Erkan Sipahi, geçmişi ile yüzleştikten sonra meydana getirdiği hataları, genellikle maddi gücünü kullanarak düzeltiyor ve rahata eriyor. Ancak gerçek dünyada işler genellikle böyle yürümez; al sana para, yirmi yıl önce yaptıklarımı unut denmez; samimiyetle özür dilenir, pişmanlık belirtilir ancak ondan sonra bir af gerçekleşecekse ona bakılır; kitabın bize önerisi, paranla eski hataları kapatabilirsin mesajı ki ne kadar yanlış olduğunu söylemeye lüzum yok. Bir başka ifade ile insanın geçmişi ile hesaplaşması temasının doğru işlenmediğini düşünüyorum.

Gelelim kitabın kurgusuna; kitapta hikaye, ana karakter ile birlikte toplam dört karakter ağzından anlatılıyor; hadi Erkan ile oğlu Taner tamam diyelim ama ondan sonrasında hikaye iyice tavsamaya başlıyor; ilk iki bölümdeki didaktik ve bilgi dolu anlatımın yerini Zihni'nin hikayesi ile birlikte Kürt sorunun alması ile birlikte anlatının bütünlüğü kopuyor; kitabın başı ile sonu birbirinden ayrılıyor. Diğer yandan kitabın tüm esrarını çözecek Sadi Urgancı'nın hikayeye yarıdan sonra katılması ve Zihni tarafından neden yokken öldürülmesi, Zihni'nin iki kişiyi öldürüp bu işten son derece rahat bir şekilde sıyrılması ve okuyucuya doğru yaptı mesajı verilmesi kitabı çıtanın altına düşüren noktalar arasına giriyor. Selçuk Altun da bu noktada kitaptan sıkılmış olmalı ki, örneğin, kitabın başında hakimlikten atılan Erkan'ın babası, 213. sayfada avukatlıktan atılmış birisi olarak karşımıza çıkıyor. Bu hata yazarın sıkılganlığına geldi belli ama editörün gözünden nasıl kaçtı?

Şu hususa da vurgu yapmak lazım; kitabın ana karakterlerinin tümünün eşcinsel olması nasıl açıklanabilir? Erkan'ın en yakın arkadaşı, karısı, karısının kız kardeşi ve baba bir üvey kardeşi eşcinsel ve bu kimlikleri üzerinden hikaye gelişiyor. Fazlası ile yapay bir olay örgüsü olmamış mı?

Sonuç olarak, benim nazarımda, güzel başlayan eser, kötü bir şekilde ilerleyip daha kötü bir şekilde sona ererek 5 üzerinden 2 ile sahneyi terk ediyor; umalım ki bir sonraki kitap daha derli toplu olsun.
Profile Image for Neslihan Can.
30 reviews
February 28, 2019
Selçuk Altun’un okuduğum ilk romanıydı, genel hatları ile beğendiğimi söyleyebilirim. Sevdiğim romancıların, şairlerin, ressamların ve müzisyenlerin eşliğinde okumak ve yenilerini keşfetmek bana zevkli geldi. Olay örgüsü basit ama olayı işlerken yapılan detaylandırmalar abartılı gelmedi. İşi sanat olanlar için biraz basit kalıcak bir kitap olabilir ama benim gibi hobisi sanat olanlar için faydalı ve öğretici olarak değerlendirebileceğim bir kitap.
239 reviews1 follower
February 27, 2021
Altun’un en iyisi diyebilir miyim? Belki... Ama ilk kez bir iyilik ve değişim hikayesi anlattığı açık. Tüm zaaflarıyla, kusurlarıyla ve faziletleriyle Erkan Sipahi karşınızda. Erkan Sipahi ve iyi bir insan olmaya çalışması da diyebilir miyiz sonlara doğru? Belki. Filmi çekilse Haluk Bilginer mi oynardı? Muhtemelen.
13 reviews
December 14, 2017
Hayatın bazen tek amacı ,bütün yaşadıklarımız ,küçük tanımadığımız bir çocuğun hayatını kurtarabilmek içindir.Müthiş..,Harika..
Profile Image for Mehmet.
71 reviews13 followers
July 25, 2018
Selçuk Altun hayranıyım ve büyük bir hevesle aldım kitabı ama ben bile okurken sıkıldım. Kötü değil ama bence "Ardıç Ağacının Altında" yazarın en arabesk romanı.
Profile Image for HNDBK.
10 reviews
May 9, 2021
Selçuk Altun maalesef iyi bir roman yazarı değil. Bu kitabında da beni her paragrafa “koymak zorunda hissettiği” gereksiz bilgilerle boğmuştur.
80 reviews2 followers
March 31, 2020
Çok zayıf edebiyat. Roman taslağı gibi bir şey..

Külliyatından nihayetinde anladığımız şu: Selçuk Bey böyle nefret edilesi, görürseniz kaçmanız gereken bir adam. Hoşnut herhalde bu halinden. Ya da değil, o yüzden yazıyor.
Displaying 1 - 17 of 17 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.