Jump to ratings and reviews
Rate this book

Safiye

Rate this book
Akdeniz Bölgesi’nden, 1930’lu senelerde dört güçlü kadın sesi çıktı: Mısır’dan Ümmügülsüm, Fransa’dan Edith Piaf, Portekiz’den Amalia Rodrigues ve Türkiye’den Safiye Aylâ...

Bu kitap bilinmeyen bir diyarda dünyaya gelen, kimsesizler yurdunda yetişen, çektiği yoklukların ardından şöhret ve servet sahibi olan Safiye Aylâ’nın 1998’de noktalanan renkli ama hüzünlü hayatının hikâyesidir.

Gençlik senelerinde Atatürk’ün ve diğer devlet büyüklerinin yakın çevresine girmesi sayesinde Cumhuriyet’in kuruluş yıllarının önemli hadiselerine şahitlik eden Safiye Aylâ sonraları kendi ifadesiyle isyankâr ve solcu oldu. Nâzım Hikmet ile ve o devrin netameli birçok ismiyle beraber bulundu, Türkiye İşçi Partisi’ni destekledi ve Hazreti Muhammed’in soyundan gelen Şerif Muhiddin Targan ile evlenip peygamber torunlarına, yani Şerif ailesine gelin gitti.

Safiye Aylâ’nın özel evrakı temel alınarak yazılan bu kitapta Türk Musikisi’ne Cumhuriyet döneminde iki defa getirilen yasaklamanın ayrıntılarının yanısıra Mehmet Âkif Ersoy ve Rıza Tevfik Bölükbaşı gibi meşhur kişilerin mektupları ile Nâzım Hikmet hakkında Cumhurbaşkanlığı Arşivi’nde bulunan ve daha önce yayınlanmamış bazı belgeler de yeralıyor.

488 pages, Paperback

First published November 1, 2017

1 person is currently reading
69 people want to read

About the author

Murat Bardakçı

24 books59 followers
Murat Gökhan Bardakçı, a Turkish journalist and columnist in Gazete HaberTürk, has two TV shows on HaberTürk TV called Tarihin Arka Odası (Presenting with Pelin Batu and Erhan Afyoncu and special guests on the topic of the day) and Teke Teke Özel (with Fatih Altaylı). His books primarily consist on the history of Ottoman Empire and Turkish music. His bachelor graduate degree is on economics in Istanbul University.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
6 (19%)
4 stars
9 (29%)
3 stars
13 (41%)
2 stars
2 (6%)
1 star
1 (3%)
Displaying 1 - 5 of 5 reviews
Profile Image for Baris Ozyurt.
924 reviews31 followers
May 25, 2020
“Ruhi Su’nun, Hasan İzzetin Dinamo’nun ve 1940’lardan itibaren Nâzım Hikmet ve çevresi ile yakınlaşan, hattâ 1960’larda Türkiye İşçi Partisi’ne üye olan Safiye’nin sol ideolojiyi benimsemelerinde sıkıntılı ve nerede ise sefalet içerisinde bir çocukluk geçirmiş olmalarının tesiri büyüktür…

Safiye ile uzun seneler arkadaşlık etmiş olan Yaşar Kemal’e bir gün ‘Safiye Aylâ’nın İşçi Partisi’ne muhabbeti nasıl başladı? Arkadaşları sayesinde mi?’ diye sormuştum ve Yaşar Kemal’in cevabı ‘Kendisi gelip aramıza katıldı’ olmuştu:

‘Geldi, Benim çocukluğum büyük zorluklar içerisinde geçti, yetimhanelerde yokluk içerisinde büyüdüm. Sizler fakirlere yardım etmek istiyorsunuz, ben de bu yüzden elimden geldiğince partinize destek olmaya çalışacağım dedi ve hakikaten çok yardımını gördük. Meselâ, mitinglerimizde ses tesisatı ve hoparlör bulamadığımızda Safiye hemen kendi ses tesisatını getirirdi. Hattâ, Aksaray’da yaptığımız bir mitingde otomobilin üzerine çıkıp halka sosyalizmi anlatmıştı…’ “(s.29)
Profile Image for Şehriban Kaya.
409 reviews19 followers
June 2, 2020
Murat Bardakçı'dan son derece detaylı çalışılmış bir biyografi. Safiye Ayla'nın yaşamını anlatırken Türk Sanat Müziği'nin Cumhuriyet dönemindeki seyrini de detaylı bir şekilde anlatmış. Safiye'nin tüm klişelerden uzak detaylı yazılmış hikayesi zaman zaman içimi burksa da onun TİP üyeliği, Nazım Hikmet ve Halikarnas Balıkçısı gibi entelektüellerle olan dostluğu bu dostlarına olan bağlılığını öğrenmek gerçekten insanın içini ısıtıyor. Murat Bardakçı'nın yaptığı en güzel en manalı şey ise yıllarca süren o "Atatürk Safiye için bu kız ancak perdenin arkasından dinlenir diyormuş" saçmalığını yıkması bence. Mustafa Kemal hem Safiye hem de ağırladığı diğer sanatçılarla derin sohbetler eden hatta şakalaşan muziplikler yapan bir lider. Safiye, Atatürk'ün kendisine konserlerden kazandığı paraları nasıl değerlendirdiğini sorduğunu birikim yapmasını önerdiğini anlatıyor mesela. Yani öyle perde merde meselesi yok ortada. Safiye'nin kendi konserleri için satın aldığı ses sistemlerini TİP'in mitingleri için nasıl seve seve verdiğini hatta TİP mitinglerinde otobüs üstüne çıkıp konuşma yaptığını da öğreniyoruz Bardakçı'dan. Aziz Nesin'den Yaşar Kemal'e Sertellerden Kemal Tahir'e muhteşem bir arkadaş grubuna sahip olduğunu da öğreniyoruz. Beni en çok etkileyense, Bardakçı Safiye'nin kaleminden bir hayli yazı paylaşmış, kadının muhteşem bir anlatım ve ifade gücü varmış. Safiye edebiyatçılardan oluşan arkadaş çevresinden geri kalacak bir kaleme sahip değilmiş onu anladım. Bence kitabı arşiv niyetine bile olsa edinin. Bardakçı daha önce başka yerde yayınlanmış belgeler de yayınlamış Safiye'de.
Profile Image for Aykut Karabay.
200 reviews6 followers
September 1, 2025
Murat Bardakçı Safiye Ayla’nın özel belgelerinden yola çıkarak, öksüz geçen çocukluğundan, yetiştiği yetimhaneden, Atatürk’e şarkı söylediği yıllara, sahne hayatına, gittikçe daha da parlayan, Türkiye, hatta dünyaya ulaşan şöhretine yaşam hikayesini kaleme almış.

Bu kalın kitap(486 sayfa), sadece Safiye Ayla’nın hayatını değil, Cumhuriyet’in 90’lı yıllara kadar ki sanat ve magazin hayatına da değiniyor. Anlatılanların hepsi belgelerle sabitlenmiş, yer, zaman, tarih belirtilmiş. Bu nedenle kitabın yazarı Murat Bardakçıyı takdir etmek lazım.

Açıkçası ben kitabı safiye Ayla’dan ziyade; Cumhuriyet tarihinin, müzik dünyamızın gelişimini anlatması nedeni ile okudum. Özellikle kitabın son “Alaturka Musiki Yasağının Kısa Tarihçesi” kısmı tamamen bu konuya ayrılmış, kitabın en önemli kısmı diyebilirim. Seneler boyu devam etmiş(ve hala evrilip şekil değiştirerek devam etmekte olan) alaturka -alafranga kavgası, Devletin alaturka müziğini bastırmak ve batı müziğini halka empoze etme çabaları,… devletin radyolarda yaptığı hukuki düzenlemeyle 1 Kasım 1934’ten -9 Eylül 1936 akşamına kadar türk müziğini yasaklayıp, batı müziğini teşvik etme çabaları… alaturka müziğinin radyolarda yasaklanıp , Çankaya’da , Dolmabahçe’de , Florya’da konserler veren sanatçıların yakınmalarının etkisiyle Atatürk’ün zamanla pişman olduğunu çünkü Atatürk’ünde alaturka müzik dinlediğini, halka batı müziği zevki aşılama politikasının böyle bir yasakla olduğunu ancak geri teptiğini, amacına ulaşamadığını yazıyor Murat Bardakçı. bu sürede radyolarda uygulanan yasak sırasında sadece piyasa musikisi dinleyen ve Arap radyolarına kulak veren halkta zevk bozulması demek olan kulak kirliliğinin baş gösterdiğini , bu politikanın geleneksel İcranın neredeyse tamamen unutulmasına yol açtığını yazıyor. Kalitesiz piyasa müziğinin yayılmasının ve arabeskin gittikçe revaç bulmasının baştagelen sebebinin devletin radyolarda 1934 ile 1936 arasında uyguladığı yayın ve 1926’dan 1976’ya kadar devam eden eğitim yasağını neden olarak gösteriyor. Alaturka müziğinin yasaklanması dolayısıyla ortadan kalkmadığını, çünkü alaturka müziği seven bir kitlenin daima bu topraklarda olduğunu, bu müziğin devam edip gittiğini, ancak gerçek sanat eserlerinin değil, kalitesiz meyhane müziklerinin ve arabeskin tercih edildiğini, ciddi Sanat müziğinin / meyhane müziği karşısında mağlup olduğunu savunuyor.

Bana göre bu kalitesizleşmenin nedeninin Alaturka müzik yasağına bağlamak çok yanlış. Bu kalitesizleşmenin, avamlaşmanın nedeni kültürel, sosyo - ekonomik, köy enstitülerinin kapatılması ile başlayan eğitimsel, sosyo-kültürel, küresel popüler müziğin kalitesizliği, senelerdir devam eden arabesk- rap yozlaşması…. Gibi bir çok nedene bağlı. “Müziğimiz bozuldu çünkü devlet batı klasik müziği teşvik etti” demenin saçmalık ve en hafif tabirle sabit fikirlilik-duygusallık olduğunu düşünüyorum 🙂. Bu alanda çok daha iyi kitaplar olduğunu biliyorum. Meraklısına tavsiye ederim.
Profile Image for Cemressa.
182 reviews5 followers
December 9, 2020
Hayat hikayelerine bayılırım ama Safiye gitmedi. Çooook zorlandım, bağlantı kurmakta da zorlandım, takip edemedim ve merak duygum da çoşup taşmadı yani. Oysa kaç zamandır da bana raftan göz kırpıyordu...
Profile Image for Brczdn.
391 reviews16 followers
October 21, 2022
O kadar renkli bir kişilikmiş ki hayatını bu kadar tarafsız ve belgelere dayalı bir şekilde okumak çok keyif verdi. Atatürk’e şarkılar söylediği genç kızlığından, solcu arkadaşlarına ardından çok büyük aşkla yaptığı evliliğe TİP üyeliğine kadar bilmediklerimi detaylıca öğrendim.
En güzeli de onun şarkılarını aynı zamanda dinleyerek o güzel sesine doymak oldu kitabı okuduğum süre boyunca.
Kitap aynı zamanda 1900 Lerin başından 90 lara kadar Türkiye musiki ve eğlence sektörünün tarihi açısından da kaynak niteliğinde.
Tek sorun o kadar ağır bir kitap ki okumak çok zor oluyor.
Displaying 1 - 5 of 5 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.