Karşımda sonbaharı anımsatan kurumuş yaprak sarısı gözlerle bir adam bana bakıyor, omuzlarındaki kuklası olduğu ipler kesilmiş fakat hemen yanındaki çocukluğunun ipleri parmaklarında duruyor. Yapraklar kalbimin üzerinde daha fazla soluyor, onun kalbinin atışları benim papatyalarımı canlandırıyor.
İnsanlar ölüm çığlıkları atıyor, tam ileriden korkutucu bir çellonun sesi yükseliyor; ses, neşter gibi bileklerimdeki sarmaşıklara saplanıyor ve dudaklarıma yasladığım mızıkadan zehir akıyor. Gökyüzünden birkaç damla düşüyor.
Gökyüzünde ailem var, ailemin gözyaşları yeryüzüne düşerken su değil, kan akıyor. Mezarları, avuçlarımın içine doluyor. Boğuluyorum.
Bir el bana uzanıyor, avuçlarının içinde kader çizgileri olmadığını görüyorum ama o eli sımsıkı tuttuğumda sonbaharı anımsatan gözler geçmişimde silik bir anı oluyor, zihnimin içinde artık yaşayamıyorum. Hissedemiyorum, göremiyorum ama duyuyorum; o elin sahibi bana sessizce fısıldıyor:
Çocukluğumuz tohumumuzdur, tohumumuza kim su verdiyse o şekilde büyür ve yetişiriz.
4.5/5 Bu kitabın yorumuna nasıl başlasam gerçekten bilmiyorum,öncelikle sevdim mi ? Çok sevdim . Fakat kitaba dair bir şey anladın mı diye sorarsanız hala kafam çok karışık 😂 Kitap 600 sayfa ve küçük punto fakat aşırı derece merak uyandırdığı için 1000 sayfa da olsa rahatlıkla okursunuz emin olun.Ben normalde betimlemeli kitap okumayı hiç sevmem fakat yazarın betimlemeleri gerçekten güzel ve asla sıkmıyor diyebilirim.Emare psikolojik gerilim tarzında bir roman , ilk başlarda konuyu tam olarak anlayamasam da devamında yavaş yavaş anlamaya başladım diyebilirim ki zaten Aslı bunu amaçlamış bence yani okuyucuya resmen sindire sindire verileri aktarıyor ve bu benim açıkçası çok hoşuma da gitti 😌 Tarzı gerçekten çok değişik daha önce böyle bir kitap hiç okumamıştım aynı zamanda bir Türkün böyle bir hayal gücüne sahip olmasından baya bir gurur duydum diyebilirim.Kısacası bu kitap asla klişe bir Türk yazar kitabı değil konusunu bence yabancı yazarlar bile düşünemez gerçekten çok çok özgün 2020de okuduğum en iyi kitaplar arasına girdi bile, puanı neden kırdın diye sorarsanız da kitabın sonunda hala ele avuca sığacak bir şey öğrenemedim aksine kafam daha da karıştı azıcık ucundan öğrenseydim en azından diye kırdım 🤪 Gerçekten güzeldi , herkese tavsiyemdir 👏🏻 Not : Kitabın muhteşem ötesi kapağından bahsetmeyi unutmuşum , gerçekten şahane sanat eseri olmuş 👏🏻
Konusu:Nasıl anlatıcam bilmiyorum ama Minel geçmişinin bir kısmını hatırlamayan, anne babasını kaybetmiş ve piskolojik sıkıntıları olduğu için amcasının zoruyla anektod merkezine giden bir kızdır. Korel ise bu merkeze ikinci kez geldiği halde hakkında tek tük şeyler bildiğimiz gizemli adamamız tabi sonra bu ikili birbirinden ve beladan uzak kalamıyolar ve bizde bunları okuyoruz. • Yorumum: Emare serisi benim en sevdiğim kitaplardandır. Sarmaşıkta ilk 150 sayfa beni etkilemedi fakat ilerledikçe elimden bırakamaz hale geldim. Daha önce hiç böyle bir konuya sahip olan bir kitap okumadım. Kitabın dili çok ağır ve bu yüzden biraz yavaş ilerliyor ama buna aldanmayın bir okadar da akıcı yani anlatamıyorm:) Yazarın anlatımı zaten okuduysanız bol betimlemeliydi. Karakterleri sevip sevmediğimi bile bilmiyorum çünkü hepsi birer kapalı kutu gibi yani meraktan ölüyorsunuz.1. kitapta 600 sayfa dopdolu geçiyor ancak hiçbirşey anlamıyoruz,öğrenemiyoruz.Yani kitaptaki betimlemeler karakterlerin ruh analizleri çok iyiydi. Prometheus sahneleri çok iyiydi.Minel ve Korel bütün uyumsuzluklarına rağmen çok uyumlular ve bütün kusurlarına rağmen çok kusursuzlar. Kitapta bir gizem mevcut ve çok güzel anlatılıyor. Bu tarz kitapları seven herkese öneririm mükemmel bir kitap okuyun,okutun. Instagram Blog Hesabımdaki Gönderi İçin; https://www.instagram.com/p/CIidXCYBGFY/
Minel, 19 yaşında geçmişini hatırlayamayan ve amcası ile yaşayan dansçı bir kız. Üniversiteye gitmek yerine Anekdot Merkezi adı verilen 15-25 yaşları arasındaki psikolojik rahatsızlıkları bulunan gençlerin gittiği bir kurum. Minel, hayatı boyunca sürekli kaçmak zorunda kaldığından ötürü hiç kimseye güvenemeyen, arkadaş edinmek konusunda seçiçi davranan bir karakter. Rahatsızlığı ise tam olarak bilinmiyor fakat onu kendinden geçirecek kadar fazla sesler duyuyor. Merkez yeni dönemine başladığı zaman, 5 yıl önce merkeze tedavi için gelmiş olan ve hiçbir şekilde rahatsızlığının kimsenin çözemediği ve tekrardan merkeze gelerek herkesi etkisi altına alan bir karakterin dönüşü ile hikayemiz başlıyor. Korel Erezli. Korel adeta bir sır küpü. Onun hakkında bir sürü şey bildiğimizi düşündüğümüz an aslında hiçbir şey bilmediğimizi fark ediyoruz. Yazın bile kazak giyip dövmelerini ve izlerini kimselere göstermek istemeyen ama çenesinden boynuna doğru uzayıp giden yanık izleriyle herkese geçmişte yaşadığı acıları hissettiren bir karakter. Minel ile yolları Merkez'de kesişiyor ve aslında geçmiş gün yüzüne çıkmaya başlıyor. Kitaba bayıldııım❤ Yazarın yazım tarzını, betimlemelerini, kitabın kurgusunu ve bir sürü türden konuyu birleştirmesini çok sevdim. Bana kitabın türü ne diye sorarsanız tek bir şey söyleyemem. Ama içerisinde psikoloji ve gizem çok daha ağırlıkta. Kitap okuduğum çoğu kitaptan daha farklıydı. Mesela bir cinayet kitabında katilin kim olduğunu merak ediyoruz, başka bir tür ele aldığımızda mesela gizem, acaba saklanılan sırlar neler onu merak ediyoruz daha sonra geçmişini hatırlamayan bir karakterin geçmişte neler yaşadığını en çok merak ediyoruz ama Emare'de her şeyi merak ediyoruz. Bir sürü olay var, bir sürü soru işareti var. Geçmiş bilinmiyor, aileler bilinmiyor, hastalıklar bilinmiyor, katil bilinmiyor... Kafamda milyon tane soru işareti var. Her sayfayı çevirişim yeni bir soruyu doğurdu ve ben bundan aşırı derecede keyif aldım. 615 sayfalık bir kitap ve bir sürü şey öğrenmek istiyorsunuz onları öğrendikçe ise daha farklı sorular kafanıza takılıyor. Yazar gerçekten çok güzel bir şekilde konuyu kurgulamış resmen hayran kaldım. Okurken sürekli bir deftere notlar aldım aklımdaki soruları yazdım cevaplarını aldıkça soruların üstünü karaladım. Özellikle iki sahne beni gerçekten çok etkiledi. Korel'in çocukluğundaki bilye sahnesi ve dans sahnesi. Dansa tutkulu bir karakter okumak çok fazla güzeldi♡ Son olarak sizlere Prometheus'dan bahsetmek istiyorum. Kitaba belli bir yerden itibaren giriş yapıyor ama aslında her şey bizi ona hazırlıyor gibiydi. Çok ürkütücü ve rahatsız ediciydi. Onun olduğu bölümleri okurken tüylerim diken diken oldu. Kim olduğu hakkında bir tane teori ürettim fakat asla gerçekleşmesini istemediğim bir teori. Umarım yanılırım... Herkesin okuyabileceği bir kitap değil. İçerisinde rahatsız olabileceğiniz olaylar mevcut ve zaten kitabın arkasında yetişkin okurlar için yazısı var. Eğer aşk kitabı diye okumak isterseniz ise kesinlikle aradığınız kitap Emare değil. Galiba üstü kapalı bir şekilde söylemek istediklerim bu kadar. Oldukça etkilendim ve ikinci kitabı okumak için deli gibi sabırsızlanıyorum fakat bekletmek istiyorum beynimi fazlasıyla yoran bir kitaptı çünkü🙊 Amaaa gerçekten milyonuncu kez söylemiş olabilirim çok sevdiiiim🌼💙
"Çocukluğumuz tohumumuzdur, tohumumuza kim su verdiyse o şekilde büyür ve yetişiriz."
Kitabı ilk aldığımda aşk dolu bir kurgu bekliyordum ama yanıldım. Elbette aşk da var ama daha çok psikolojik ağırlıklı olan bir kitap geçmişini unutmuş bir kızı ve ona geçmişini hatırlatmaya çalışan bir adamı ele alıyor. Onunla karşılaşana kadar geçmişine dair bir şey hatırlamayan Minel, onu gördükten sonra birkaç sesler duymaya ve bir şeyleri kesik kesik hatırlamaya başlıyor. Dansa olan tutkusu da bu hisleri körüklüyor. Korel de onun her şeyi hatırlamasını istediği için elinden geleni yapıyor. Serinin ilk kitabı olarak beğendiğimi söyleyebilirim ama bazı yerlerin dilin biraz anlaşılmaz olduğunu hissettim. İkinci kitabını da merakla ve heyecanla bekliyorum. Psikoloji seviyorsanız gerçekten beğeneceğinize eminim.
Evet öncelikle kitap mükemmeldi , bayıldımmmm. Kitap alışıla gelimişin üzerinde yazılmış ve tüm tahminlerimi çürüttü diyebilirim. Sanki yazar böyle bi tahminde bulunabileceğimi düşünmüş gibi . Kitapta üç karakter fazlasıyla göze çarpıyor .Minel sürekli belayı çağıran ve belaya koşan bir tip bu sürekli korelin peşinde dolaşmasına sebep oldu ama iyi oldu diyebiliriz .çünkü ikinci kitapta ikisinde duygularının geçmişte yaşananlardan mütevvellit özellikle açığa çıkacağını düşünüyorum ve minelin ablasını hatırlamaması çok üzücüydü annesinin ölümünü hatırlarken babasının gidişini hatırlarken neden ablasının gözlerinin önünde öldürülmesine rağmen hala daha hatırlamaması???? Ve kitabın sonun ablasını öğrenmesiiii korelin yardımcı olacağını düşünüyorum.korel gizemli bir o kadar da alışılmışın dışında olmayan bi karakter fakat neden mineli o merkezden çıkarmaya çalıştığı ve kitabın sonunda dahi hala dosyayı minele açtırmaması????birinci kitabın kapağında daktilonun üstünde güvercin ölmüştü ikinci kapakta güvercin sarmaşıklara dolanmış bi şekilde yaşıyordu daha da fazla okumamak sebep oldu inşallah ikinci kitapta Korel ve minel olur ayrıca cüneyt erezli ıslak jopla dövülmeyi hak etmedi korel !!! Yüzündeki emraler ve bedenindeki izler aslında korelin kusurları değil ortaya sunduğu bi gösteriydi minel için ve kitapta ki betimlemelerden dolayı benim içinde öyle çok çok güzel bi kitaptı iki karakteri hiç sevmedim barış ve büge barış sülük gibi minele yapıştı ve kızın peşinden dolaştı pısırık ve Korelin yüzünde ki izlerden dolayı süttekili korele hitap şekli çok iğrençti. Büge ise yaptığı şeyler hep minelin üzerine kaldı ve kız sürekli onun arkasını toparladı minel sadece iyilik tapmaktan başka çaresi olmadığını gösteren bi karakterdi ve sürekli körele teşekkür etmesi çok gıcıktı artık teşekkür etmemeli çünkü bir yerden sonra itici gelmey başladı . Korel ve minel sizler okumak büyük bi keyifli ve prometus bence korelin babası bana kalırsa ve korhan savcı bey üç parmağınızı yem edecek kadar dikkat çekici salaktan başka bişey olmazsınız.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Emare'yi Wattpad'de belli bir yere kadar okumuştum, yani kitaba hakimdim. Birkaç ekleme haricinde yeni bir şey yoktu; o eklemeler de geçmişle alakalıydı ve kitabın akışını değiştirmiyordu ama kesinlikle çok yerindelerdi.
Kitap, genel konu olarak psikolojik ve gizem üzerine. Kurguya ve anlatım diline bakarak kitabın oldukça özgün olduğunu söyleyebilirim. Kitaptaki Minel ve Korel karakterlerinin o muazzam zihinlerinden geçen düşünceler çok güzeldi; oldukça farklı ve anlamlı bir bakış açısına sahiplerdi, yazarı bu konuda ayrıca tebrik ederim. Kitabı okurken olayların ilerleyişiyle birlikte anlıyoruz ki Emare, zekice bir olay örgüsüne sahip: Yapılan planlar, gerçekleşen olaylar, görünenin arka yüzündeki gerçekler ve daha birçok şey. Kitapta bir şeyler oluyor ve yapboz parçaları gibi parça parça bilgiler elde ediyoruz ama büyük parçaların eksikliğini duyumsayarak asıl resme yaklaşma anlamında pek bi' ilerleme kaydedemiyoruz, -ki sonuçta ilk kitap- soru işaretleriyle kalakalıyor ve tahmin yürütmekte bile zorlanıyoruz. Yazarın zihni kesinlikle fazla iyi.
İnsanın kendi geçmişine dair bir şeyler hatırlamaması çok can sıkıcı bir durum. Ve tabii, aynı şekilde hatırlanmamakta... Düşünün: Bu tarz bir durumun içindeyken yeni biriyle tanışıp aslında onu daha önceden tanıyor olduğunu hissediyorsunuz, sanki onun varlığı sizin geçmişinize değmiş ve emareler bırakmış... Minel, bir yalanın içinde, bilmediği tehlikelerin yakınında ve geçmişindeki bilgilerin uzağında yaşarken artık bir şeyleri öğrenmek ve farkında olmak istiyor.
Minel karakterinin dans tutkusu kitaba çok güzel bir yan katmış ve kitap, tehlikenin kucağında dans eden güçlü bir kız, imgesi bırakıyor zihnimize.
Psikolojik sorunları olan insanların gittiği bir merkez ve o merkeze gidenlerden biri olan, geçmişini hatırlamayan Minel... Küçüklüğünden itibaren ona öğretilen tek şey kaçmak! Ama o artık kaçmak istemiyor. Geçmişinin karanlığına değen ve ona bir şeyler hatırlatarak biraz da olsa ışığın gölgesini yansıtan Korel ve onunla cereyan eden olaylar silsilesi... Geçmiş, Minel'in bugünlerine karışıyor.
Kitabı baya büyük bi umutla almıştım ama asla beklediğim gibi çıkmadı. Sn'yi aşırı severek okumuştum bu da öyle olur sandım ama maalesef olmadı. Konu çok yavaş ilerliyor. Resmen Prometheus'un ne olduğunu vs bile 400lü sayfalarda öğrendik. Ayrıca ben tamamen smut bağımlısı biriyim. İçerisinde tam anlamıyla aşk bile olmayan bi kitabı okumak benim için aşırı zordu. yani resmen öpüşmediler bile. 650 sayfa boyunca kahroldum, kafayı sıyırdım, öldüm, bittim. Korel erezli de öyle aşırı abartılıcak bi karakter değil bence. hareketleri vb çok kasıntı ve zorlama geldi bana. yani tamam fan kitlesinin aşık olcağı manyağı haline geleceği bir karakter olması önemli ama böyle zorlamayla olmuyor bence. Korel asla öyle bi karakter değildi. ve ayrıca zeki olduğu resmen gözümüze sokulmuş. mesela bazı kısımlarda bazı şeyleri anlamasının imkanı bile yok ama Korel erezli efsane müthiş zeki bi karakter olduğu için anlıyor .d ben pek beğenemedim ve okurken reading slumpa girdim ama np ikinci kitabını da okurum bi ara
Emare anlatması benim için en zor olan kitap. Hakkında söyleyebileceğim bir kaç şey var mutlaka psikolojik olarak çok yıpranacağınızı bilin çok ağır yıpratıcı fazla gerçek ve içe işleyen bir kitap kesinlikle küçüklerin okuması sakıncalı zaten yetişkin içerik damgası var. Hem de mutlaka okuyun dediğim tek kitap. Herkesin bir gün okumasını istiyorum ben kendimi hiç hazır hissetmedim aylarca kitaplığımda bekledi hem de içinde ne olduğunu bilmeden bir şey bana ağır geliyordu ve okuyamıyordum ama şunu söyleyebilirim ki her şeyin bir zamanı varmış gerçekten psikolojik olarak hazır olmayan kimse okumamalı. Emare benim için yürüdüğüm en acılı ve yıpratıcı yollardan biri ama en sevdiğim ve içime işleyen yol. Bekleyin emare size doğru zamanı elbet gösterir ve eliniz kitaplıkta emareyi bulur ve okur.
Aslı’nın diğer iki kurgusunu bitirdikten (ve bayıldıktan) sonra bu kurguya başlama kararı aldım. Açıkçası çok büyük beklentilerim vardı ve sanırım bu yüzden biraz hayal kırıklığına uğradım. Hikaye çok enteresan ama gelişme süresi çooook fazla uzun bence. Aslı’nın yazılım tarzının nasıl geliştiğini aslında buradan görebiliriz sonuçta aradan kaç yıl geçmiş. Bu kitapta bazı yerlerin bu kadar uzun ve betimleme yapılmasına gerek yoktu bence. Bunun yanı sıra karakterleri çok toxic buldum. Sanırım tugay ve eftalya dan sonra böyle bi çift görmeye hazır değildim. Yinede genel olarak kurguyu sevdim ve ilerisinde daha güzel olacağını düşünüyorum
Emare ismini soylemeye bile artik kahroldugum o seri İlk kitabi bence yavasti arkadaslar,ama o meraktan okutturdu guzel okutturdu ama diger kitaplari daha guzel diye 3 vermek istiyorum İlk kitap oldugundan olaylar cok karisikti ve asla bir tahminim yoktu hersey cok guzel gizlenmis ve gizemler bir anda degilde yavas yavas bolum bolum ogrendik.Yazim dilinu fakan begendim ben cok betimleme varmiydi? evet vardi ama beni oyle boyle rahatsiz etmedi.Koreli ilk kitapta boyle hafif sevmiyorsunuz ‘bu adam niye boyle ya,tmm korel sensin’ oluyor ama kitabi 2. defa okudugunuzda icinizde vicdan azabi oluyor pisman miyim asla degilim
✨7/10✨ kitap bayaa iyi bittiii!!! etkilendim doğrusu.aslında kitaptan soğumaya başlamıştım ilk başladığım da çünkü başka okuduğum bir kitabın kurgusuna aşırı benziyordu ama örnek alınmış olamaz çünkü bu eski bir kitap diğer kurgu yeniydi. ama sonradan özgünlesmeye başladı sardı yani vıcık vıcık bir ilişki yoktu tam istediğim gibi mükemmeldi. aslı nın gelli gitli yazış tarzını seviyorum. yinede çok çok da beklentimu karşıladı mı şüpheli doğrusu. ama karışık bir kurgu olup kafamı yormasını sevdim ama şuan aklımda pek çok soru işareti var umarım hepsi son bulurr;))
“Kader çizgilerini yıkayan sevgi, ailenin damarlarından gelir. Bazı çocukların ise kader çizgileri sevgiyle dolmaz; açık yaradan kimsesizlik akar ve o çocuklar, avuçiçlerini bir daha asla açmazlar. Kader çizgilerini kimsesizlikle yıkamış çocukları, avuçiçlerini açmadığı için suçlayamazdınız. Kader çizgilerini sevgiyle yıkamış çocukları, sürekli avuçiçlerini açarak sevgi dilendikleri için de suçlayamazdınız. Çocukların kader çizgilerini değiştiremezdiniz, açık olan yarayı kapatamazdınız; aileyi ise yok edemezdiniz.”
İlginç ve içinde gizemi hiç eksilmeden artan bir kitaptı. Başlarda kitabın kurgusunu anlamakta sıkıntı yaşasam da ve hala tam anlayamasam da ilginç bir şekilde okutuyor ve bir sonraki kısmı da merak ettiriyor. Özellikle de ilk kitap öyle bir yerde bitti ki ikinci kitabın çıkmasını dört gözle beklemeye başladım.
konusu sırlarla dolu, çok güzel ama yazar kitabı bu yaşında yazsaydı asla böyle yazmazdı bence ya. ergenliğimde wattpad’teyken severek okuduğum bir kurguydu ama diyaloglar o zamanlar bu kadar cringe gelmiyordu tabii. herkes bir filozofmuşcasına çok dramatik cümleler kuruyor maşallah. bu da gerçeklikten uzak bir ortam oluşturuyor tabii. bazı cümleler sanki kötü bir çeviri okuyormuşum hissiyatı verdi maalesef. yazarın kalfalık eseri diyebiliriz, umarım diğer iki kitapta kendini geliştirmiştir.
Kitap çok güzeldi! Kurgusu, karakterleri ve betimlemeleriyle beni kendine bağladı. Canım kitabı okurken hiç sıkılmadı, hatta kitabı bitirmek bile istemedim! Başrol karakterine kendimi yakın hissettiğim için kitap üzerimde iyi ve büyük bir etki bıraktı. Aslı Arslan'ın kalemine, zekasına hayran kaldım. Bugün kesinlikle ikincisine başlayacağım... Ah Minel, ah Korel! Siz nasıl güzelsiniz öyle.
4/5 Puan kırdığım nokta dilinin zor olması.Kitapta bir sürü sır var ve kitap sonunda bu sırları öğrenemiyoruz.Daha açıklayıcı olsa güzel olabilirdi.Kitap geçmişe odaklı olduğu için her bölümün başında geçmişten uzun bir kesit okuyoruz.Ama Korel ve Minel'i okumak çok güzeldi.İkinci kitapta sırlar açığa çıkacağı için mutluyum. :)
Çok fazla gereksiz betimleme vardı, betimlemeleri okurken cümlede ne anlatmak istediğini kavrayamıyordunuz. Ana erkek karakterin hareketleri de çok itici ve sinir bozucuydu. Kitabı bitiremedim zaten. Onun dışında daha yalın bir şekilde yazılsaydı ikinci kitaba da devam ederdim diye düşünüyorum çünkü ilginç bir konusu var.
Nasıl bir yazı yazacağımı bilmiyorum ama son bölümlere doğru şokların şokunu yaşadım. Tabi ilk bölümlerde de öyleydi ama sonlara doğru iyice şaşkınlıktan ve heyecandan duramadım okunması gereken bir kitap
Okurken deli gibi devam etmek istediğim en sevdiğim şekilde uzun soluklu harika olay örgüsü olan kitaplardan. Kesinlikle okunması insanı mutlu edecek türden :)