Meraklılarının sabırsızlıkla beklediği, Çağatay Yaşmut’un kahramanı Başkomiser Galip; dört romandan sonra şimdi de birbirinden heyecanlı ve sürükleyici, yepyeni maceralarının olduğu yedi hikâye ile okurlarıyla buluşuyor.
Tabii ki Oğlak Yayınları’nda...
Editör Cinayetleri Karanlık Arzular Doktor Ceyda’yı Kim Öldürdü? Fotoğraftaki Katil Tek Kollu Örümcek Adam Rahip Cinayeti Karanlık Kadıköy
Çağatay Yaşmut, yerli polisiyenin son yıllarda öne çıkan yazarlarından. Yakınlarda yayımlanan Bir Başkomiser Galip Polisiyesi’nin dördüncü kitabı Kadıköy Cinayetleri’yle Dünya Kitap dergisi tarafından verilen “Altın Sayfa Yılın Polisiyesi Ödülü”nün de sahibi oldu. Yaşmut’un yerli polisiyemize armağan ettiği Başkomiser Galip karakteri, sadece olayları çözümleyişindeki yöntemiyle değil, bilakis yaşayan, nefes alan özgün bir roman karakteri olarak, hem fazlasıyla sıradan, hem de fazlasıyla sıradışı özelliklere sahip oluşuyla polisiye romanlarda karşılaştığımız diğer dedektif karakterlerinden epeyce ayrılıyor.
Ben genellikle polisiye öykü sevmiyorum, bana polisiye romanın verdiği heyecanı vermiyor. Öykünün sınırları bence polisiyeye uymuyor. Bu kitapta yine de çok beğendiğim öyküler oldu, hiç beğenmediklerim oldu. Ama kitap iyi yazılmıştı, bir önceki kitaptaki hatalar yoktu. Polisiye öykü sevmememe ve katili hemen tahmin etmeme (ipucu çok barizdi) rağmen 'Rahip Cinayeti' oldukça başarılı bir öyküydü, keza 'Örümcek Adamın İzinde' de öyle. Son öykünün roman olması ise çok daha iyi olurdu, bence Çağatay Yaşmut güzelim konuyu heba etmiş (dost acı söyler). 'Karanlık Arzular' isimli öyküden ise nefret ettim, vahşi cinayetlerden ya da yazarın katilin bulunma süreci yerine cinayetlere önem vermesinden hoşlanmıyorum. Diğer öyküler ise idare ederdi bence. Polisiye öykü sevenlerin beğeneceğini düşünüyorum ama. Şimdiye kadar okuduğum iyi polisiye öykü kitaplarından biriydi, ama dediğim gibi tür kesinlikle bana uygun değildi.
Çağatay Yaşmut’u beğendim. Akıcı ve zeki anlatımı, düzgün tespitleri var. Bir tek kadınları tarif ederken iri göğüsler, geniş kalçalar gibi betimlemeler yapmasından hoşlanmadım. Zaten gereksiz de. Her biri ayrı hikaye değil, bazısı devam ediyor. “Fotoğraftaki Katil” çok rahatsız edici, bu özelliğiyle diğerlerinden ayrılıyor. “Karanlık Kadıköy” de oldukça detaylı bir cinayet örgüsü var. Onu da bayağı beğendim.
Gercekten cok severek okudum. Bir Kadikoylu olarak bildigim, gezdigim sokaklarda gecen polisiye gerilim bana buyuk keyif veriyor. Ancak Kadikoylu olmasaydim da zevkle okurdum. Farkli, kisa hikayelerden olusan bir kitap. Komiser Galip gene dokturuyor. Son derece gercek ve sade bir karakter. Bir sonraki kitabi merakla bekliyorum. Cagatay Bey biraz daha hizli yazamaz mi?