Paperback. 13,00 / 19,00 cm. In Turkish. 142 p. Oyuncu Özlem Ünaldi, ilk romani Ah ile okuyucuyla bulusuyor. Ah, hayati çocukluk yillarinda kendinden iki yas küçük dayisinin eve gelisiyle degisen Filiz ile dayisi Erkan'in, konusulmayanlar nedeniyle baskalasan hikâyesini anlatiyor. Hayatlarimizin aslinda birkaç kelimeyle degisebilecegini ya da milyonlarca kelimeye ragmen her seyin olmasi gerektigi gibi kaldigini hissettiren bir hikâye bu. Özlem Ünaldi'nin Ah'i yasananlari hafife almadan hafif bir yerden yasamayi seçenlere, 80'li ve 90'li yillari özleyenlere, Ankara'yi sevenlere ve elbette ki yeni bir yazar kesfetmek isteyen okura iyi gelecek.
Nerden kimden öneri olarak alıp okuduğumu bilmediğim bir kitap, lakin çok sevdim. Sıcacık, bir hikaye.
80'lerin sonu 90'ların başı çocuk olanların ve Ankaralıların hasretle sayfaları çevireceği bitmesin isteyeceği kısacık bir çocukluk hikayesi.
Filiz ile kendisinden birkaç yaş küçük dayısı Erkan 'ın ortak çocukluklarının derin izlerine bakıyoruz, pişmanlıklarla dolu yollarında bir tur atıyoruz. Sonunda bir ah çekiyoruz.
"Kör bir adamın geleceği görebildiğine şahit olmuş gözlerime soruyorum şimdi : Görmek dediğin nedir ki?"
Kısacık ama içinize dokunan bir okuma yapayım derseniz buyrunuz.
Ah, Özlem Ünaldı'nın ilk kitabı. Bu kitabı da Sezgin Kaymaz'in tavsiye kitaplar listesinde görüp almıştım. Kitabın konusuna gelecek olursak, 11 yasindaki Filiz'in hayatı kendinden 2 yaş küçük dayısı Erkan'ın okumak için evlerine gelmesiyle değişir. Onlar artık bazen iki kardeş, bazen iki arkadaş, bazen de dayı yeğen olurlar. Sırayla bir Filiz, bir Erkan anlatır, çocukluklarından, mahalleden, aileden, okuldan, kendilerine has tadı olan kısa kısa anektodları. Okuduklarınız adı gibi içinizde bir yerlerde inceden bir ah bırakıyor. Kimi zaman "ne güzel günlerdi o günler" deki gibi bir ah, kimi zaman biraz şaşkın bir ah, kimi zaman haylazliklara hafiften kızgın bir ah, bazen de acı dolu bir ah. Küçükken etle tırnak gibi yapışık yaşayan dayı yeğen, büyüdükçe birbirlerinden uzaklaşırlar, sohbetlerinin arasına es'ler girmeye, eslerin araları gittikçe uzamaya başlar. Söyleyemedikleri sanki aralarında dikenli çalı olur, onları birbirinden koparır. Bir ilk roman olan Ah'ı sıkılmadan, keyifle okudum. Zaman zaman kendi çocukluğumdan, gençliğimden, bizim aileden, mahalleden izler buldum. Bazı satırlar bir yerlerime değdi geçti. Günümüzün çok b..tan olmasından belki, geçmiş bana çok güzel geliyor. (Bu yazıya b.. kelimesi çok kaba kaçtı biliyorum ama yaşadığımız günlerle ilgili olarak gerçekten öyle hissediyorum ve bunu ifade etmenin daha zarif şekli yok. Varsa da ben kullanmak istemiyorum.)
Kitabı gugullarken öğrendim ki, Özlem Ünaldı aslında oyuncuymuş. Hatta en son Vatanım Sensin dizisinde oynamış. Yazarın da, kitabın da yolu açık olsun.
Ozlem Unaldi'nin okudugum ilk kitabiydi. Basta betimlemeleri fazla romantik geldi. Sonra Baris'in babanesi ile ilgili olan bolumu okudum, oyle guzel anlatilmis ki film gibi yasadim bolumu. Mahalledeki her karakteri okurken, yabancisi olmadigim bir yerin sakinini okuyormusum gibi hissettirdi. Diger kitaplarina da sans verecegim.
Ankara'yı, dayısını ve 90'ları seven ve özleyenlere ilaç gibi geleceğini düşünüyorum bu kitabın. Bazı betimlemeleri çerçeveletip asmak istedim. Öyle güzeldi. Diğer kitabıno da hemen okuma isteği uyandırdı Özlem Ünaldı.