Jump to ratings and reviews
Rate this book

Gözlemci Olarak Buradayız

Rate this book
Onlar sustukça okyanusun derinliklerinde yaşayan devasa bir canavarın karnı şişiyor. Denizanaları taş üstünde, sıcak güneşin altında. Sahile kurulmuş antik bir kent. Orada da insanlar yaşıyor, balık tutuyorlardı. Artık yoklar. Yusuf. Derin. Hamza. İlayda. Bu isimlerin hepsi unutulacak. Tarih budur işte, unutulanları öğüterek kendini devam ettiren bir canavar.

Kainattaki her şeyi görebilen fakat hiçbir şeye müdahale edemeyen bir gözlemci…
Nehrin akışını değiştiremeyen bir grup genç…
Bir yere varamayan ilişkiler, geleceğe dair imkânsız beklentiler, filme çekilmeyi bekleyen bir cinayet, çaresizlik, buhranlar, intiharlar… Emirhan Burak Aydın bu ilk romanında okuru, sonunda ışık olmayan bir tünele sokuyor.

238 pages, Paperback

First published January 1, 2018

52 people want to read

About the author

Emirhan Burak Aydın

21 books75 followers
1990 yılında İstanbul’da doğdu. Kocaeli Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Çevirmenlik ve editörlük yapıyor. Öyküleri Notos, Öykülem, Altzine, Trendeki Yabancı, Öykü Gazetesi, Sarnıç Öykü, Sözcükler, Lacivert, Peyniraltı Edebiyatı dergilerinde ve Marşandiz Fanzin’de yer aldı. Kitapları: "Gözlemci Olarak Buradayız" (2018, Dedalus Kitap) "Her Kabilenin Bir Endişesi" (2020, Everest Yayınları) "Boncuk" (2024, Holden Kitap)

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
9 (23%)
4 stars
17 (43%)
3 stars
8 (20%)
2 stars
3 (7%)
1 star
2 (5%)
Displaying 1 - 12 of 12 reviews
Profile Image for Burak.
218 reviews168 followers
May 21, 2021
Gözlemci Olarak Buradayız çıktığından beri kitaplığımda olan ancak bir türlü elimin okumaya gitmediği bir kitaptı. Çünkü öyküleriyle tanıdığım Emirhan'ın bir romanla başlangıç yaptığını görünce şaşırmıştım ve nedense öyküleri kadar beğenmeyeceğimi düşünüyordum. Ancak yanılmışım.

Kitabın benim için en dikkat çekici yönü anlatıcı sesin alışılmadık bir konumda durması oldu. Başta Tanrı bakış açısı gibi gelse aslında kitabın geçtiği evrendeki bütün olayları bilen biri anlatıyor hikayeyi, dolayısıyla onun da okur gibi hikaye üzerinde bir müdahelede bulunamaması ve bunu sık sık dile getirmesi anlatıcı ile okuru daha yakınlaştırmış bence. Bu postmodern yaklaşım farklı eserleri hatırlatsa da benim hoşuma gitti. Ancak anlatıcının ara sıra giriştiği tiratlara ya da konuyu bazen çok uzatmasına da sinir olmadım değil.

Bir diğer sevdiğim şey de karakterlerin çok tanıdık olması oldu. Benim yaş grubumda olan birçok kişi hayatında illa bir Derin ya da Burhan tanımıştır mesela. Gerçi Orçun Can'ın da söylediği gibi bu karakterler birbirine benziyor evet, ama o yaşlardayken muhtemelen biz de birbirimize benziyorduk. Kadın karakterlerin çok az yer alması ise bir eksiklik, hikayeye daha geniş bir bakış açısı getirebilirdi.

Anlatımda mektuplar, senaryo, ansiklopedik alıntılar gibi farklı biçimlerin yer alması eğer başarılı kurgulandıysa benim çok sevdiğim bir çeşitlilik ve hareketlilik katıyor kitaba, Emirhan da gayet altından kalkmış bence. Bölümler arasındaki zaman farklılıkları da ilk birkaç seferde şaşırttı ama alışması zor olmadı.

Sonuç olarak Gözlemci Olarak Buradayız zaten çok iyi öykü yazdığını bildiğimiz bir yazarın elinden çıkmış iyi bir ilk roman. Yer yer fazla uzatıldığını, bazı monologların tiratlaşıp aforizmavari bir hal aldığını düşündüm, karakterlerden nefret ettim ama bitirdiğimde tatmin etti beni.
Profile Image for Betül YILMAZ.
64 reviews16 followers
March 23, 2018
Kitabın konusu olarak bir cinayet, bir grup genç, işte yazar gözlemci olarak hayır karakterden birini gözlemci kılarak... bir baltaya sap olmaya hayır içlerindeki kavgaya adam toplamaya, yok.. ya bu şey değil mi sokakta bitkin yürüyen, parkta oturup kalmış, otobüste omzunu dayamış, sen, ben, o. İkinci bölümün girişinde yazar “Benimle ilgili bilmeniz gereken şeyler var. Zamanın ruhunu gördüm, eylemlerin içinde istediğim gibi hareket edebiliyorum” yazdığında, görüyor olamazsın diye geçirmiştim içimden. Hafife almışım. Sartre’ın bulantısını okuduğumdan daha çok bulandı midem, bütün yergileri üstüme alındım, belki Sartre ile aynı çağda yaşamadığım için ve gözlemci ile aynı sokaklarda yürüdüğüm için bende ağır etki bıraktı. Kurgunun akışında her şeyi hiçleştiren, çürüten bir şey var. Her gün gittiğiniz kafede çay içerken, etrafınızda konuşan insanlara bakarken kendinizin dışına çıktığınız bir boşlukta gelişiyor her şey, bulunduğunuz bütün boşluklardan kendinizi atacakmış gibi oluyorsunuz paragraf başı. Denenecek her şey denenmiş, bütün duygular ve düşüncenler yıpranmış, tavırlar ikinci el, kaçacak bir delik yok. Bunu yaptığı için yazarı suçlayamıyorum bile, o kadar yalın, sert ve gerçek ki.

Diğer yandan kitabın kurgusu, hikayenin akışı ayrı bir güzellikti. Gözlemcinin zamanın içindeki ileri-geri hareketlerinin kurguya yedirilmesi “görme” eylemini kitap boyunca okuyucuya hissettirebilmiş. Bir bütün olarak görüyor her şeyi, geçmişi ve geleceği. Derin kendisine bu zamanı ileride nasıl hatırlayacağını nelerin değişeceğini soruyor, cevabı gözlemci veriyor ama derin duymuyor, duyamaz. Yine huzursuz oluyorsunuz, size bir yerden tanıdık geliyor. Bir de gözlemci ile Tanrı arasındaki farkları, gözlemci ile benim aramdaki farkları düşünürken buldum kendimi, kitabın içinden aldığım cevaplar da oldu ama bıraktığı tekinsiz bir his var bu sorgunun. Yarım kalmışlık. Son olarak kısa filmin senaryosu ile kitabın hikayesindeki paralellikler dünyayı koca bir salona çevirdi gözümde, hamza yerde kanlar içinde yatıyor, bense bir senaryo üzerine çalışıyorum. Cesur ve sert bir girişim bu roman, ilk fırsatta okunacaklara gönül rahatlığıyla ekleyebilirsiniz.
Profile Image for Sam.
356 reviews30 followers
February 1, 2018
Yazdığı her şeyi okuyorum, yazacağı her şeyi okuyacağım.
Yaşadığımız dönemle ilgili güzel ve yerinde tespitlerle dolu, yer yer aforizma tadında sözlerle ve güzel kurgusuyla kendini okutan bir kitaptı.
Dahasını bekliyoruz..
Profile Image for Fatma .
77 reviews8 followers
March 1, 2018
Burhan'ı, özellikle de Derin'i böyle anlayabiliyor olmak beni zaman zaman üzdü. Zira biz de gözlemci olarak oradaydık. Kitabın dilini çok akıcı buldum, bir ilk kitap okuyor gibi değildim. Geleceğe gidişler de kitapta beni tutan şeylerdendi, sevdim. Takipteyim.
Profile Image for Ravachol.
5 reviews4 followers
March 28, 2018
Her yer Derin. Çok korkunç. Bunu okumadan yaşlanmayın.
Profile Image for Melike Erol.
1 review1 follower
January 28, 2018
Bulgurlu Mahallesi. Tanıdık. Akıcı. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim, bu adamın daha da iyilerini yazacağına şüphe yok.
Profile Image for Yağmur.
4 reviews3 followers
January 4, 2018
Emirhan Burak Aydın, bu ilk romanıyla tuhaf, sert ve sarsıcı işler yapacağını insana hissettiriyor. Hikâyenin birçok parçasını ustalıkla bir araya getirmeyi başarmış. Ayrıca dili de çok akıcı. Kesinlikle okunmalı.
"Herkes, her şey olabilirim artık. Herkesle konuşabilirim ama unutulmam kaçınılmaz. Sembollerle dolu bir dünyaya adım attım. Eğlenceli değil. Sıkıştım sanırım. Öldüğüm andan ibaretim. Sonsuza
kadar aynı başlangıç ile bitiş noktası arasında genişleyebilirim. Herkesi yargılayabilir, taraf tutabilirim ancak yargılarımın hiçbir anlamı yok, çünkü yapamayacağım tek bir şey var, o da olayların gelişimine dâhil olmak. Ne yaşanacaksa ben orada değilken yaşanacak. Tek kural bu: Ben hep dışarıda kalacağım. Bir baba, avcılık ruhsatını yenilerken dışarıda olmalıyım, Türkiye’nin ilk özel televizyonu kurulurken dışarıda kalmalıyım, Atatürk’ün evli kaldığı ve bir oğlunun olduğu alternatif tarihin nasıl ilerleyeceğine müdahale etmemeliyim. Planı izleyebilirim ama. Hiçbir şeyi değiştirmeyecek, yıkmayacak, başlatmayacak, kimseyi ölüme ya da yaşama götürmeyecek planı."
Profile Image for A. Can.
Author 4 books13 followers
March 13, 2019
Marşandiz Fanzin'deki bir öyküsüyle ilgimi çekmişti Emirhan Burak Aydın. Romanını da büyük bir keyifle okudum. Her şeyden önce anlatıcısı ve onun hikayeyi anlatma şekli çok hoşuma gitti. Sonrasında Aydın'ın romanının dergi-sonrası ya da dergi-ötesi bir hikaye anlatıcılığına işaret ettiğini düşündüm. Metin çoğu yerde çay ve rakı kokan, şiir ve baloncuk içine tıkılmış söz dolu, Kadıköy ilçe sınırları içerisine sıkışık o öykücülüğün ötesinde neler olduğunu gösterir nitelikteydi. O öykücülüğe karşı çıkmak değil de ardını görmeye çalışmak gibiydi yani. Ardında gösterdiği şeyi de oldukça beğendim. Öykülerinde de gördüğüm ve sevdiğim şekilde yer yer, alelade paragrafların arasındaki cümleler veya diyaloglar içindeki küçük parçalarla çok mutlu etti roman beni.

Kitabın geneline yayılıp da insanın yüzüne ekşiten kusurları yok. Zaten puanımı da içim rahat ederek verdim. Olumsuz eleştiri getirebileceğim şeyleri yok mu? Var. Kitabı okurken bir de 'keşke editörü ben olsaydım' hissi yaşadım. Bazı cümlelere, bölüm başlıklarına, hatta zaman zaman toplu paragraflara dair notlar ve sorularla bir adım daha ileri taşınabilirmiş gibi geldi roman. Burhan, Yusuf ve Derin karakterleri birbirinden çok farklı gelmedi. Dahası kitabın daha önünde yer alan bu karakterlere büyük bir sempati beslediğimi de söyleyemeyeceğim. Öte yandan Hamza karakteri oldukça ilginçti ve bence metinde çok daha büyük bir yeri hak ediyordu. Son olarak İlayda karakterini de daha çok tanımak, görmek isterdim; ama ne yalan söyleyeyim kitapta bahsi de geçen Bechdel testinde de romana düşük puan verdirtecek şekilde, karakter çok güzel çizilmiş olsa da hikaye içerisinde soluk duruyor.

Bir sonraki işini merakla bekliyorum.
1 review
September 13, 2018
Tek özelliği ilginç anlatıcısı ama o da cem akaşın 7 romanından araklanmış
Profile Image for Dogan.
26 reviews3 followers
February 5, 2018
Emirhan' ın yazılarını yıllardır okuyordum, sonunda kitabını okumak da kısmet oldu. Kurgu üzerine bu kadar kafa yorması bile kitabın başlı başına en önemli özelliği. Üzerine konuşmayı, tartışmayı hak eden bir roman. Bol okurlu, bol eleştirili bir kitap olur umarım. Emirhan' ın kurgusuyla bizi daha çok düşündüreceğine, şaşırtacağına, ikilemde bırakacağına eminim.
Displaying 1 - 12 of 12 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.