“Aşk için yapılacaklar listesi”ne uymak zorunda olan Yaprak, çeteyi toparlamakta giderek zorluk çeken Ali, mikser gibi sürekli ortalığı karıştıran Oğuz, öfke, küfür ve kıskançlık problemini kontrol altına almak için psikoloğa giden Gökhan ve hayatının kadınını bulmak için gizemli bir internet karakteri yaratan Sinan… Barış, Yaprak’a aşk koçluğu yapmak için gizlice çetenin karmaşık hayatının tam ortasında biter.
Ve en önemlisi, Yaprak geçmişten gelen büyük gizemi çözebilecek midir?
1994 yılında dünyaya gelen Büşra Yılmaz aslen Tokatlıdır. Liseyi Tokat Gazi Osman Paşa Lisesi’nde okuyan Büşra Yılmaz Üniversite eğitimini Düzce Üniversitesi’de Sosyal Hizmetler bölümünde tamamlamıştır.
2017'nin son kitabı! 4N1K On ikiden sonra ismini çok sevmiş ve anlamlı bulmuştum.Nitekim içeriğini de sevdim.Sevmemek elde değil.Bir kere sayfaları kıkırdaya kıkırdaya okudum. #TeamAli tayfasından görüyordum kendimi ama #TeamBarış tayfasını bu kitapta bağrıma basasım geldi.Kitabın sonuna doğru öyle içime işledi ki Barış ve Yaprak sahnesi... Oğuz'un şapşikleri bu kitap da bir hayli güldürdü.Bir ara ağlama krizi geçirse de sebebi güzel olacak bence ☺ Sonra Sinan'ın blog işine girip aslında gözünün önünde olup da fark edemediğini fark etmesini çok sevdim. Gökhan'ın da Merve takıntısından zor da olsa uzaklaşmasını hoş buldum.Ama çok üzdü Gökkuş.Onun da dediği gibi 'Kimi sevsem gidiyor.' Ali nam-ı diğer Ga men.Kitabı okurken gamzelerine ben de parmak basmak istemiş olabilirim... Yaprak.. Nöron savaşlarına devam evladım.Sen bu aşk işini çözeceksin yavaş yavaş...
Spoi vermeden sanırım sevgimi en güzel böyle ifade edebilirim.Üçüncü kitapta görüşmek üzere.Umarım çok beklemeyiz. ☺
İlk kitap ne kadar mükemmelse 2. kitap o kadar berbattı. İlk kitabı neredeyse 4 kez okumuşumdur. Ama ikinci resmen delirtti. Nerede o eski çete. Doğru dürüst bir araya bile gelmediler. O ilk kitapta ki hepinizin kalbini eriten Ali gitmiş yerine başka bir şey gelmiş. 😒 Kitaba dair en çok kızdığım şey. Bir karakterin her konuşmasından sonra hep "ya" olur mu? Neredeyse her karakter konuştuktan sonra ekledi. Kitap sonuna kadar bu böyle gitti. Yeni gelen karakterler berbattı gereksiz yer işgali resmen. Güzel bir kitap nasıl mahvedilir onu okudum. Umarım 3. kitapta durumu toparlarlar. Aksi halde bu seriye yazık olacak.
4N1K 2 | Kitap Yorumu 🦄🦄 "Ama... Şunu bil. Rüya sadece gece görülmez. Aşk sadece bir defa çalmaz kapıyı. İnsanlar yalnızca bir defa tanışmaz. Tamam mı?" 🦄🦄 Bu kitapla ilgili ne yazsam bilemiyorum. Hiçbir şey yazmadan alıntılar bırakıp girmek istiyorum, öyle. 🦄🦄 İlk olarak, ilk kitabı ne kadar çok sevdiğimi ve bendeki yerini beni tanıyan herkes bilir. Çünkü Büşra Yılmaz inanılmaz bir kadın ve iki kitabı da harika bir hayalgücünün örneği. ÖFA ve 4N1K yı yazabilecek bir kapasiteye sahip olması, kitapların tamamen zıt olmasından dolayı, ona çok daha fazla ilgi duymamı sağlamıştı. Film çıktıktan sonra Ali karakterini oynayan Hasan Denizyaran beni bırazcık hayal kırıklığına uğrattı. Ama Burak Yörük Barış'ı muazzam oynadı, gerçekten 4N1K ruhunu benimsedi diye düşünüyorum. Sonra ilk kitapta Ali'ye aşık olan ben, Barış'ı daha çok sevmeye başladım. İlk kitapta Barış'ın olduğu her sahnede sinir krizi geçirmeme rağmen filmden sonra, 2. kitapta Barış'ın üzülmesinden ve Yaprak'ın onu kırmasından korktum. Sonra anlamsızca ufaktan 2. kitaptan beklentim düştü, Barış üzülecek diye okuma hevesim biraz kaçtı. Yine de Büşü kızın kalemine güvenip dayanamadım, alıp okudum. 🦄🦄 Çeteyi çok özlemişim! Onları okumak eve geri dönmüşüm gibi hissettirdi. İlk kitaptaki gibi her sayfada gülmedim ama tabi ki bu kitap da çok eğlenceliydi. Ama ufak bir sorun var, 2. kitapta çete birazcık daha arka planda gibiydi. Daha çok Yaprak'ın iç çatışmaları ve kararsızlıkları, ilişkisini ayakta tutmaya çalışması, bunu insanlara söylemek vs. gibi düşüncelerini okuyoruz bu kitapta. Yani kısaca bu kitapta aşk daha ön plandaydı. Bu benim fikrim ama çetenin yine ön planda olduğu bir kitap olsa daha çok eğlenirdim. Genel olarak beni rahatsız eden tek şey aşkın daha fazla olmasıydı. Bunun dışında her şey yine çok güzeldi. 🦄🦄 Kitap boyunca Yaprak'ın kararsızlıklarına ve aptallıklarına sinir oldum. Ali'yle bir türlü biz buyuz diyemediler, sevgiliyiz ya da arkadaşız. Veya oldukları hiçbir şeye devam edemediler. Hep bir kararsızlık söz konusuydu, bir süre sonra sabrım taştı ve daha çok sinir oldum. 🦄🦄 Film bütün sinirlerimi alt üst etti benim galiba ya. 🦄🦄 Sonu, aslında önceden olmasını beklediğim bir şeydi ama @mishapm kesinlikle en can alıcı noktada bombayı patlatmış. 3. Kitap için çıldırıyorum ama 2. Filmi daha çok merak ediyorum sanırım (çünkü Sırık aşkım💙) 🦄🦄 Son 30 sayfa kala yaşanan bir olay vardı, orada bittim ben. Ağlamaktan gözlerim şişti ve net olarak Yaprak'tan nefret etmeye başladım. Hala düşündükçe kötü oluyorum, neyse 🦄🦄 İlk kitabı okuyanlar hemen okusunlar bu kitabı da! Bana bu kadar farklı duyguları yaşatan ve çoğu karakter hakkında fikrimi değiştiren bir kitaptı. Bu da @mishapm 'in süprizlerle dolu kaleminin başarısı💗 Başarılarının devamını diliyorum güzel kadın. Ama 3. kitapta Sırık'ı üzerlerse çok fena olur🔪 🦄🦄 Jdjdjdjdj şaka maka üf lafı ne kadar uzattım okuyun bu kitabı💗
Harikaydı!!! Bu aralar en ihtiyacım olan şey bir genç kurguydu herhalde! Sonu özellikle beni katletti! Nasıl bize bunu yaparsın Büşü!! Yani bu biraz fazla acımasızca özellikle kitabın seneye çıkacağı düşünülürse. Neyse yorumuma geçeyim! Ne kadar harika olsada bir kaç nokta nedense beni çok üzdü! 1. Nunu’yu daha fazla görmek istedim çünkü o kadın benim idolüm çok değişik ve bunu tam olarak ne yazık ki 2. Kitapta görmedik! 2. Olarak da Barış’ın duygularını daha net almak isterdim özelliklede sevdiğin birinin başkasına gidişini izlemek ne kadar ağır onu almak istedim hikayeden. 3. Olarak Zeliş Sultanın kesin olarak hamile olup olmadığına bakıldı mı o biraz kafamı kurcaladı, hani test falan nerede. Tabi bunların dışında çok hoşuma giden sahnelerde çoğunluktaydı o yüzden 5/5 aldı!! Özellikle Yaprağın kitapları olduğunu öğrenmek beni mutlu etti kendime bu kadar yakın hissettiğim (davranış olarak değil bir arkadaş gibi) bir karakterin bana benzer özellikler göstermesi her okur gibi benimde çok hoşuma gider o yüzden burası beni vurdu tabi! Ama daha sonrasında oluşan çizgi roman olayı bende gözlerinden kalp çıkan emoji hissi uyandırdı! Son bir sıkıntım daha var Ali’nin neler hissettiğini ne yazık ki bana tam geçmedi hani Yaprakla arasında bir sürü şey oluyor bir tek çizgi roman sahnesinde bunu aldım tam olarak ne yazık ki! Genel olarak baktığımda çok başarılı bir romandı! Açıkcası beni bulunduğum durumdan rahatça çıkardı o yüzden Büşüyü tekrar ayakta alkışlıyorum ve sevgilerimi yolluyorum! Kesinlikle okunmalı!
İlk kitabı almamla okumam bir olmuştu ve bittiğinde o kadar sevmiştim ki en iyi 10 kitabımın arasına rahatlıkla girmişti. Filmi çıktığında koşarak gittim, şimdiyse dizi olacak ve onu da izleyeceğimden eminim.
Aynı duyguları 2. kirapta bu kadar yoğun yaşayamadığım için açıkçası hayal kırıklığına uğramadım değil. Sanırım çıtayı 1. kitaptan daha yükseğe koyduğum içindir.
Kitapta yine çılgın çeteyi görsekte herkese bir ciddiyet de gelmiş sanki. Yaprak ve Ali ilişkisi. Gökhan’ın aşk acısı. Sinan’ın aşk konusundaki ünitsizlikleri. Tabii bu söylediğin şeyler sadece Oğuz içermiyor. O hala bildiğiniz oğuz.
Kitabın içerisinde Büşra’nın takipçilerinin anlayabileceğim birkaç bölüm vardı. Bunlar epey hoşuma gitti. Ben ne kadar Team Alici olsam da bu kitapta Barış’ı çok taktir ettim. Bence ikilinin sahneleri çok güzeldi.
Kitap çoğunluk olarak Yaprak ve Yaprağın bir sevgili olamaya çabalamasını okuyoruz aslında ama bu çatışmaları sadece içinde yaşıyor. Yani kitapta Yaptak-Ali sahnesinden daha çok Yaprak-Barış sahnesi daha çok gördük (baş başa kalmalarından bahsediyorum.).
Ne olursa olsun kitabı yine de beğendim. Kitabın sonundan da anlabildiğimiz üzere 3. kitap gelecek ama ne zaman kim bilir. Onun haricinde kitapta en güldüğüm sahneler kesnlikle Oğuz sahneleri ve Yaprağın kendi elleriyle çizdiği çizgiromandı. Tabii en sevmediğin sahnelerde Gökçe ve yardakçılarının sahneleriydi.
Okursunuz tabii ki. Fakat size seviyem, beklentileriniz üç tık daha düşürün. Yoksa hayal kırıklığına uğrarsınız... Benim gibi...
Sözün özünü açıklayayım size:
İlk kitap ne kadar mükemmelse, bu kitap o kadar kötü olmuş. İlk kitabın verdiği o komedi, o eğlence ikinci kitapta yoktu. İkinci kitap bildiğin Kuzey ve Güney arasında kalan Cemre gibiydi. Aşk üçgenini konu almakla kalmamış, bu aşk üçgenine de okuyucuları sokmuş. Çünkü ben de başlarda #teamali'ci olarak kendimden şüphe ettim. Acaba Barış daha mı çok hak ediyor Yaprak'ı diye. Bu olaydan sonra Ali'nin aşkı boş verilse üzülürüm. Barış'in ki boş verilse yine üzülürüm! Eee?!
Size şunu söylemeliyim ki, ben bu kitabı sırf o çete için okudum. Hala da öyle. Ama bu çetenin arasına aşk sokulunca bunun pek bir eğlencesi kalmıyor. Çete zaten dağılmış gibi, herkes nir kafada. Gökhan'ın kafa gidik Sinan aşkı arıyor, Ali sabırla oyunun yüklenmesini bekler gibi Yaprak'ı bekliyor, Oğuz işinde çığır açarak iğrençleşmiş vaziyette -kim pisuvar çalar ki öğk-, Yaprak ise o ilk kitaptaki sert kız profilinden mızmız, çemkirik bir kıza dönmüş. Karakterler çok değişti. Herkesin içine rehavet düşmüş gibi.
Yazar karakterlerini unutmuş.
Zaten kitabın sonu ayrı bir olay. Üçüncü kitabın çıkacağını zannetmiyorum, direkt dizi olacak diye biliyorum. Bu sebeple devamı öyle gelecek galiba. Fakat benim beklentilerim düşük.
Puan kırmamın sebebi de karakterlerin değişmesi ve yazarın mizahtan aşka dönmesi.
İlk kitabı okuyan insan ikinciyide öyle bir merakla bekliyor ki anlatamam, bende bekledim bekledim ve çıktığında hemen aldım çünkü ilk kitabını çok gülerek Kitabı benden önce okuyan arkadaşımın tepkisi '' Tuana aşk kitabı olmuş '' du bende yok canım diyip okumaya karar verdim. Sonuçta ortada bir aşk var tabii biraz bekliyorsun ama bu kadar olmamalıydı. O kitap kapağına eklenen karakter herhalde büyük bir şey olacak dedim karakterterler o kadar ama o kadar boşlardı ki okumak bile istemedim.Çete çok fazla sayfada yoktu ve çete diye birşey de yok gibiydi. Ali Yaprak aşkını bekledik ama iki ergen beklemedik sonuçta. İlk kitabı nasıl eğlenerek okuduysam bunu o kadar sıkılarak okudum yani hala o boş karakterlere karşı nefret doluyum yani o kadar boş yer kaplamışlardı ki, olmasalardı 100 sayfa kitap bile olsa okurdum. Ergen tipleri, zengin bebeleri, her şeye maydanoz olan ergenler, ağızları papuç gibi olanlar, kuduruk zengin kızları görmek beni sevindirmedi, hiç ama hiç beklediğimi almadım. 4n1k çok eğlenceli bir kitaptır. 4n1k 2 aşk ve biraz çete okuyacağınız bir kitaptır. Çok sinirliyim çünkü hangi sayfayı çevirsem başka bir ergen görmek sıktı yani. Kısacası nefret ettim. Herkes öyle düşünür mü bilmem ama ana karakter bile olmayan insanların kapakda yer alması falan filan derken iş bende bozuldu. Beğenen olacaktır ama ben onlardan birisi değilim maalesef çok beklemiştim ama bu beni biraz üzdü.
açıkcası ilk kitabı ne kadar sevdiysem ikinci kitaptan o kadar nefret ettim ya bir kere kitapta sinan ali gokhan oguz yoktu abi ya bu nasıl cetedir birinci kitap nasıl aralarının kuvvetli oldugunu birbirlerinden ayrılamayacaklarını hissettirsede ikinci kitap tam tersini hissettirdi zaten kitap bir tek barış mudo ve çetesini konu almış ayrıca yaprağın barıs için aliye yalan soylemesi ondan gizli gizli barışla buluşması benim acayip sinirime gitti ya sen aliye seni seviyorum demedin mi alinin yanında olsan barış icin onu uzmesen zaten o mutlu olucak sen niye gidip mutlu etmek icin barıştan yardım alıyosun ki bu onu daha fazla uzmuyo mu ki uzmekten cok o guven duygusunu zedelicek hareketler degil mi ayrıca 4n1knın konusu 3 4 5kitap kaldırabilicel bir konu degil en fazla iki kitap kaldırır ki ikinci kitap cocukların aliyle yaprağın arasında ki seyi öğrenmeleri ve yaprakla alinln bunu onlara kabul ettirme çabalarını iceren bir kitap olsaydı cok daha iyi olurdu bu kitapta tamamen saçmalamış çünkü ayrıca kitaba mudo ve çetesinin girmesi cok sacma olmus cunku bomboş insanlar
Yine çok güzeldi fakat ilk kitap film tadı verirken bu kitap daha çok dizi bölümü tadı verdi, yani demek istediğim gereksiz uzatılmış kısımlar vardı ve çok fazla gelişme olmadı. Barış'a yine yeni yeniden aşık oldum resmen. Sen ne kadar mükemmel bir karaktersin öyle. Bu kitap bana Barış'ın aşkının ne kadar paha biçilmez olduğunu kanıtladı ve umarım bunu Aliciler de görmüştür. Barışın bize hissettirdiği o acısı ve çaresizliği beni ağlattı. Her ne kadar Aliyi de sevsem de itici tavırları vardı bu kitapta. Yaprak ile olan ilişkisi de ikisi için de çok toxic ilerliyordu bence, aralarındaki gerginliği okur olarak hissediyorsunuz. Oğuz yine muazzamdı, gülmekten öldüm. Bayılıyorum kendisine. Genel olarak yine çok sevdim ve bu serinin benim için çok ayrı bir yeri var. Umarım 3.Kitap büyüyü bozmaz.
genelde wattpad kitaplarını sevmem, genelleme yapmıyorum fakat hiç okuyup da beğendiğim olmadı. bu yüzden gidip ne alırım ne de incelerim. fakat 4n1k serisi benim için öyle değil, özellikle ilk kitabını çok sevmiştim. filmi de çok güzeldi hatta! fakaaat bu kitap tam bir hayal kırıklığı olmasa da ilk kitaptaki gibi değildi, çete sanki çok durulmuştu. tamam yine bir şeyler yapıyorlardı ama o ilk kitaptaki havayı alamadım. gerçekten ilk kitabın atmosferi mükemmeldi! ikinci kitap bu bakımdan bakılınca benim için hafif bir hayal kırıklığı oldu, yine de kötü diyebilir miyim? asla. ama keşke yazar uzatmayıp artık sonunu bağlasaydı. evet çeteyi okumak çok güzel ama uzadıkça tadı kaçıyor bence, umarım 3. kitap hem tez vakitte çıkar hem de 2. kitapla yıkılan hayallerimi tekrar yerden toplar...
Daha çok duygu ağırlıklı olan, yine ve yine efsane bir kitap. Bu kitap herksin hayatının yolunda gitmeyeceği her ne kadar gülmelerine pislik yapmalarına alıştığımız bu güzelim karakterlerimizin de olumsuz duygularının olduğu, arka tarafta her insan gibi üzülüp, kırılan insanlar olduğunu gözler önüne seriyor yazar hanım. Bu serinin 3. kitabını sanırım bir ömür daha bekleyeceğiz çıkması için ama olsun ben bir ömürde olsa beklerim ve sizi de bu bekleyişe davet ediyorum.
4.5 Yarım puan kırmama sebep olan şey/ler bu kitapta aşkın arkadaşlıktan daha ön planda tutulması. Çetenin sacmaladiklarindan çok her birinin aşk acısını okuyor olmak beni biraz üzdü. Bunun dışında Büşra'nın yazım dili oturmuş, espriler daha bi' guzellesmisti. Hatta ilk defa bir kitapta nefessiz kalana kadar güldüm. Güzeldi ya. Keşke bu kitabı son kitap sanıp o sonda delirmeseydim.
1. kitabın yerini tutamasada yinede kendini okutturan bir kitap olmuş.İlk kitaptaki gibi her sayfasında eğlence beklemeyin,içinde aşkın yoğun olması bence bozmuş kitabı.Yinede sıkılmadan okuyabileceğiniz bir kitap.
İlk kitabın tadını bu kitapta alamadım. Bu kitapta güzeldi ama ilki kadar güldürmedi. Ayrıca bazı karakterlere nedense sinir oldum. Yazar sonunda yine merakta bıraktı. Umarım 3. kitabı da çıkar. Merakla bekliyorum. İlk kitabın yerini tutmasa da okunmalı.
artık liseli bir ergen olmadığım için eskiden aldığım hazzın aynısını alamıyorum tabiki. 4n1k’yı ilk okumaya başladığımda lise 3’teydim. hala yarıla yarıla güldüğüm sahneler yok mu var tabiki. fakat YİNE YAKTIN BİZİ ALİ BAŞGAN
Bitti ya! İlk kitap kadar güldürmedi belki ama bir çok gizemin ortaya çıktığı bir kitaptı. O son neydi öyle peki, zurnanın zırt dediği yerde bitti resmen! Büşra kurbanın olayım yaz şu üçüncü kitabı, çatlayacağım resmen!!!!
Bişey sormak istiyorum okuyan arkadaşlar acaba bu siteden mi okudu? Eğer öyleyse nasıl okuyorsunuz ben bi türlü okuyamıyorum yani açamıyorum nasıl yapılıyo? Yardımcı olur musunuz?