Türkiye’nin 70’leri 90’lardır. Bu her şey gibi geç kalmış döneme kılavuzluk eden kitapların başında da o dönem Korsan Yayınları’ndan çıkmış Jim Douglas Morrison’ın coşkuyla yazdığı iki büyük ölüm güncesi gelir : Amerikan Gecesi ve Tanrılar, Yeni Yaratıklar.
Birbirinden değerli bu iki parçanın tek bir kitapta toplanması fikrine sıcak bakan Ogan Güner’in de 20 küsur yıl öncesinde olduğu gibi kolları sıvayarak SUB ile işe koyulmasıyla gördük ki heyecanımızdan, öfkemizden ve müziğimizden hiçbir şey eksilmemiş.
Beceriksiz ama dünyayı değiştirecek olan bir sinema öğrencisinin dediği gibi:
James Douglas Morrison was an American singer, poet, songwriter, writer, and film director. He is best known as the lead singer and lyricist of The Doors, and is widely considered to be one of the most charismatic and influential frontmen in rock music. He was also the author of several books of poetry and the director of a documentary and short film.
Kitabın Korsan Yayıncılık ilk baskısı 91, 2.baskısı 95, Chiviyazıları baskısı 2001... Her şeyden önce büyük nostaljisi var, ilk baskısı sadece 100 adetti. O nüshalar kimbilir kimlerde...
Sub Press'ten Şenol Erdoğan, kitabın ilk çevirmeni Ogan Güner'le bir araya gelmiş, çiçek gibi bir yeni baskı yapıp bir de "Amerikan Geceleri"ni eklemişler.
Jim Morrison'ın efsunlu, sembolik dili ve zihninden geçenler. Leziz bir eser...
yıllar yıllar önce okumuştum Jim Morrison'ın şiirlerini ve raflara yeninden döndüğünü gördüğümde yıllar yıllar sonra yeniden okudum. Kertenkele kralın anlattığı imgeler dünyasının yerinde durduğunu görmek sabaha kadar içmeme ve bazı satırları defalarca tekrarlamama yol açtı. Tanrılar öldürüldü, yeni yaratıklar geri dönmüyor ve Amerikan gecelerinin o eski görkemi yok artık. Dünyanın zamanı koşulsuzca harcadığı anlardan sıyrılmak gün geçtikçe zorlaşıyor. Şiirin ve sinemanın estetiğini hatırlamak zor gözüküyor. Ama bir not defterindeki satırlar değişip çevrilip evrilip yine de okuruna ulaşabiliyor. O zaman da anlıyorsunuz ki zaman hiç bir şeyi örtemiyor. Belki sadece istediğimiz kadarını...
Şiirden anlamadığım bir kez daha yüzüme vuruldu.Kitap hakkında söyleyebilecegim tek şey şiirlerin ayık kafayla yazılmış olmadığı jim ilginç bı kişilik, 27 vakalarından biri ve beat kuşağının akılda kalıcak isimlerinden
The Negroes in the forest brightly feathered They are saying, "forget the night Live with us in forests of azure Out here on the perimeter there are no stars Out here we is stoned, immaculate"