Eski deyimle "nev'i şahsına münhasır" bir karakter olduğu yazdığı birkaç sayfadan hemen anlaşılan Özkan Eroğlu'nun bu kitabı, "huysuz" bir eleştirmenin sanat dünyamızdaki yerleşik değerlere karşı Donkişotvari sayıklamalarından, kendini gösterme çabalarından oluşuyor dersem pek abartmış olmam herhalde. Özellikle Batı taklitçiliği, sanat geçmişimizi yeterince tanımada, öğrenmede eksikliğimiz gibi konulardaki bazı görüşleri dikkate değer, haklılık payı var. Ama sanat alemini adeta matematiksel ölçütlerle değerlendirmeye çalışmasını, şu sanatçıdır, şu değildir şeklinde toptancı iddialar ortaya atmasını ciddiye almak zor.