Jump to ratings and reviews
Rate this book

Kırkyama

Rate this book
Paperback. 13,00 / 21,00 cm. In Turkish. 360 p. Sokaklarinda ihlamur, igde, meyve agaçlarinin siralandigi, Demirden bahçe kapisina yediveren güllerin sarmalandigi 3-4 katli apartmanlari, aksamüstü fis fis yesil bir hortumla sulanan bahçeleri,Yerlere attiklari çekirdek kabuklari yüzünden Mansur Efendi tarafindan çali süpürgesiyle kovalanan neseli çocuklari,Mizample saçli, döpiyesli, ince çorapli, topluklu pabuçlu zarif hanimlari, takim elbiseli, düzgün giyimli beyefendileri...Bakkal Seyfi'si, tas firini, yorgancisi, tuhafiyecisi ile en kralindan mahalle esnafi,Siyah-beyaz televizyonlarda Kaçak, Kunta Kinte'yi izleyebilmek için dama tirmanip anteni düzelten babalari,Karli havalarda sokakta saatlerce, elleri uyusana dek kartopu oynayan ahalisi, Kisin közde kestane, yazin bugulu bugulu çaglalari yaninda gazete kagidinin içinde bir çimdik tuzla satan Ali Amcasi, Selamlasan, yardimlasan komsulari, mevsiminde kapi kapi dagitilan asureleri, Yaz vakti geldi mi balkonlara kurulan sofralari, kokusu gitti diye kendi pisirdiginden komsusuna da bir tabak uzatan teyzeleri,Ve ilk asklari, ve yaz asklari, ve ergenlik kaygilari, ve üniversite hayalleri, Ve ayriliklar, kavusmalar, ve kabuslar, kabuslardan uyanmalar,Ve hastaneye gözyaslari içinde kosmalar, ve o hastane binasinin bir penceresinden müjde niyetine sallanan kirmizi karanfiller...Ve kirk yamali yürekleri...Yamalarin çare oldugu, yamalarin hediye oldugu 1970-1990 Türkiye'si...

358 pages, Paperback

Published October 1, 2017

9 people are currently reading
34 people want to read

About the author

Bige Güven Kızılay

8 books27 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
30 (51%)
4 stars
21 (36%)
3 stars
6 (10%)
2 stars
1 (1%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 8 of 8 reviews
Profile Image for Senem Temizcan.
9 reviews
May 22, 2018
Ankara ardımda bıraktığım, gerçek anlamda sevip sevmediğimden hiçbir zaman emin olamadığım bir şehir. Gerçi bu cümleyi 23 senedir yaşadığım bu şehir için de kurabilirim rahatlıkla! Yine de Ankara’da geçen, özellikle de orada yaşadığım zamanları anlatan hikayelerin tanıdıklığını çok seviyorum. Böylece uzak ve anılarımda solmaya başlayan bir şehir olmaktan çıkıp, sokaklarında ağladığım, ıslandığım, sarhoş olduğum, sevdiğim bir şehire dönüşüyor. Eski bir dosta kavuşmuş gibi içim ısınıyor o zaman. Kitabın bende bıraktığı duygu da tam böyle bir şey: Eski ama eskimeyen bir dostun mektuplarını okuyup yeniden çocukken örülen o güvenli ve sıcak kozanın içine sığınmak gibi. Hayatta başımıza gelen şeylerin yol açtığı boşlukların iyi bir dostla yamalanıp, onarılabileceğini anlatmış yazar. Kırk Yama ismi de ordan geliyor.
Hikaye ilkokula başlarken aynı mahallede yaşamaya başlayıp bir ömür devam eden bir dostluk üzerine. Herkesin öyküsü kadar sıradan, benzer ve bu sebeple tanıdık, içinde çok büyük iniş çıkışlar olmayan, o yüzden de fazla şaşırtmayan bir öykü. Yine de dostluğun gücünü fazlasıyla hissettiren, insanın kendine dönüp dostluklarını sorgulamasına sebep olan, hayattaki güzel şeylerin emekle, özenle inşa edildiğini gösteren sıcacık bir hikaye. Yer yer hıçkıra hıçkıra ağladığım, bazen de kahkaha atarak okuduğum, bitince içimde keşke bitmeseydi duygusunu çok güçlü bir şekilde hissettiğim, bir çeşit “hayat seninle güzel be dostum” cümlesinin kitaba dönüşmüş hali. İçinde iki farklı kültürü (yerel bir doğu- batı kültürü) Türkiye’nin seksenlerde içinden geçtiği siyasi dönüşümü, o dönemki kız erkek ilişkilerini, çalışan anne, evkadını anne ikilemini, anne çocuk, baba çocuk ilişkisini de öyküye yedirerek dozunda anlatmış yazar. Yer ve zaman olarak paralel bir çocukluk geçirdiğimizden olsa gerek bana çok bildik gelen çocukluğumun olmazsa olmaz kamu kampları, mahalle arkadaşlıkları, aile içi dinamikleriyle kendimi içinde bulduğum, hatta bir çeşit içine sığındığım bir kitap oldu. Ve bir kere daha ne kadar korunaklı, huzurlu, mutlu bir çocukluk geçirdiğimi, belki de o yüzden şimdi sarsıntılara karşı hep daha kırılgan ve korumasız hissettiğimi düşündüm. Benden sonra kızım da okusun, o da sevsin, aynı naif (gerçekten bugüne göre çok naif hayatlar yaşamışız. Şairin dediği gibi biz büyüdük ve kirlendi dünya) hayata şahit olsun istedim. Kitap şimdi onun kitaplığında okunmayı bekliyor 
Kitabın sonuna gelirken, orda anlatılan hayattan kopmamak için olsa gerek, yazarın bir önceki romanını aldım. Kendi anneanne ve dedesinin hayat hikayesini anlattığı Kehribar Zamanlar isimli bu kitap da okunacaklar arasında sırasının gelmesini bekliyor sabırla.
Profile Image for Aydın Tezcan.
285 reviews2 followers
August 21, 2018
Ankara da doğmuş büyümüş 70 li yıllarda doğmuş herkesi çocukluğuna ve gençliğine götürecek bir roman. Tavsiye ederim.
218 reviews
April 16, 2026
Karışık duygularla bitirdim kitabı. Bir yandan o kadar iyi gidiyor ki her şey, sonlara doğru yaşanan ama kitabın en sonunda yeniden düzelen bir baba kız çatışması dışında, ‘hayat bu kadar iyi ve hep doğru akmaz’ diye düşünüyor insan. İki genç kız, çocuk yaşta bir araya gelip her zaman mutlak bir dostluk kurup, hayatlarının sonuna kadar hiç çatışmadan devam edemezler gibi geliyor. Ya da daha 13 yaşındayken tanıştığın bir gençle, bu kadar sağlam bir ilişki kuramazsın gibi geliyor. Üstelik bunu kitabını iki baş karakterinin de başarması, daha da imkansız görünüyor.

Ama bütün bu ‘gerçek olamayacak kadar güzel’ olaylara karşın, anlatımı, akıcılığı, verdiği duygular ve bize aktardığı dönem o kadar gerçek ki, sevmeden de edemiyor insan. Kalemi çok kuvvetli yazarımızın.
Profile Image for Sinem Sarsilmaz Muhtaroğlu.
219 reviews4 followers
December 7, 2019
Ah ah ne kadar da şanslıydık biz ‘eski’ Türkiye’de yaşayanlar. Sıkıntımız , eksiğimiz ,hatalarımız yok muydu ? Vardı hemde bolca . Ama hepimiz kardeştik saf duygularımız ‘basit’ sevinçlerimiz vardı.
İşte bu eser o güzelim paha biçilemez yıllarımı hatırlattı bana. Hele ki de çocukluğum ve gençliğim Ankara’da geçtiği için tam bir nostalji oldu. Yazarın tüm eserlerini okuyan biri olarak hepsine tam puan verdim ve öneririm.
Profile Image for Selen | talesbysel.
902 reviews32 followers
November 25, 2023
5 kardeşlik yıldız 🌟

Konular: Ankara, gençlik, aşk, arkadaşlık, Türkiye yakın tarihi

Kitap bitti, kafamda Sezen Aksu “Olmaz olsun” şarkısı dönüyor;

Bazen neşe bazen keder
Hayat böyle geçip gider

Bige Hanım’ın kalemini çok seviyorum. Beni hem çocukluğuma götürüp, yüzümü güldürüyor ; hem Türkiye’nin geçmişini ince ince dokunuşlarla işliyor ; hem de mutlu sonla biten Türk filmleri gibi kalbimi ısıtıyor.
119 reviews2 followers
May 8, 2018
Cocuklugum, gencligim.... Kusugul Park, ODTU.... Ellerine, gonlune saglik Bige Guven Kizilay...
Profile Image for Ipek.
107 reviews38 followers
May 5, 2020
" Nasıl desem. Doğa deyince aklıma güven geliyor benim. Yani bir elma ağacın varsa o sadece elma verir. Bir gün aniden armut görmezsin dalında. Bilirsin ki elma ağacı,elma verir. Tadı, rengi bellidir. Bahar oldu mu çiçeklenir, ama hep aynı güzel çiçeği açar. Çiçek meyveye dönüşür. Yani kara kışta o dallar kupkuru da kalsa illa ki bahar gelie ve o ağaç illa ki yeniden yeşerir bilirsin. Yerini değiştirmez, yönünü değiştirmez. Sen yanından geçer gidersin. "

Tam devam ediyordu ki Efser atıldı, söze devam etti dolu dolu gözlerle:

"... Sen yanından geçer gidersin. Kimi zaman sadece bir sokak öteye, kimi zaman ta dünyanın öbür ucuna. Ama dönersin ve o ağacı yine orada bulursun. "

~
İki nesli bir araya getiren, annemin ve benim favori kitabımız oldu ikimizide çocukluğumuza götürdü.
Bana hissettirdiği" bir genç kızın gizli defteri " gibi o sıcacık temiz aile ortamı, arkadaşlık bağları, aşk ve sevginin çok ama çok naif yaşandığı yıllara geri dönmek...

Kalbimi bıraktım bu kitapta....
Efserle sedefin dostluğu bana dostlarımı özletti.

Çünkü onlar kilometreler olsa bile aranızda hep yanınızdalar, iyiki.

Bu günlerde hepimizin güzel duygulara ihtiyacı var bence listenize atmanız okumanız gereken bir kitap.
İyi günler dilerim güneşli günler.
Displaying 1 - 8 of 8 reviews