Bu kitap W.R.C. Guthrie'nin, Antik Yunan Felsefesi üzerine, Felsefe Tarihi'nin en geniş kapsamlı, en eleştirisel ve en nitelikli yorumu olan; 1980'li yıllarda tamamlanan yedi ciltlik dev İlkçağ Felsefesi Tarihi'nin bir taslağı olup, onun temel tüm tezlerini içermektedir. Guthrie, İlkçağ Felsefesi Tarihi'nde, insanlığın mitolojiden felsefeye yükselişini antik Yunan özgün düşünme biçimlerini ayrıntılarıyla betimlemekte ve Antik Yunan Felsefesi'nin karanlıkta kalmış birçok, yönlü, bu felsefenin doğal dekoru olan kent-devletinin belirlediği siyasal ve toplumsal koşullar içinde, büyük bir yetki ve özgünlükle gözler önüne sermektedir...
William Keith Chambers Guthrie was a Scottish classical scholar, best known for his History of Greek Philosophy, published in six volumes between 1962 and his death.
7 ciltlik bir eserin taslağı olduğu iddia ediliyor ancak biraz araştırdım ve hiçbir yabancı dilde böyle bir taslak görmedim. Belki "özet" edisyonlardan birinden çevrilmiştir. Her şeyi öyle hızlı geçiyor ki hiçbir şeyin dibine giremedim. Ayrıca çeviri de zorladı. Uzman değilim tabii ama 1988'in yerleşik/yerleşik olması istenen felsefe terimleriyle bugününküler bir değildir haliyle.
Daha kapsamlı bir şeye odaklanılmasını tavsiye ederim naçizane.
Kitabı Ahmet Cevizci doktorken çevirmiş. Onun isminin verdiği güvenle okudum kitabı. İlk bölümde semantik üzerinde durulmuş. Yunan düşüncesi şekillenirken Yunanlılar hangi kavrama hangi anlamı yüklemişlerdi bu irdelenmiş. Bu temel atıldıktan sonra ise ilkçağ felsefesi tarihi akmaya başlıyor. Önce doğa felsefesi, ardından doğa felsefesine tepki ve felsefenin ilgi alanının insana kayışı, bu dönüşüm kitapta ana hatlarıyla ve okunur bir örüntüyle ele alınıyor. Eserin hacmi ilkçağ felsefesinin tüm meselelerine değinmenin önündeki en büyük engel. Fakat giriş olarak ve ilkçağ felsefesinin temel olarak ilerleyişinin mantığını anlamak açısından iyi bir kitap.
İmla hatalarının çokluğu yayınevinin kusuru. Hatta bir yerde bir paragraf iki kere tekrar edilmiş. Böyle büyük ve bariz hataların sık olması okurun odak noktasını içeriğe değil biçime çekiyor. Bu da oldukça rahatsız edici.