İnsanın olmadığı yerde şiir de yoktur. İnsan, olmadığı, alınmadığı yere şiiri de yakıştırmamıştır. Merak mı daha fazla arzu uyandırıcıdır, kuşku mu? Şiirin teklifsizliğindeki muamma, o unutulmuş sır, o beklenilen maddesel mucize, yani saf şiirin vücuda gelişi, dile gelişi yahut, herkesten saklanmalıdır. Şair bu görevle sorumludur. O yüzden ketum, olağan ve sarptır.
Küçük İskender, şiir yazmanın ötesinde şiiri gözleyen, kollayan da bir şair. Deneme ile eleştiri, bazen de not almalar arasında gidip gelen bu yazılar; şiire, edebiyata, genel olarak sanata ilişkin bir rehber niteliğinde. Usta ve sözünü esirgemeyen bir sanatçının yoğun ve titiz izlenimleri sanatla aranızda yeni köprüler kurmaya davet ediyor sizi.
Derman İskender Över (28 Mayıs 1964, İstanbul), Türk şair, eleştirmen.
1964 yılında İstanbul'da doğdu. Kabataş Erkek Lisesini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi son sınıfında okulu bıraktı. Ardından İstanbul Üniversitesi sosyoloji bölümüne girdi, 3 yıl sonra bıraktı. 1980'li yıllardan başlayarak günümüze kadar çeşitli dergilerde şiirler, eleştiriler, denemeler yazdı. İlk şiiri Milliyet Genç Sanat Dergisi'nde, İskender Över ismiyle çıktı. Profesyonel olarak 1985'te Adam Sanat Dergisinde şiirleri yayımlanmaya başladı.
Küçük İskender’i çok geç keşfettim. Erken bulsaydım daha çok okurdum. Kitap yoğunlukla şiir üzerine konuşmalardan oluşuyor. Ama öyle şiir şöyle böyle yazılır gibi değil, karşında oturup anlatır gibi, sohbet edasında geçiyor bütün sayfalar. Deneme ile eleştiri bazen de aldığı notları paylaşıyor bizimle.
Kesinlikle benim yaptığımı yapmayın. Önce şiir kitaplarını okuyun ve daha sonra bu deneme kitabını okuyun daha çok seviceksiniz. Yine de çok sevdiğim bir deneme kitabı oldu. Küçük iskenderin şiir hakkında şairler hakkında düşüncelerini okuyoruz. Bir sürü yeni şair keşfettim bildiklerim hakkında da farklı şeyler öğrendim. Bundan sonra eger cesaret edebilirsem elimdeki şiir kitabını okumak istiyorum.