“‘Erkeklik’ en çok erkeği ezer.” Tayfun Atay’ın kitabındaki ilk yazısının başlığı, erkeklik meselesinin özünü söylüyor aslında! “Maçoluğun dayanılmaz ağırlığı” altında erkek erkeğin kurdu oluyor. Erkeklik rolünün dayatmalarının yol açtığı kasılmalar, erkekleri ebedi ergenlere dönüştürüyor. Atay, bu acıklı olduğu kadar acıtıcı da olabilen hali tasvir ederken, geleneksel erkeklik rollerinin yeni rolleri de göz atmayı ihmal etmiyor: Metroseksüeller, gettoseksüeller, entelseksüeller, ‘dobraseksüeller’…
“Memleketimizden kadın manzaralarına” bakan geniş bir terası da var kitabın. Güzellik imgelerinden “helal kız” hayallerine…
Dinsellikle cinselliğin gerilimli ilişkisini (bkz.: Helâl Sex Shop!) mercek altına alan yazılar da var; bir türlü gerçekleşemeyen eşcinsellik açılımına karşılık bir açılım olarak eşcinselliğe bakan pencereler de var.
Kadınlık ve erkeklikle ilgili klişeler hakkında, değişen erkeklikler ve kadınlıklar hakkında, cinsiyet kimliklerinin muğlaklıkları ve geçişkenlikleri hakkında, cinselliği yaşamanın toplumsal müşkülleri hakkında, capcanlı bir kitap.
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde fizik antropoloji öğrenimi gördü (1983). Aynı üniversitede paleoantropoloji alanında yüksek lisans yaptı (1986). Londra Üniversitesi Doğu ve Afrika Çalışmaları Okulu'nda (SOAS) sosyal antropoloji üzerine ikinci yüksek lisans (1989) derecesini aldı ve doktora (1994) yaptı. 1985-2001 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü'ne bağlı olarak çalışmalarını sürdürdü. Halen Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Halkbilim Bölümü Etnoloji Anabilim Dalı'nda öğretim üyesi. Ayrıca Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölümü bünyesindeki Sosyal Antropoloji Yüksek Lisans Programı'nda da ek görevli öğretim üyesi olarak dersler veriyor. Diğer eserleri: Batı'da Bir Nakşî Cemaati - Şeyh Nazım Kıbrısî Örneği (İletişim, 1996); Din Hayattan Çıkar - Antropolojik Denemeler (İletişim, 2004, 2009, 2011); Yaşasın Meşhuriyet Çağı: Popüler Kültürden Kitle Kültürüne Türkiye İzlenimleri (Epsilon, 2004); Din Üzerine Antropolojik İncelemeler (Brian Morris'ten çeviri; İmge, 2004); Göl ve İnsan: Beyşehir Gölü Çevresinde Doğa-Kültür ilişkisi Üzerine Antropolojik Bir İnceleme (Kalan, 2005); Türkler Kürtler Kıbrıslılar - İngiltere'de Türkçe Yaşamak (Dipnot, 2006).
Erkeklik, kadınlık ve LGBTİ'ye dair güncel yazılar ekseninde bir düşünme türüna çıkartıyor yazar bizi. Kitabın giriş bölümünün akademik bir nitelik taşıması ve ilerleyen bölümlerin güncel yazılardan oluşması okumayı kolaylaştırıp, zevkli hale getiriyor. Türkçe'de henüz az kaynağın olduğu "erkeklik" alanına dair bir kitap olması da ayrıca önemli. Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları'na dair merakı olanlar için güzel bir kaynak.
Kitabin basi daha çok antropolojik temellere dayali analizler ve bilgiler iceriyor. Zaman zaman eski moda ifadeler (cinsel tercih gibi) maalesef kulak tirmaliyor. Özellikle son bölüm aceleye getirilmis gibi. Yazarin ilk kisimlarda goruslerini dayandirdigi temeller yerini kisisel fikirlerin genelgecer dogruymus gibi paylasildigi satirlara birakabiliyor.
nihan kaya'nn kaynakça koyan versiyonu. ama ne rezalet, çok üzgünüm. islama karşı olan fobikliği ise hayretler içinde bıraktı. kafa yapısına alışkınım da bunları bu kadar cüretkar yazabilmesine karşı üzüntümü anlatamam. ayrıca sonlara doğru iyice kitap konusundan uzaklaştı ve bir siyasi eleştiri platformuna dönüştü, anlıyorum bu psikolojiyi ama... yazık ya. neyse.