Dünyayı karış karış gezmeye başlayıp, kısa sürede Rotasız Seyyah adıyla internette fenomen haline gelen, fotoğraf projeleriyle gerek yurt içinde, gerekse BBC, The Telegraph ve Der Spiegel gibi gazete ve dergilerde adından söz ettiren Mehmet Genç, büyük beğeni toplayan ilk kitabının ardından yeni maceralarıyla bir kez daha okurların karşısına çıkıyor. Sizler de bu kitabı okurken Tacikistan'ın Pamir Dağları'nda yaşayan Pamir Kırgızı Türklerinin çadırlarına misafir olup, Kırgızistan'daki 7134 metre rakımlı Lenin Zirvesi'ne tırmanacak; Afganistan'daki bir Taliban karargâhına girip, belki en az Mehmet kadar korkup heyecanlanacaksınız. İran polisleri tarafından ajan olduğu düşünülerek sorguya çekildiğinde şaşkınlığınızı gizleyemeyecek, çadırlarda yaşayan Kaşkay Türkleriyle yaptığı Türkçe sohbetlere dâhil olduğunuzda ise yüzünüzün güldüğünü fark edeceksiniz. Ve öyle umuyoruz ki Mehmet'le beraber siz de gezecek, bolca görecek ve çok şey öğreneceksiniz...
İran, Afganistan gibi gitmeye cesaret edemeyeceğim ülkelerin kültürleri hakkında çok şey öğrendim. Taliban ile dahi tanışıp bilgilerini kitabında anlatmış. İki kitabını da okuduktan sonra Mehmet Genç hakkında şunu söyleyebilirim: Ne kadar tehlikeli olsa da kafasındakileri başarmak için peşinden koşup duruyor ve sonunda başarıyor da. Sıradan bir gezgin kesinlikle hiç değil, Güney Amerika olsun Orta Doğu olsun yerlilerin zorlu hayatlarına dokunup yardımlarını esirgememiş ve artık kendisinin de dediği gibi insan sarrafı olmuş. Kitapta en beğendiğim ve içime oturan alıntı : "Afganistan tüm gezilerim içinde en büyük yaradır."
Mehmet Genç gerçekten herkesin gitmek istemeyeceği, istese bile cesaret edemeyeceği ancak herkesin hakkında bilgi sahibi olmak isteyebileceği ilginç yerlere gidiyor bu kitabında. Bu yönüyle okumaktan keyif aldım. Zaten bir kadın olarak gidilmesinin ve aynı şekilde gezilmesinin çok zor olduğu Afganistan, İran gibi ülkelerin turistik olmayan şehirleri ve köyleri hakkında okumak keyif verici ve heyecanlandırıcıydı. Fotoğrafçılığı da fena sayılmaz, kendisini geliştirmeye çalıştığını ifade ediyor ve çabalıyor. Çoğu fotoğraf çok etkileyiciydi. Ancak ne yazık ki yazı dilini çok yetersiz buldum. Yazım yanlışları olduğunu da üzülerek belirtiyorum. Özellikle son “Lenin zirvesi” tırmanışı bölümünde çok amatör ve özensiz yazılar bizi karşılıyor. Rehber kendisinin diğer gruba geçmesini rica ettiği andan itibaren önümüzdeki diğer paragraflarda “aslında temposunun gayet yeterli olduğunu, çok enerjik olduğunu, hiç de yavaş olmadığını” kanıtlama çabasını okuyoruz. Hele bir rehberin diğer kadın dağcıyı “ondan hoşlandığı bariz olduğu için kayırdığını” söylemesi çok yakışıksızdı. Afganistan bölümünde de sözlüsünü dövdüğünü söyleyen ve evinde kaldığı insanın “dünya iyisi” olduğunu söylemesi, şaşkınlıkla birlikte bünyemde hayal kırıklığı yaşattı.
Bir erkek gezginin, erkeklerin dünyasında, erkekçe bakış açısıyla tehlikeli yerleri gezdiği notları okuduğumu hissettim. Kendisinin en nihayetinde bir yazar değil bir gezgin olduğunun farkında olmakla birlikte, editörün rolünün çok hafif kaldığını düşünüyorum.
Rotasız Seyyah, Mehmet Genç, 1000 gün boyunca ülkesine dönmeden gezerken yaşadıklarını Yol Hikayeleri adını verdiği serinin 2. kitabında da bizimle paylaşmaya devam ediyor. Bu sefer çok çok daha kaliteli bir içerik ve basımla bizi anlattığı hikayelerin sonundaki QR kodlar olmasa da hikayenin bir parçası yapmayı, hikayelerini okurken bizlerinde onunla beraber yaşıyor hissini vermeyi başarıyor.
Hikayelerinin içeriği, anlatımı ve kurgusu ilk kitaba göre çok çok daha başarılı. Özellikle İran hikayelerinin yıllardır yapmak istediğim ama bir türlü sırası gelmeyen İran seyahatim için bana ilham kaynağı olacağı kesin. İran’dan sonra Afganistan ve Tacikistan’dan da ilginç insan öyküleri arka arkaya sıralanıyor. Kırgızistan’da ise Mehmet’in 2. zirve yolculuğunda ona eşlik ediyoruz.
İran #🇮🇷, Afganistan #🇦🇫, Tacikistan #🇹🇯 ve Kırgızistan’dan #🇰🇬 hikayelerin bulunduğu serinin ikinci kitabını da şiddetle okumanızı tavsiye ederim #👍🏻 #👌🏻 #📚#🤓 #rotasızSeyyah
This entire review has been hidden because of spoilers.
ilk kitaba göre daha az hikayeye yer verilmiş olması ve de dilin biraz daha sanki günlük yazıyormuş gibi olması ,biraz hayal kırıklığı oluştursa da üzerimde çok ciddi bişey değil kitabı sevdim ama ilk kitabı ikinciye okuyacağımı bildiğim gibi bu kitabı ikinci kez okumayacağımı biliyorum benim için bir kitabı ikinci kere okur muyum sorusu önemli. ve de kitap çok ağır bu da önemli yalnızca oturduğunuz yerde okuyabiliyorsunuz hikaye çok heyecanlı yanıma alayım durakta beklerken okurum diyemiyorsunuz. ellerine sağlık ama gerçekten büyük emek olduğu belli
İran kısmını okurken en fazla 3 yıldız verebileceğimi düşünürken. Afganistan kısmı için bile 5 yıldızı hakkeden bir kitap olduğunu düşünüyorum. Afganistan kısmını okurken bazen üzüldüm bazen de kızdım ama oralara cesaret edip gidip bize bunları aktardığı için tebrik ve teşekkür ediyorum. İlk kitaba göre hikayeler daha dolu ve detaylıydı. Keşke ilk kitabında olduğu gibi bazı cümleleri sürekli tekrar etmeseydi.
Bu kitabi görenler kitabin yazilma amacinin nerelere gidilir ne yenilir, icilir vs gibi bir sey saniyor ama o şekilde bir kitap degil. Sadece Rotasiz Seyyah'in gezdiği yerlerde başından gecenleri anlattığı ve guzel hikayeleri barindirdigi bir gezi kitabi. Yazar ilk kitabindan anlattığı Amerika kitasindan cikip Bati Asya ülkerine gezmeye gelmiş: Iran, Afganistan, Tacikistan ve Kırgızistan. Kitabin içinde bu sefer bi önceki kitaptan farkli olarak fotograflari hikayelerin içine eklemiş.
Bu kitabını da birinci kitabı gibi çok severek okudum.oturduğum yerden birçok ülke gezdim desem yeridir😊 eksik olarak söyleyebileceğim tek şey, Kırgızistan hakkinda daha çok bilgi almak isterdim.Yazar sadece Lenin zirvesine çıkış macerasını anlatmış olsa da, ömrümde belki de hiç denemeyeceğim dağcılığı, yaşadıklarını çok güzel anlatmış. Bir sonraki kitabını, gezip gördüğü yerdeki deneyimlerini merakla bekliyorum
Ilk kitap daha eğlendirici idi. Internetten fotolara bakmak bana daha keyifli geldi açıkçası. Bu kitap biraz daha acıklı bir gezi anısı olmuş. Başlarda sürekli tasvir betimleme olmadan duz anlatımı sıkmıştı ama özellikle iran sonrasi gezi kısmı beni cok heyecanlandırdı. Dağ tırmanışı ise yazar için cidden güzel bir tecrübe iken benim için cok güzel bir bilgi oldu.