Ortayı bulamıyorum: Tarlada çalıştım ve Berlin’de konser verdim! Normal olamıyorum: İşportacılık yaptım ve Londra’da eğitim gördüm! Ölçüyü tutturamıyorum: Dünyanın en rüküş kostümüyle ekrana çıktım ve kendimi New York Film Akademisi’nde buldum! Denge kuramıyorum: Komik şarkılar söyledim ve 400 günden fazla hapis yattım! Durumu ayarlayamıyorum: Sosyal medyada 1 milyon 750 bin takipçim vardı ve 1 kişi bile ziyaretime gelmedi! Hayatım bir uzuneşek şakası gibi!
“Müthiş bir kara mizah fırtınası! Felsefi bir Jackie Chan filmi gibi, aksiyon dolu ve komik! ‘Boğazına dursun ham çökelek’ten, Dostoyevski’ye selam duran Sakıncalı Çökelek’e geçiş umut ve sevinç veriyor.” - Murat Menteş
“Taş, yerinde ağır. Atilla Taş, yeni yerinde daha da ağır.” - Vedat Özdemiroğlu
“Atilla Taş’la Spinoza konusunda görüş ayrılığı içinde olduğumuzu öğrenmek beni sarstı. Neyse ki, geri kalan konularda tam bir fikir birliği içindeyiz. Kitap çok güzel, gelsenize.” - Onur Ünlü
Atilla Taş (d. 4 Şubat, 1975; Ceyhan, Adana), Türk pop müzik şarkıcısı, sunucu ve oyuncu.
PSY'ın Gangnam Style şarkısını 2012 yılının Ekim ayında Yam Yam Style adıyla düzenleyen ve çok konuşulan Taş bu maxi single'e klip çekeceğini duyurdu. YouTube'de 8 günde 1,645,000 kişi şarkıyı dinledi.
2016 yılında FETÖ/PDY soruşturması kapsamında örgütün medya yapılanması iddiasıyla Bursa'nın Gemlik ilçesinde gözaltına alınmıştır. 3 Eylül 2016 tarihinde ise tutuklandı.
Ben çocukken Atilla Taş’ın Kınalı Kuzum şarkısını çok severdim. Storytel’de görünce merak ettim. Dinledim. Hiç gerek yokmuş. Kitap boyunca komik biri olduğunu iddia ediyor. Değil. Sürekli klişeleşmiş alıntılar yer vermiş. Hapse giren her ünlünün kitap yazmasına değinmek bile istemiyorum. Haklı olduğu yerler yok mu? Var. Ama bunları tweette atabilirdi.
Trajikomik bir manifesto... Söylenecek çok şey var aslında ama Silivri soğuk, Silivri uzak... 😂 Milletin ham çökeleği, benim çocukluk aşkım Atilla Taş darbe girişiminde yaşadığı haksız tutukluluk sürecinin bilinmeyenlerini anlatmış. Allah kimseye yaşatmasın diye diye, içim burularak okudum açıkçası. Yine de, biz bakmadığımız için olayların farklı gerçekleştiğini savunan kuantumun destekçisiyim; biz bakarsak bazı olaylar farklı sonuçlanır. Okuyun. =)
Atilla Taş'ın ünlülük serüvenine kısa bir girişten sonra, hapishane anıları...
Öyle çok muhalif bir kitap beklemeyin, daha çok kendisini hapse sokan konulara dokunmadan yaşadıklarını anlatmaya çalışmış. Bununla birlikte mahkemede yaptığı savunmanın metni bile bu kitabı neden almamız gerektiğini açıklıyor.
İlginç günler yaşıyoruz. Çok ilginç.
Atilla Taş'ı bu yaşadıklarından sonra artık mecliste de görmek isterim. Emin olun parti belirtmeksizin meclisin %95'inden çok daha fazla oraya layık.
Türkiye'deki pop müzik patlamasının bir ürünü olan müzisyen Atilla Taş'ın, Gezi Ayaklanması sırasında Twitter fenomeni haline gelmesi ve 17-25 Aralık döneminde yazarı olduğu Meydan gazetesindeki köşe yazarlığı serüveninin, darbe sonrasında tutuklanmasına, yargılanmasına, Silivri'de uzun süre yatmasına, tahliye olduğu gün, cezaevinden çıkamadan yeniden tutuklanmasına sebep olacağını birileri söylese, kötü bir film senaryosu bile olmaz aslında.
Ancak Türkiye'de bunların tamamı yaşandı. Atilla Taş da, yaşadıklarını kendi perspektifinden anılarında anlatıyor. Taş'ın kitabı bir "cezaevi günlüğü" aslında. İçerdeyken yazılmaya başlanmış ve tahliye olduktan bir süre sonra basılmış. Traji komik yanı ağır basıyor ve yazarının aslında "boş bir popçu" değil, eğlenceli ve giderek entelektüel kişilik kazanmakta olan biri olduğunu sergiliyor.
"İyi ki bunları yaşamış" denilmez elbet ama "iyi ki yaşadıklarını yazmış" demek mümkün.
Kendi kendisini cok geliştirmiş, cok yönlü bir sanatci. Basina gelenler cok kotu. Kitap enteresan detaylar iceriyor, karamsar degil neseli bir hapishane gunlugu.
Atilla Taş’ın mahkeme, gözaltı ve hapiste geçirdiği dönemi anlattığı kitabı. Sade bir dille yazılmış, yer yer insanın içini acıtan, güldüren bölümler de var. Kendisi ile dalga geçebilmesine, ayakta kalabilmesi ve iradesine hayran kalıyor insan.