Come sono state rappresentate le ombre nell'arte occidentale? Come le hanno dipinte, o ignorate, gli artisti dal Rinascimento al Seicento? E quali nuove funzioni hanno svolto nel Romanticismo, per gli Impressionisti o i Surrealisti?
Non gli oggetti che sono nei quadri, ma la loro ombra fa da filo conduttore al volume. Ernst Gombrich ci parla della presenza di qualcosa di incorporeo, che diventa reale solo perché può essere guardato, e quindi rappresentato figurativamente. E nel contempo ci mostra l'importanza di qualcosa che, nell'alternanza di zone chiare e scure, disegna gli oggetti, consentendoci di identificarne la forma. Il celebre storico dell'arte ne mostra la presenza a partire dalla lucidità «scientifica» di Masaccio, per toccare le sottigliezze di Leonardo, fino a collegare le teatrali drammatizzazioni di Rembrandt o Caravaggio alle elaborazioni che appartengono più direttamente alla nostra esperienza, per esempio nei montaggi suggestivi di De Chirico o nelle ricerche di un fotografo del calibro di Cartier-Bresson, attraversando momenti significativi, come quelli suggeriti da Tiepolo, Guardi, Turner. Questa nuova edizione del saggio è arricchita con numerose illustrazioni a colori e un'introduzione di Nicholas Penny.
Sir Ernst Hans Josef Gombrich, OM, CBE (30 March 1909 – 3 November 2001) was an Austrian-born art historian, who spent most of his working life in the United Kingdom.
‘...parlak bir ışık belirdi,fakat hiç kimsenin gölgesi yoktu..” der Schlemihl,gölgesini şeytana sattıktan sonra. Varlığını yitirmiştir çünkü. Onu gerçek kılan gölgesidir, adımlarıyla beraber ilerleyen gölgesi.. Sanat da hayatın yansımasıdır. Bir aydınlık vardır, bir karanlık.. Derinlik ise arada kalandandır en çok. Gölgeden. Genişletir, derinleştirir, gizem doğurur ve korku besler içinde. Gerçek ete kemiğe bürünür, var olur. . Adelbert von Chamisso gölgesini satan Peter Schlemihl’i anlattığında, Gerôme Golgotha’yı renklerine kavuşturduğunda o arada kalan gölgeyi biliyorlardı. E.H.Gombrich de National Gallery’de düzenlenen bir sergiye yazdığı metinde bu gölgelerin izini yansıtıyor. Batı resminden örneklerle gölgelerin nasıl-ne amaçla-hangi noktalarda karşımıza çıktığını gösteriyor.. . Kısa ama doyurucu bir kitapçık Gölgeler.. Benim de üzerine düşünmem için bir konu verdiği için de ayrı sevdim.. Sanatın Öyküsü’nden önce de ufak bir tanışma faslı oldu Gombrich ile~
Breve saggio che si prefigge di rendere i fruitori di musei e pinacoteche più sensibili alla resa pittorica delle ombre. Il testo analizza i vari tipi di ombra e come la loro rappresentazione sia cambiata nel corso dei secoli col susseguirsi delle diverse correnti artistiche. Per fare questo si avvale delle foto di opere classiche che rendono la lettura molto stimolante perché si ha un immediato riscontro pratico. Per contro però, essendo il testo nato come compendio al catalogo di una mostra sulla ombre curata dall’autore alla National Gallery di Londra negli anni ‘90, è davvero troppo breve per valere il prezzo che costa - nonostante l’edizione molto curata.
Bunun için bir kitap olmalı mıydı bilemiyorum ama biraz fazla kısa ve dar bir çerçeve gibi geldi. Elbet biraz daha fazla örnek ve daha fazla bilgi yer alsaydı daha iyi olabilirdi. Sanatın Öyküsü’nden önce yazarı tanımış oldum.
A super short read and of course doesn't cover much. I'd been ignoring shadows in my art history studies until I read this book. It's a nice introduction to a different way of appreciating art.
An all too brief introduction to cast shadows, but replete with reproductions of paintings from the National Gallery collections. Highly recommended for the pictorial content itself.
E. H. Gombrich’in “Sanatın Öyküsü” sürekli başucumda duran, mükemmel bir sanat tarihi kaynak kitabıdır. Hak böyle olunca, Gombrich ismini duyar duymaz içimi bir heyecan kaplıyor daima.
Ernst Gombrich, 1995 yılında National Gallery’den bir sergi için davet almış. “Sanatçının Gözü” ismini taşıyan konsepte dâhil olan bir sanat tarihçisi olarak, “düşen gölgenin batı sanatındaki tasviri” başlığını belirleyen Gombrich, ilk olarak göz/görme olgusu üzerinde durmuş. Roma döneminin önemli düşünürü Cicero’dan alıntı yaparak, “Ressamların diğer insanlardan daha fazla gölge ve çıkıntı gördüğünü” yazar.
“Gölge” kavramının üzerinde durur ve Antik Yunan’da, insanlar öldükten sonra bile gölgeleriyle yaşamaya devam ediyor edildiğini ve somut evren görüşünün farklılaştığını söyler. Buradan hareketle, Platon’un “Mağara Alegorisi”ni örnek verir. “Çünkü gölgesi olan şey gerçektir” der. Öte yandan, Haruki Murakami’nin “gölgesiz veya soluk gölgeli karakterleri” akla gelir...
Rönesans’ta doğayı en iyi betimleyen ressamların dahi tuvale aktardıkları cisimlere gölge vermekten çekindiğinden dem vurur ve sebebi de; gölgelerin ahengi bozucu ve rahatsız edici bulunduğu yazar. Hatta Leonardo Da Vinci’nin “Defterler” isimli eserinde sanatçılara gölgeler konusunda tavsiye verdiği yazıları da mevcut kitapta.
Gombrich, National Gallery’i ziyaret etmemiz hususunda oldukça ısrarcı ve kendi gözlemlerimizin peşinden koşmamız gerektiğini hararetli bir şekilde tavsiye etmektedir. Biz de, bir gün umarız... diyelim.
National Gallery’de düzenlenen “Düşen Gölgenin Batı Sanatında Tasviri” isimli bir serginin katalogu olarak basılan bir kitap. National Gallery koleksiyonunda bulunan tablolar üzerinden sanatçıların gölgeyi nasıl kullandığı ya da kullanmadığı hakkında bilgi veriyor.
Kısa bir okuma olmasına ve rahat okunmasına rağmen sanat tarihi (en azından akımlar ve bazı temel kavramlar) hakkında bilgi sahibi olmadan okumamanızı tavsiye ederim.
Ayrıca, çevirisi bu kadar kötü olan çok az kitap okumuşumdur. Hatta editör düzeltmesinden dahi geçmemiş gibi bir his bıraktı bende. Eğer erişim varsa İngilizce baskısı tercih edilmeli diye düşünüyorum.
Tiny book, enjoyed a new way to look at some details in paintings. But this was more of a long magazine article than a book, and the paintings are too small to really appreciate them. Basically an exhibition catalog, it would be nice to see the exhibit after reading it.
Still puzzled about the term “cast shadow” - he tries to differentiate various kinds of shadows, but gee, aren’t *all* shadows cast shadows?
Книга "на журнальный стол": прекрасные иллюстрации, крупный текст, мой любимый Гомбрих. Для сравнения классно параллельно листать его "Историю искусства" и искать тени. Их действительно не так много, как кажется!
Bit of a mistake to read it on my kindle as its a shame only to experience the wonderful selection of images as tiny B&W thumbnails. Just ordered a copy - the written content, brief but intelligent and interesting is well worth it. Once the galleries reopen I will be on the look out for shadows!
Yazar Gombrich olunca muhakkak alası geliyor insanın. Ciltli olması ve sayfa kalitesini çok beğendim. Konu olarak sanatta gölgenin kullanımına dair yüzeysel ama zevkli bilgiler veriyor. Bir oturuşta okunan, görsel desteklerinin hoşuma gittiği bir kitap.
A short companion text with an exhibition, but a nice quick survey of shadows in Western painting that might be read as an introduction to Stoichita's more in-depth study, A Short History of the Shadow.
A fascinating review of various artists works that contain shadows, how and why they work, how they are created and their importance in certain types of visual images from pre-Renaissance to Modern Art.
Something that has slipped my attention until now, that depiction of shadow throughout painting history varied so much. Just a short introduction but enough to show how much things you can convey just by tweaking the way you show the shadows on a painting.