What do you think?


Ecel Perileri
Ankara'da bir şeyler oluyor... Boynu kırılmış cesetler her kör delikten çıkıyor... Profesyonelce işlenmiş cinayetler... Cinayet Büro polisleri, bu bilmeceyi çözmeye çalışıyor... Tecavüzcü ve sapıkları arayan bir katil... Bulunamıyor... Angutyus yeni romanında bilmecelerle dolu bir labirente davet ediyor herkesi.
478 pages, Paperback
First published January 1, 2016
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 6 of 6 reviews
February 27, 2019
Fedai kitabı ve bu ayrı bir efsane
November 18, 2016
Polisiye kitap okumayı sevmem, heyecanlanıp oturarak okuyamam kitabı çünkü. Öylede oldu zaten, bırakamadım kitabı evde volta ata ata bitirdim sabaha karşı. Sonuna sinirlendim açıkcası o kadar sevmiştim bazı karakterleri. Pelin ile Fikret arasındaki diyaloglar dışında, aslında çoğu diyalog pek inandırıcı gelmedi bana. Ne bileyim insanlar öyle konuşmuyorlar aralarında... Dexter sevimli katilden etkilenilmiş gibime geldi bana ama kitabın ortalarına doğru aklıma dahi gelmedi bir daha. Sürükleyici bir kitap, tavsiye ederim.
*annemin angutyusu yabancı sanıp "aaa karakterlerin adı türkçe mi?" diye sorması ve babamın "angut... ne o yaaa?" diye atar yapması da yazarın güzide evimizde popülerlik kazandığının bir göstergesidir*
*annemin angutyusu yabancı sanıp "aaa karakterlerin adı türkçe mi?" diye sorması ve babamın "angut... ne o yaaa?" diye atar yapması da yazarın güzide evimizde popülerlik kazandığının bir göstergesidir*
June 18, 2016
Nefis kurgusuyla bir Fatih Akdere kitabı. Her sayfayı heyecanla okudum muhteşemdi <3
July 12, 2016
Bir solukta okudum. İnanılmaz bir kurgu.
July 6, 2016
Ankara romanı keyifle okudum. Sadece sonu benim için biraz hayalkırıklığı oldu
March 31, 2017
Kapağının müthişliği ve femme fatale çizgisi ilgimi çektiği için kitabı görmemle kasaya gitmem bir oldu. Aldım ve otobüste okumaya başladım. Sonra hızla ilerlerken bir anda kitapta gelişen bir olay beni o kadar etkiledi ve içine aldı ki mide bulantısıyla kitabı çantama kaldırdım ve iki gün boyunca yaklaşmadım. Sonra bir cesaret okumaya devam ettim. Aralarda Ankara ağzı da edebiyatı da tiksindirse de (bu benim kişisel hoşlanmazlığımdan kaynaklanmaktadır) yazarın üslubu bölüm geçişleri kitap ilerledikçe daha da hızlandı ve kitabı elimden bırakmak imkansız hale geldi. Spoiler vermeden anlatmaya çalışıyorum ancak bir iki olay dışında Bahadır, Gülay ve Pelin dışında her şey o kadar içime sinerek bitti ki kitapta. Özellikle sonu! Üzülmedim değil bir burukluk var içimde ama -spoiler içerir- Miray'ın karakterine yakışır bir hareketti o fevrilik düşüncesiz davranmak, ekip çağırmadan mekan basmacalar falan- ve iyiydi ya. Seni seviyorum Beyza.
Displaying 1 - 6 of 6 reviews







