Gıdanız ilacınız, ilacınız gıdanız olsun…" Hipokrat'ın çağlar öncesi dile getirdiği bu söz bu kitabı özetleyecek en doğru ifade olsa gerek.
Çünkü açlığa çare olarak lanse edilen “yeşil devrim”le endüstrileşerek pakete giren gıdalar doğallığını yitirdi. Artık neredeyse her öğünde tarım ilaçları, kimyasal gübreler, katkı maddeleri, hormonlar, antibiyotikler ve GDO ile bulaşık ürünler tüketiyoruz. Soframıza gelen hemen hemen her üründe türlü hilelerle karşılaşıyoruz. Zeytini zehirli tekstil boyasıyla anar olduk, balı mısır şurubuyla. Çilek yerken “hormon”dan korkar hale geldik, bebek maması alırken GDO'dan. Her gün birilerinin daha kansere yakalandığını duyduğumuz bu günlerde herkes ne yiyip ne içtiği konusunda diken üstünde. Peki tehlikenin ne kadar farkındayız?
Hekimler bile artık, doğallığını kaybeden ürünler için kötü kalpli cadının Pamuk Prenses'e verdiği “zehirli elma” benzetmesini yapıyorken, 'Cadı'nın tuzağına düşmemek için organik dünyanın kapılarını aralayalım dedik…
Organiğe dair tüm soruların yanıtları elinizin altında...
Bu kitap, kısa olmasına rağmen biraz süründü elimde. Bazı yerlerini eksik ve yetersiz buldum. Kimi iddialar öne sürüyor, yapılan bilimsel çalışmalardan bahsediyor ama bunlarla ilgili dönüp bakabileceğimiz kaynakları açıkça belirtmemiş. Toprağa en çok zarar veren şeylerden biri hayvancılıkken, verimli toprakları söz konusu ettiğinde bu tarım çeşidini eleştirmiyor, aksine yapılması yönündeki örneklere değiniyor. Gibi gibi... Bazı rakamları görmek ve ne yediğimizi gözden geçirmek açısından faydalı bir kitap ama bilgilenmek açısından sanırım biraz fazlasını ummuştum.
Modern şehir hayatında üç tane temel bilginin çok önemli olduğunu düşünüyorum, bunlardan ilki sağlık, sağlıklı beslenme ve spor.
Bu kitap, yediğimiz içtiğimiz ürünler hakkında inanılmaz net bilgileri, karşıt görüşleri ile birlikte sunuyor.
Zaten bildiğimiz nişasta bazlı şeker gerçeğini, gdo’lu ürünleri direk satın almadan da nasıl tükettiğimizi, tarım zehirlerinin vücudumuzdaki etkilerini gözler önüne seriyor.
Bu kitabı herkesin, en çokta eve alışveriş yapan anne ve babaların okuması ve çocuklarına da ders niteliğinde okutması lazım.
“Her madde zehirdir. Zehirli zehir olmayanı ayıran, dozdur.” Paracelsus (1493-1541)
Yazar gazeteci olunca ve konuya yönelik bir çok yayın yapınca bunu bir kitaplaştırayım demiş. Bu çok net görülüyor ama iyi etmiş. Çok iyi ve net bilgileri bilim insanlarının yorumuyla okuyabileceksiniz. Sadece kitabın kurgusu biraz dağınık. Bu kitaptan 4 kitaplık daha esin kaynağı çıkar. Eğer kimya dilinden anlıyorsanız bazı gerçekleri dehşetle okuyabilirsiniz. Çünkü yazar burada biraz eksik kalıyor. Okuduğunuz bazı rakam ve uzman görüşlerini bilgilerinizle anlamlandırabilirsiniz.