Haldun Hürel, semt semt İstanbul tarihinin izini sürüyor. Her sokağını defalarca arşınladığı şehrin ölümsüz eserlerini, öyküleriyle anlatıyor. Tarihi alanlarda karşısına çıkan otoparklara, beton binalara değil, bu türedi yapıların öncesine götürüyor okuyucusunu...
Biz ne kadar gözlerimizi kapatsak, başımızı öte yana çevirsek de, bu şehrin her köşesinde yağmalanmış Roma ve Osmanlı mirası var. Aslında yıkılan, izbeye, çöplüğe dönen; sadece bir cami, bir kilise, bir konak ya da bir çeşme değil, binlerce yıllık kültürel birikim...
"Elinizdeki bu kitap sizi, İstanbul'un tarihsel geçmişinde, coşkulu düşler eşliğinde gezdirirken, bu büyüleyici ve hüzünlü kentin, barındırdığı sanat eserlerinin o eşsiz öykülerinin şaşırtıcı güzelliğiyle de buluşturacak. Sayfalar arasında dolaştığınızda; İstanbul'u, sadece 'geniş kapsamlı bir rehber kitap in yol göstericiliğinde değil, sanatsal çalışmaların ne tür bir üslupla, hangi ulusal ve evrensel birikimlerin sonucunda yapıldığına da tanık olarak ve bütün bunlara ait çok heyecan verici öyküleri dinleyerek yol alacaksınız."
İstanbul şehir tarihi ve kültürüne dair yazılarından tanıdığımız Haldun Hürel, İstanbul'u Geziyorum Gözlerim Açık’ ta neyi/neleri/nereyi kaybettiğimizi de anlatıyor.
1949 yılında Trabzon'da doğdu. Hırkai-Şerif İlkokulu, Gelenbevi Ortaokulu'nda okudu. Yüksek öğrenimini; Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Seramik Bölümü'nde tamamladı. 15 yıl seramik modelciliği yaptı. 60'lı yıllardaki Rock Müzik akımı, onu ailesinin tepkisine rağmen müziğe yöneltti. Kardeşleriyle birlikte '3 Hürel' topluluğunu kurdu. Evli ve bir kız çocuk babası olan Hürel, halen tekstil sektöründe çalışmaktadır. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde ve Akademi İstanbul'da Sanat Tarihi dersi vermekte, Sanat Tarihi ve Antik Anadolu Tarihi konularında kitaplar yazmaktadır.