Güçlü Sancaktar Ailesinin ağabeyi Mehmet Sancaktar’ın aşka giden hikâyesinde yaşananların hızına yetişemeyecek, temponun hiç düşmediği bu kitapta adrenaline ve aşka doyacaksınız.
Kurallarından ödün vermeyen kararlı bir insanın kişiliğine ve tüm yöneticilik vasıflarına sahip olan Mehmet Sancaktar’ın hayatındaki her şey bir düzenin parçasıydı. Ta ki işi ve sorumluluklarından oluşan hayatına ansızın giren Komiser Esmer, ona bildiği her şeyi unutturana kadar...
Huysuz, rahat ve biraz da dağınık olan Komiser Esmer’in hayatta herhangi bir ilkesi yoktu. İstediği tek şey, intihar eden babasını, o sona götüren gerçeği bulup intikamını almaktı. Ancak ulaştığı her gerçek, anıları arasında kaybolmuş sırları ve ihanetleri de ortaya çıkaracaktı.
Sığınacak hiç kimsesi kalmadığında ve her şeyden vazgeçmeye hazır olduğunda Esmer’e kaybettiği umudu veren Mehmet’e önce hayatını sonra da kalbini teslim edecekti. Çünkü aşktan daha büyük bir duygu varsa o da güvendi ve Esmer her ikisini de Mehmet’te bulmuştu.
Sancaktar Ailesi’ne veda ettiğimiz bu final kitabında, aşkın tutkuyla harmanlanıp tüm olmazlara rağmen mutluluğa teslim olduğuna şahitlik edeceksiniz. Ve bu hikâyede, birbirinden farklı dünyaları olan iki yabancının bir oluşunu okuyacaksınız.
15 Mayıs 1979 senesinde, - annesinin tabiriyle- kirazlar henüz çiçek açmamışken Trabzon’da doğan Meral Kır, beş çocuklu bir ailenin ortanca çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlarda ailesi ile birlikte İstanbul’a taşınan yazar, eğitim hayatına İstanbul’da devam etmiş, evli ve bir erkek çocuk annesidir. Rakamlarla arası iyi olan Meral Kır, on beş senedir aynı şirket bünyesinde muhasebe işleri ile ilgilenmektedir.
Rakamlarla arasının iyi olmasının yanında, kelimelerle aşk yaşadığını dile getiren yazar, bu aşkını ilk kitabı olan Aylardan Aşk’ta okuyucularla paylaşmak üzere yolculuğuna başlamış ve 2014 Haziran’ında ilk kitabını çıkarmıştır. Aylardan Aşk isimli eseri tüm okurlar tarafından çok beğenilince, hemen ardından ikinci kitabı Aşkı Seçtim’i de piyasa sürmüştür. Şimdi ise bu yolculuğuna, çok beklenen YOLUM AŞKA DÜŞTÜ isimli kitabı ile devam etmektedir.
Çok güzeldi😍😍 İlk kitapla birlikte serideki favorim oldu. Mehmet’i ilk kitaptan beri merak ediyordum ve beklentim çok yüksekti. Hem karakter, hem hikaye bütün beklentimi sonuna kadar karşıladı. Merak ederek, gülümseyerek, kırılıp hüzünlenerek zevkle okudum. Sonunda ise Sancaktar kardeşlere veda etmek zor geldi.
Ayrıca serinin son kitabında uzuuuuuun uzuuuuuuun epilog yazan yazara sevgimi nasıl anlatsam bilemedim. Resmen böyle güzel, doya doya epilog okumaya açmışım, doydum.♥️♥️
Mehmet'in huzur vadeden sesiyle birlikte Esmer şaşkınlıkla içindeki boşluğun bilmediği bir duyguyla dolduğunu fark etti. Bu belki güven, belki umut ve belki de çok daha fazlasıydı. Fakat her ne ise Esmer'e yaşamak denilen şeyin aslında ne olduğunu hatırlatmıştı. 💕💕💕💕💕 Sancaktar ailesinin en büyüğü abisi olan Mehmet Sancaktar aşka giden hikayesinde yaşananları büyük bir merak içinde okuyacak sınınız. Meral Kır kaleminin güzelliğini bilmeyen yoktur . Uzun zamandır serinin son kitabı olan #sanaaskigetirdim merakla bekliyordum. Okurken içinize işleyecek kitabın ne zaman bittiğini anlayamayacağınız bir kitap yazmış yazar . Ne zaman başladım ne zaman bitirdim anlayamadım. Sancaktar ailesinin abisi Mehmet . Birbirinin tam zıt ve iki inat karakter Mehmet ve Esmer . Biri disiplinli ve otoriter biri pasaklı ve dağınık . Ve ikisi de inatçı . Esmer'in tek istediği intihar ettiği babasının , intihar etme sebebini bulup onun üzerine atılan suçlardan aklamak . Ancak hiçbir şey o kadar kolay değil . Bazı gerçekler can yakıcı oluyor Esmer için. Esmer'e yeniden umut olan Mehmet Esmer'e önce kaybettiklerini gere vericek sonrada kalbini ona teslim edicek. Aşkın en güzel anlatımı bence Esmer ve Mehmet . Mehmet karakterini çok sevdim . Esmer 'in her zaman yanında olması ona herkesten daha çok değer vermesi ... Ve Esmer ile yaptığı inatlaşmalar ve atışmalar çok güzeldi . Kalemine sağlık @meralkir1 .
This entire review has been hidden because of spoilers.
Benim aşırı sevdiğim bu seriye veda etmek çok üzücü. Son sayfalarını; hem bittiği için hem de öyle güzel bittiği için gözlerim dolu dolu şekilde okudum. Meral ablanın kalemi, kurguları gerçekten çok güzel. Kitapları okurken; aile sıcaklığını, sevgisini, birliğini, dostluğu, aşkı hissediyor ve bunlar için nasıl mücadele etmen gerektiğini okuyorsun. Meral abla, her kitabında ayrı bir yol kat ediyor ve son kitabı olarak bu farkı rahatlıkla görüyoruz. Mehmet'in hikâyesini çok merak ediyordum ve tam da Mehmet'e yakışan, zorlu ama güzel bir kitap olmuş. Mehmet'i bu kitapta daha iyi tanıyor ve ailesi için yaptıkları daha bi' farkında olarak okuyoruz. Mehmet'e üzüldüğüm o kadar yer oldu ki... Sonunda zor da olsa gelen mutluluğu o kadar çok hak etti ki... Bu kitapta, Mehmet'in ailesinin onun hakkındaki düşüncelerini de daha iyi görüyoruz. Kitap o kadar dolu doluydu ki, her bir satır olaydı resmen. Anlıyacağınız oldukça sürükleyici bir kitaptı. Bu kitap, Ahmet ile Sena'nın kitabıyla aynı doğrultuda ilerliyor ve Serra ile Barış'a da temas ediyor tabii; bu durum, kitabın akışını güzel oturmuştu. Esmer karakterinin yaşadıklarına üzüldüm ama bir taraftanda Esmer'i çok sevemedim, biraz bencil bir karakterdi. Bazı yerlerde beni aşırı sinir etti ama Mehmet iyi idare etti bence. Mehmet Sancaktar, güçlü, yıkılmaz, otoriter ve sevgi dolu... Ahmet ile Sena'nın yaşadığı zorlu anlarda onlara destek olurken, komiser Esmer ile tanışmasıyla kendi hayatı da zorlu ve karmaşık bir yola girmiş olur. Esmer, babasının intiharına sebep olan gerçeklerin peşine düşmüşken, bu gerçeklerin ortaya çıkmasını istemeyen kişilerce tehlike durumlarla karşı karşıya kalır. Yalnız ve korku dolu olsada asla vazgeçmeyen Esmer, Mehmet Sancaktar'la tanışmasıyla hayatına yeni bir rota belirlemek zorunda kalır; çünkü Mehmet'in onu yalnız bırakmaya niyeti yoktur. Mehmet, hissettiği yeni duygularla birlikte, ailesi arasında bocalarken, kendini tekrar keşfedecek ve bazı şeyleri daha doğru düşünmeye başlayacaktır. Aşksa, yeniden kazanan taraf olacaktır.
Yazarın kalemini ben ilk Aylardan Aşk kitabıyla tanıdım ve ondan sonrada düzenli takibime aldığım yazarların arasında yer almaya başladı. Aksiyonun, gizemin yanında romantizmi ve aşkın harmanlanmış hali vücut bulmuş. Sancaktarlar Serisinin ilk kitabından itibaren en merak edileni soğukkanlı, aşkı yerine ailesini seçen ve soyadının ağırlığını hakkıyla birazda kendinden bir şeyler feda ederek taşıyan Mehmet Sancaktar’ın hikayesi sonunda okunmuş bir şekilde kitaplığımda baş köşeyi almış bulunmaktadır Gerçekten de beklemeye değer, kurgusuyla, anlatımıyla on numara bir kitap olmuş. Mehmet Sancaktar ile Komiser Esmer’in yaşanan olaylar nedeniyle tesadüfen bir araya gelmeleri ve olayların akışıyla birbirlerine karşı duyduğu çekime artık karşı koyamamalarını ve aşklarını okudum. Mehmet ile Esmer’in aşkı bir başkaydı bence. Kitapta her şey vardı; bol aksiyon, bol çözülmemiş gizem ve bolca tutku, aşk ve daha bir çok şey. Kitap hiç bitmesin istedim ama her güzel şeyin bir sonu olduğunu finalini okurken daha iyi anladım. Kitabın içeriği hakkında fazla spoiler vermek istemedim ama kitabın adını tam olarak yansıttığını söyleyebilirim.
#alıntı
“Hazırlıklar tamam, seni buradan izleyeceğim.” “Bana copilot olmak ister misin?” “Ah hayır, seyretmeyi tercih ederim.” “Çok şey kaçıracaksın,” diyen Esmer’in sözünü yanlarındaki adam böldü. “Mehmet Bey’in bu konudaki ustalığından haberiniz yok mu?”
Ve serinin son kitabıda biter. Kitap akıcı ve gayet iyi ilerleyen bir kitaptı. Meral Kır'ın kalemini seviyorum ben zaten Aşkın Kokusunu Aldım ve Yolum Aşka Düştü kitaplarından. Bazı kısımları hem Esmer'in hem de Mehmet'in anlatımıyla okumak iyidi. Gizemli, romantik, polisiyeli, heyecan verici olunca da hemen bitiyor diyebilirim ama tabi ki ben elime bir türlü alamadım ve kitapta 573 sayfa olunca biraz sürdü ama yinede böyle polisiyeyi içinde barındıran romantik gizem türlü kitapları seviyorsanız iki günde bitirebilirsiniz 300/300'den :)
Aile bağları ve kardeşlerin birbirlerine olan sevgileri çok güzeldi. Mehmet'in ailesi için yaptıkları değerli davranışlardı yine de kardeşleri için kendi hayatını o kadar geri plana atmamalıydı. Yani sonuçta onların başına gelen her olay sen onların yanında olmadığında geliyor diye bir şey yok. Ama tabi ki bu söylediklerim karakter analizi çünkü kitapta Mehmet'in de kendi hayatına nasıl yön verdiğini ve tabularını yıktığını göreceğiz. Esmer'e karşı nötrüm ama tabi ki yaşadıkları çok zor şeylerdi. Babasının intiharını araştırmak için yaptıkları güzeldi ama altından çıkan gerçekler kabullenmesi için zordu.
Kitapta sevmediğim yön var o da sürekli Mehmet Sancaktar için dopdolu övgüler. Esmer sürekli her 10 cümlesinden 8'inde Mehmet'i övüyor ve bu neredeyse her sayfada tekrar ediyor. Evet adam iyi adam, tatlı, yakışıklı, sempatik, güzel adam ama yani bu her sayfa da dillendirilmese daha iyi olurdu çünkü bu kısımlar çok olduğu için göze batıyor ve kitabı da uzatıyor. Ve kitap bana biraz uzun geldi bence daha kısa olsaydı iyi olurdu tadından yenmezdi ama aşk kitapları fazla uzun olunca pek güzel olmuyor bence ki bu kitap daha kısa olsa daha süper olurdu yani 573 sayfa bana fazla geldi. Bu kitap diğerlerine göre biraz daha tahmin edilebilir olaylarla ilerledi ki bu da gizemi ve merak duygusunu azalttı.
Yani güzel bir kitaptı okumak isterseniz, böyle aşk kitaplarını seviyorsanız önerebilirim. Meral Kır'ın storysinde gördüğüm kadarıyla yeni bir kitabı çıkıyor eh ne yapıyoruz merakla bekliyoruz :)
Yılbaşı da yaklaştı senenin son hafta sonunda herkese mutlu ve huzur dolu güzel bir haftasonu dilerim.
Bu kitapla birlikte Sancaktar kardeşlerin maceralarının da sonuna geliyoruz. İlk 4 kitabı 5 yıl önce okumuştum. Bilenler bilir Sancaktar'ları ne kadar sevsem de aileye damat gelen Barış'ı daha çok sevmiştim. Sanırım Mehmet biraz Barışın tahtını salladı, hatta birazdan da fazla olabilir.
Diğer kitaplarda olduğu gibi yine bolca polisiye, aksiyon ve aşk vardı.
Bir önceki kitapta Sena'nın başına gelen olaylar sayesinde ailenin tanıştığı Komiser Ebru Esmer Öztürk'ü bu sefer ana karakterlerimizden biri olarak görüyoruz.
Esmer, yıllardır babasının intiharının arkasındaki sırrı çözmeye çalışır bu yüzden de kendisini bir takım olayların içinde bulur. Mehmet ise Esmer'in daima yanında olup ona yardım edeceğine dair söz verir.
Mehmet Sancaktar bir yandan ailesinin başındaki belaları savuşturmaya çalışıp bir yandan da Esmer'in yanında, ona destek olmaya çalışır. Tabii bu sırada kabullenmeseler de birbirlerine aşık olurlar.
Mehmet ne kadar düzen delisi, her işini planlayarak yapan, titiz biriyse Esmer de tam tersi dağınık, kafasına göre davranan, başına buyruk bir kadındır. Birbirlerine tamamen zıt olan bu iki kişinin aslında nasıl da birbirini tamamladığını okuyoruz.
Kitap Serra ve Ahmet'in kitabıyla aynı zamanda geçiyor. Dolayısıyla hem Ahmet'in başından geçenlere hem de Serra'nın olaylarına şahit oluyoruz ama çok değil. Tamamen o olayları yeniden işleyip tekrara düşmüyor, zaten Esmer'in başına gelenler heyecanı yeterince diri tutuyor. Bu yüzden de benden artı puan aldı. Tempoyu hiç düşürmeden sonuna kadar polisiye ve romantizmi birlikte işliyor.
Mehmet Sancaktar'ı hep kasıntı biri olarak görmüştüm ama çok da merak etmiştim. Aslında kasıntı değil de omuzlarına yüklenen sorumluluk yüzünden böylesine katılaşmış. Esasında öyle bir ağabey ki kendisinden önce hep kardeşleri geliyor. Özendim. 😌
Eğer polisiyeyi romantizm ile harmanlanmış olarak seviyorsanız tavsiye ederim. Fakat sıralamasına göre okursanız daha iyi olur.
1. Aylardan Aşk 2. Aşkı Seçtim 3. Yolum Aşka Düştü 4. Aşkın Kokusunu Aldım 5. Sana Aşk Getirdim
SANA AŞK GETİRDİM İsmi bile ayrı güzel olan kitabımız nihayet bitti.Muhteşem bir finalle,tam da Mehmet Sancaktar'a yakışır bir finalle sona erdi. Mehmet Sancaktar'ın hikayesini Sancaktar severler olarak uzun zamandan beri merakla bekliyorduk. Tabiki Mehmet Sancaktar bizi yanıltmadı. Kardeşlerine,ailesine karşı bu kadar korumacı olan, sevdiği kadın için neler yapmaz dimi ama😍 Her zamanki gibi Aşk, polisiye, aksiyon ve dramı çok başarılı sekilde kurgulayıp, harmanlayan yazarımız yine muhtesem akıcı anlatımıyla farkını bu kitapta da ortaya koymuş. Aile, kardeş ve sevgi kavramlarının fazlasıyla üzerinde duran serimizin son kitabı Sana Aşk Getirdim, Mehmet Sancaktar'ın hikayesi ve Sena'nın cinayetle suçlandığı zaman diliminde geçiyor. Hikaye, kardeşi Ahmet Sancaktar'ın evine giden Mehmete, kapıyı Esmer komiserin açmasıyla başlıyor. Esmer, Mehmet'in hayatına yavaş yavaş aşkı getirirken , Mehmetin yaşadığı aşkı kendine çok görerek sevdiği ve ailesi arasında kalıyor. Ben bu kadar söylüyorum devamını siz okuyun. Söylemeden geçemiyceğim. Mehmet'i ne kadar sevsem de Esmer'i sevemedim, kafamda onu bir türlü oturturamadım(sevgili yazarım sakın kızma bana) Öncelikle şu söylemek istiyorum. Türk yazarlar içinde benim çok sevdiğim, saysam iki elimin parmaklarını geçmeyecek yazarlar arasında olmayı daha ilk kitabı # aylardanaşk ile başaran Meral Kır 'ı tebrik etmek istiyorum, bizlere çok güzel ve kaliteli bir seri armağan ettiği için. Kesinlikle unutulmaz karakterleriyle kitap dünyamıza renk kattığı için. Teşekkürler Meral Kır💝💝💝Sancaktar Ailesini ben çok sevdim. Serinin en sevdiğim çifti benim için Serra Sancaktar ❤️Barış Dağlı. Benim için çok özeldir. Benim gibi seriyi sevenlerden olsun bu teşekkür 💝
Ahh kitap okumaya aylar yıllar boyunca ara vermem kitap okumaya adapte olma sürecimi baya uzattı.
Aslında Mehmet Sancaktar ve hikayesini daha Aylardan Aşk kitabından beridir bekliyordum ama kitabı okuma sürecim araya giren olaylar yüzünden ancak bugünleri buldu. Ve size tek bir önerim var kitaba başlamadan önce Yolum Aşka Düştü ve Aşkın Kokusunu Aldım kitaplarını yakın zamanda bitirmiş olmanız ve oradaki olaylara hâkim olmanız çünkü ben yıllar geçtiği ve olayları unuttuğum için yine ne oluyor demekten kendimi alamadım. Hâlbuki hepsini de okumuştum 🤭
Neyse işte ben Esmer'in başına gelenlerin sebebi olarak düşündüğüm kişi başkasıydı ama yanlış tahminde bulunmuşum.
Onun dışında hep o alıştığımız Sancaktarlar kitabıydı. Başları beladan eksik olmayan karakol ve hastahane arasında gidip gelmeli bir de bolca aile sırları ile aşktan bocalayan sevdiğim alıştığım aileydi. Şimdi sıra Esmer'in abilerini okumakta 😎