Jump to ratings and reviews
Rate this book

Duvar: Tarih Geri Dönüyor

Rate this book
"Bay Gorbaçov, bu duvarı yıkın!”
Ronald Reagan

“Berlin Duvarı insanları ve aileleri ayırmakla kalmadı; birbirlerini karşılıklı olarak nükleer savaş kıyametiyle tehdit eden, Avrupa ve dünyadaki kamplaşmanın sembolüydü.”
Mihail Gorbaçov

“Açıkçası, insanların göç etmesinin temel sebeplerinin öncelikle yerinde ele alınması gereklidir; araya duvarlar örüp kendinden ayırmak bu sorunu çözmeyecektir. Geçmişin büyük imparatorluklarından bu konuda ders alınabilir.”
Angela Merkel

“Güney sınırımıza büyük, büyük bir duvar inşa edeceğim ve bunu Meksika’nın ödemesini sağlayacağım.”
Donald J. Trump

“Kendimizi asla izole etmeyeceğiz. Demir Perde’nin nasıl kötü sonuçlar doğurabileceğini iyi biliyoruz. Bu yola başvurmayacağız. Kimse de bizim etrafımıza duvarlar öremeyecek.”
Vladimir Putin

“Birleşmiş bir Almanya istemiyoruz. Bu hem uluslararası düzeni bozar hem de ulusal güvenliğimizi tehlikeye sokar.”
Margaret Thatcher

“Yeni çağın ruhu bu atmosferde şekillenecek ve bu ruh siyasi, toplumsal ve ekonomik alanların yeniden yapılanmasının itici gücü olacak. Eğer köprü mimarları, duvarcı ustalarını yenemezse, ‘geleceğimiz’ bu duvarların ardında inşa edilecek.”
-Deniz Ülke Arıboğan-

208 pages, Paperback

First published November 1, 2017

7 people are currently reading
106 people want to read

About the author

Deniz Ülke Arıboğan

18 books10 followers
Türk akademisyen. İstanbul Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi'dir. Mart 2014 itibarıyla İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı'nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

TED Ankara Koleji’nin ardından 1986’da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nü bitiren Arıboğan, aynı yıl İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde lisansüstü eğitimine başlamış ve 1987 yılında Prof. Dr. Esat Çam'ın asistanı olarak akademik hayata girmiştir. 1993 yılında doktor, 1998 yılında doçent unvanlarını alan Arıboğan İskoçya St. Andrews Üniversitesi’nde Uluslararası Güvenlik Okulunu bitirerek terör ve güvenlik konularında uzmanlaşmıştır. 2002 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde göreve başlayan Arıboğan, 2003 yılında aynı üniversitede uluslararası ilişkiler alanında profesör unvanı almıştır.

2002-2004 yılları arasında International Studies Association / CISS Başkan Yardımcılığı, 2002-2006 yılları arasında da İstanbul Bilgi Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü, 2006-2007 yılları arasında Bahçeşehir Üniversitesi Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Rektör Yardımcılığı görevlerinde bulundu. 2007-2010 yılları arasında da Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü olarak görev yaptı.

Yayınlanmış çok sayıda ulusal ve uluslararası makalesi ve sekiz kitabı bulunmakla birlikte aynı zamanda Albert Einstein tarafından kurulan Dünya Sanat ve Bilimler Akademisi'ne seçilen iki Türk akademisyenden birisidir.

Nobel Barış Ödülü adayı ve politik psikoloji biliminin kurucularından psikanalist Vamık Volkan ve IRA’ya silah bıraktırmasıyla tanınan Kuzey İrlanda Parlamentosu’nun ilk sözcüsü ve Liberal Enternasyonal eski başkanı ve halen Birleşik Krallık Lordlar Kamarası üyesi psikoterapist Lord Alderdice ile birlikte International Dialogue Initiative çalışma grubu ile çalışmakta ve söz konusu çalışma grubunda konunun uzmanları ile dünyadaki sorunlu alanlarda terörizm ve iç çatışmaların yarattığı olumsuz psikolojik etkilerin bertaraf edilmesi amaçlı çalışmalar yürütmektedir. Temmuz 2010 tarihi itibarıyla İstanbul Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyetine seçildi ve halen bu görevde akademik, uluslararası çalışmalarını yürütmektedir. Eski istihbaratçı Prof. Dr. Mahir Kaynak'ın kızıdır. Eski milli basketbolcu Lütfi Arıboğan ile evli ve iki çocuk annesidir.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
26 (36%)
4 stars
34 (47%)
3 stars
9 (12%)
2 stars
0 (0%)
1 star
2 (2%)
Displaying 1 - 10 of 10 reviews
Profile Image for Zeynep.
67 reviews2 followers
May 3, 2022
Yazarın bu kitabını yayınlandığı 2017’de, mülteci konusunun canım ülkemde bu derece kriz olmadığı zamanlarda, okumuş olsaydım “duvar” kavramına daha farklı yaklaşabilirdim. En baştan söyleyebilirim ki biraz uluslararası ilişkilere biraz da tarihe değinerek okumaya değer bir harmanlama yapmış.
Kitapta duvara hem gerçek anlamda yapılan fiziksel duvarlar, hem siber duvarlar, hem de zihinlerimizde kurduğumuz, insanları bölen ve parçalayan duvarlar gibi farklı açılardan değinilmiş.
I. Dünya Savaşı’nın tüm duvarları yıkan bir yıkış olabileceği düşünülürken devamında Berlin Duvarı ortaya çıkmış ve onun da yıkılışı özgür dünya kurmanın önünde artık bir engel kalmadığını düşündürtmüştü. Oysaki 2010 yılındaki Meksika Duvarı ve Trump’ın “duvar korur” söylemleri aslında bu kavramın hala hayatımızda olduğunu ve uzun bir süre daha olacağını kanıtlamıştır. “Sınırları olmayan dünya” kavramı diye bir şey artık yok ve asla olmayacak.
Neolitik Çağ’da avcı yaşam tarzından yerleşik ve şehir hayatına geçişimizle insanlar yaşadığı yeri korumak için çitler, surlar, duvarlar inşa etmeye başlamışlar. Duvarların hayatımıza girişi, yazarın deyimiyle insanları birbirinden ilk ayrıştıran olay işte bu duvarların inşasıdır. Bu inşa aslında hala geçerli olan çok temel bir içgüdüden geliyor: Yaşama arzusu ve evimizi koruma isteği. Yüzyıllarca duvarın içinde yaşayanlar medeni, duvarı geçmeye çalışanlar ise barbar olarak tanımlanmış. Bu duvarın varlığı dışındakilere, içeride değerli bir şey olduğu algısını yansıtıyor, hikayenin devamı da hepimizin tarih kitaplarında okuduğu X Savaşına bağlanıyor. Uluslararası ilişkilerde bu “güvenlik ikilemi” olarak tanımlanmış. Duvarın içindekiler kendini korumaya çalışıyor, dışındakiler ise bu önlemlerin kendilerine zarar verebileceği duygusuyla tetiklenip karşılık verme ihtiyacı hissediyorlar. Yazar bunlardan bahsederken Game of Thrones evrenindeki duvardan güzel alıntılar yapmış.
Zaman zaman güçlenen fundamentalizmin bir etkisi olarak insanlar kendi köklerine, geçmişlerine kapanıyor ve regresyon denen eskiye dönüş sürecinin bir sonucu olarak kendilerini daha güvende hissedecekleri bir habitat tasarlıyor. Ulusal sınırları belirginleştiren duvarlar da toplumsal regresyonun en açık kanıtı.
Yazar, Rusya, Çin, Litvanya, ABD, Türkiye gibi birçok ülkenin duvar inşa etme yaklaşımlarına değinmiş ve mültecilerden bahsederken doğup büyüdüğün yeri terk etmek kolay değil, sorun onları bu hayatı seçmeye zorlayan olaylarda demiş. Zaman zaman bu konuda toz pembe düşünceler yakaladığımı düşünüyorum. Bence, 2022 Türkiye’si bu krizde toz pembe, empati yapılabilecek düşüncelerin etrafta dolaşabileceği koşullarda değil.
Zamanla liderlerin koşulsuz egemenliğine doğru giden bir itaat toplumuna dönüşüyoruz ve totaliterleşme, lidere tapma eğilimi gittikçe normalleşiyor. Kapalı bir sistem olan duvarlı sistem de totaliter yapıya zemin hazırlıyor demiş yazar. “ Duvarlar sadece girişleri değil, çıkışları da durduruyor; ancak içeridekiler şimdilik bunun fazlaca farkında değil.”
Yazarın, duvardan metafor yaparak bahsettiği örneklerinin dışında gerçek anlamda bir duvar inşası fikirlerine belki de gündemin etkisiyle katılamadım. Ötekileştirmek, insanları bizden olanlar ve olmayanlar olarak sınıflandırmak bizleri körleştiriyor, evet. Fakat en başta bahsettiğim yaşama ve kendimi güvende hissetme arzumun önüne hiçbir “etik” fikrin geçemeyeceğini düşünüyorum.
Yazar kitabı GOT ile ikonikleşen bir cümle ile bitirmiş: Gezegenimize uzun ve soğuk bir “kış gelmekte (winter is coming)”.
Benim fikrim, winter is here.
Profile Image for Ibrahim halil Demirel.
11 reviews2 followers
Read
February 12, 2019
Yazar son dönemde devletlerin içe dönük siyasetlerini ve küresel anlamda yükselen milliyetçiliği duvar metaforuyla sade bir şekilde anlatmaya çalışmış. Genel anlamda fena sayılmaz fakat okunması gereken kitap listemde yer tutacağını düşünmüyorum.
Profile Image for Murat AYDIN.
193 reviews2 followers
May 1, 2024
Duvar, Deniz Ülke Arıboğan'ın okuduğum ilk kitabı oldu; kapak tasarımı, içeriği ve dizgisi ile gerçekten çok beğendim.

Duvar; güvenlik tedbiri almak, sahiplik sınırlarını belirlemek, içinde kalanları korumak ve konsolide etmek, farklı olanları dışarıda tutmak, ayrıştırmak, izole etmek, vb. amaçlarla; İlk çağlardan günümüze kadar şehir surları, kaleler, setler, kısıtlamalar (gümrük duvarları, ticari engellemeler, kotalar, ambargolar) vb. formlarda; fiziksel ve sanal mecralarda (siber duvarlar) uygulanagelmiş bir engelleme enstrümanı.

Duvar, yazarın ifadesiyle binlerce yıllık uygar/medeni-barbar ayrımının fay hattını oluşturan önemli bir olgu ve varlığı ile bir korkunun varlığını gösterip dışarıdakilere ise içeride değerli bir şey olduğu algısını yansıtıyor. Günümüz koşulları açısından değerlendirildiğinde, duvarların aslında küreselleşmeye karşı oluştuğunu söylemek mümkün.

Kitapta ana hatlarıyla şu konulara yer verilmiş;
- Duvarların tarihteki ve günümüzdeki yeri, işlevleri
- Göçmen ve mülteciler,
- Siber Dünya,
- Küreselleşmenin yeni motoru Çin,
- Yeni sistemin eski aktörü Rusya'nın jeopolitik açıdan kapsamlı olarak değerlendirilmesi,
- Özgürlükçü Olmayan Demokrasilerin yükselişi,
- Değişen Dünyayı anlama pratiği.

Bu başlıklar altında ortalama bir okuyucunun sıkılmadan, zorlanmadan okuyabileceği akıcı ve anlaşılır bir içerik mevcut Duvar'da. Dünya Siyasi Tarihi, Uluslararası İlişkiler ve yönetim sistemleri bağlamında ilgi uyandırıcı ve doyurucu biçimde ele alınmış. Satır aralarında şu soruların cevaplarını alıyor okuyucu:

- Berlin Duvarı'nın yıkılması bir son muydu yoksa yeni bir başlangıç mı?
- Korku olgusunun yönetim tarzının belirlenmesindeki yeri nedir?
- Giderek özgürleşiyor muyuz?
- Teknoloji demokrasileri mi yoksa totaliter sistemleri mi güçlendirdi?
- Küreselleşme ideolojisinin taşıyıcıları, devletler mi?
- Duvarlar ve küresel dalgalar kimlerin kontrolünde?
- 20. yüzyıl savaşları kimlerin arasında yaşandı? Bu savaşlar, halkların iradesini ne kadar yansıtıyordu?
- Ulus-devletler Devlet-uluslara nasıl dönüştü?
- Soğuk savaş döneminin galibi kim, mağlubu kim?
- Anlamsız ve komik görünen siyasi figürler ve söylemleri gerçekten öyle mi yoksa arka planda bir şeyler ıskalanıyor mu?
- Popülizm ve sağ nasıl yükseldi?
- Endüstri 4.0 neler getirdi?
- Çin küreselleşme sürecinden nasıl nemalandı?
- Kuzey ve Güney Kore'yi ayıran süreç nasıl gelişti?
- Baltık ülkeleri, NATO, Rusya denkleminde tarafların durumu ne?
- Rusya, Avrupa ile ilişkileri ve jeopolitik öncelikleri arasında tercihini ne yönde kullanıyor?
- Küresel güçler sisteminde neler değişti, değişiyor?
- Gerçeklik algımız kimler tarafından nasıl şekillendiriliyor?
- "Yeni Ortaçağ" ifadesi neden kullanılıyor?

Kitabın başlarında yer alan şu ifade ise adeta kitabın ana fikrini oluşturmakta:
"Köprü mimarları, duvarcı ustalarını yenemezse 'geleceğimiz' bu duvarların ardında inşa edilecek."

Bu kitabı okumak için bir uzman olmanıza gerek yok. Uzman bir elden çıktığı için, düşünsel ekosisteminize önemli girdiler, önemli katkılar sağlayacaktır. Günümüz dünyasına dair ekonomik, siyasi ve jeopolitik süreçlerin dün-bugün-yarın ekseninde hem akademik hem de objektif biçimde, sulandırılmadan, cilalanıp parlatılmadan değerlendirilmiş olması itibariyle, farkındalık düzeyini artırmak veya geliştirmek isteyen herkese tavsiye ediyorum.
Profile Image for Melike Beykoz.
33 reviews1 follower
November 29, 2017
“Duvar” kitabında Globalleşme sonrasında bugün geldiğimiz ulus-devlet yapıları ve sosyo-politik ortamı duvar metaforu çevresinde herkesin (özellikle de konusu siyaset olmayan benim gibilerin ) rahat anlayabileceği akıcı bir dille ve örneklerle anlatılıyor.
Şu cümlelerin zamanımızın ruhunu çok iyi anlattığını düşünüyorum:
• 21. Yüzyılın ilk dönemleri otoriter ve totaliter sistemlerin ön plana çıktığı yıllar oldu.21. Yüzyılda kral, soy bağıyla, silah zoruyla değil seçimlerle iş başına gelecek ve demokrasinin sınırlarını kendisi belirleyecekti.
• “Kral liderler”, “dönüştürücü lider” misyonlarıyla halkları için bazen halklarına rağmen önlemler almak ve onları bilmedikleri, fark edemedikleri kötülüklerden korumak zorunda olduklarına inanıyorlardı.
• Totaliterleşme ve lidere tapma eğilimi artık zamanın ruhunun bir parçası olmuştu.
• “Duvar’ın düşmanı dışarıda bırakmaktan daha önemli olan işlevi, içeride kalanların lidere yapışmasını sağlamaktı.”
• Duvarlar sadece girişleri değil, çıkışları da durduruyordu.
• Duvarlar yeni gerçekliğimizi yansıtan aynalardı, bakmasını bilene.
• Duvarlar bölüyor, sınırlıyor, sınıflıyor, körleştiriyorlar.
• Binlerce yıldır inşa ettiğimiz uygarlığımız, kanlı ellerimizle inşa ettiğimiz o yüce duvarların yıkıntısı altında kalacak.
Bir gün duvarlar yerine köprüler inşa edilecek günleri görürüz umarım.
Kardeşim Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan’ın, benim de bizzat tanık olduğum ciddi bir emek sarf ederek yazdığı ve yıllarca biriktirdiği bilgi ve deneyimini kıvrak zekâsıyla birleştirdiği bu güzel kitabı samimiyetle öneriyorum.
Profile Image for Safa Karapinar.
46 reviews
June 2, 2019
1750'lere kadar ortalama ömür, tüketim, üretim piyasaları ve hane halkı stratejileri bakımından benzeşen dünya toplumları bu tarihten sonra farklılaşmış eski ve yeni dünya ayrımı ortaya çıkmıştı.

Oldukça popüler bir tahmine göre bugün ilkokula başlayacak çocukların % 65'i okullarını bitirdiğinde henüz icat edilmemiş mesleklerde çalışıyor olacak.

2011'de Mısır'da başlayan Meydan hareketine katılan bir protestocunun şu sözleri her şeyin hikayesiydi gösteri takvimi için Facebook organize olmak için Twitter ve sesimizi dünyaya duyurmak için de YouTube kullanıyoruz.

Deng'in Çin için ürettiği gelecek felsefesi 24 kelimelik açıklamasında net bir biçimde ifade edilmişti: "dikkatlice gözlemle; pozisyonunu koru; problemlerle sakince başa çık; kapasiteni gizle ve zamanını bekle; düşük profil sergilemekte iyi ol ve hiçbir zaman liderlik iddiasında bulunma"

Nasıl düşündüğünüz, ne düşündüğünüzden daha önemlidir.

Afrika'nın sömürgeleştirilmesi yaklaşık 20 yıllık bir sürede tamamlanmış, 1870'te Afrika'nın %10'u sömürge iken, 1890'da kıta topraklarının %90'ı sömürge haline getirilmişti.

Üzücü olan "wishful thinking" denilen iyimser çabaların, inanılanın aksine sorunları derinleştirilmesi ve basit sorunların bile büyük krizlere yol açmasını engelleyememesiydi. (Between I. World War and II. World War)

Eğer köprü mimarları, duvarcı ustalarını yenemezse 'geleceğimiz' bu duvarların ardında inşa edilecek.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Hüseyin Tunç.
74 reviews1 follower
April 2, 2023
Deniz Ülke Arıboğan'ın Duvar adlı kitabı, küreselleşmenin getirdiği sorunlara ve bunlara karşı inşa edilen duvarlara odaklanan bir eserdir. Kitap, yazarın akademik birikimini ve disiplinlerarası bir bakış açısını yansıtır. Kitapta, göç, siber dünya, Çin'in ekonomik yayılmacılığı, Rus askeri yayılması ve demokrasi gibi konular ele alınır. Yazar, bu konularda duvarlı dünya perspektifini kullanarak analizler yapar.

Kitabın en ilginç yanı, duvar kavramını sadece fiziksel bir engel olarak değil, aynı zamanda sosyal, psikolojik ve kültürel bir olgu olarak ele almasıdır. Yazar, duvarların insan uygarlığı üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını inceler. Duvarların hem koruma hem de kısıtlama işlevi gördüğünü, hem güvenlik hem de özgürlük sorunları yarattığını vurgular.

Kitabın dili akıcı ve anlaşılırdır. Yazar, konuları örneklerle destekleyerek okuyucunun ilgisini çeker. Kitabın yapısı ise bölümler halinde ilerler. Her bölümde farklı bir duvar türü ele alınır. Kitabın başında ve sonunda yazarın kendi görüşleri yer alır.

Sonuç olarak Duvar, günümüz dünyasının en önemli meselelerinden birine ışık tutan bir kitap olarak okunmaya değerdir. Yazar, duvarların neden ve nasıl inşa edildiğini, bunların insanlık için ne anlama geldiğini ve gelecekte ne gibi değişimlere yol açabileceğini anlatır. Kitap, okuyucuya hem bilgilendirici hem de düşündürücü bir deneyim sunar.
Profile Image for Nurhan.
45 reviews8 followers
November 22, 2017
Hem güncel konulara hem tarihi olaylara hem de gelecek tahminlerine yer veren, dolu dolu bi kitap. Yazar önsözde bahsettigi gibi kitabin buyuk bir kisminda hikaye dili kullanmis ki bazi bolumlere yakismakla birlikte bana bi parca fazla geldi, bir dahaki sefere umarim yogunlugu azaltir.Game of thrones gondermeleri de epey eglenceli olmus, bir bolumde "krallarin kalesi" ifadesini biran Khalesi diye okumuşum 🤣
Profile Image for Zafer Unver.
1 review
April 2, 2018
Politikanın gerçek yüzünü, küresel çapta nasıl oyunlar döndüğünü ve değişen politikaları çok şade ve anlaşılır bir dilde anlatmış. Neyin neden ve nasıl olduğunu anlamak konusunda ışık tutması açısından da okunması gerekir diye düşünüyorum. En etkileyici tespit: “Eğer köprü mimarları, duvarcı ustalarını yenemezse, geleceğimiz bu duvarların ardında inşa edilecek”.
Profile Image for Elvan Emekli.
17 reviews
April 2, 2018
Dünyadaki politik iklimi çok güzel özetleyen bir kitap olmuş . Yazıldığı tarihten bu yana yaşanan Cambridge Analitica skandalı, Amerika ile Çin arasındaki ticaret savaşları ile ilgili yazarın öngörüleri takdire şayan ..
Profile Image for Kubilay Özdemir.
289 reviews6 followers
July 17, 2019
Otoriterleşme eğilimi göstermeye başlayan büyüklü küçüklü bütün devletlerin üzerine eğilen, sebeplerini ve sonuçlarını tartışan ve son dönemdeki siyasi gelişmelere ışık tutan okuması rahat bir kitap.
Displaying 1 - 10 of 10 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.