Bu kitabın çok satması için bir hekim olarak size koşmanın sağlığa zararlarını anlatabilirdim. Koşarken, olur ya dizlerinizi sakatlarsınız siz en iyisi yürüyün diyebilirdim... Ama bunu yapmayacağım...
Ben size koşun diyorum... Neden mi? Çünkü: Toplumsal akışla sürüklenen yaşamımızda koşmak bir özgürlük adasıdır. Koşarken içimizdeki alçakgönüllü devi fark ederiz ve bu bizi mutlu eder. O bizim en güçlü, güvenilir, iyi, sağlam yönümüzdür. Koştukça kendimizle ve çevreyle ettiğimiz kavgalar anlamsız ve küçük görünmeye başlar. Koşan her insan yalnızca kendi bedenini ve zihnini değil, çevresini de değiştirir. Koşmak, insanın biyolojik varlığına yaklaşması ve aynı zamanda zihinsel bir iç yolculuk yapması demektir. Evet, koşmak bizim fabrika ayarımızdır. Özgürce ve keyifle koşmak... Ben işte bu yüzden koşuyorum... Sizin de koşarak bu özgürlüğü yaşamanıza bir nebze de olsa katkıda bulunabilirsem ne mutlu bana...
Goodreadste yazdığım ilk yorum bu kitaba nasip oldu diyebilirim. Verdiğim puan da ilerleyen günlerde olumlu anlamda değişebilir.Keyif alarak okudum. Prof Dr Taner Damcı koşma eylemini tüm yönleri ile başarılı bir şekilde ele almış. Bu kitap sadece koşmayı anlatmıyor aynı zamanda hayata bakış açınızı da etkileyen yanlara sahip. İlgi duyduğum konu başlıklarına oldukça zarif bir biçimde değinmiş olması kitaba olan sevgimi arttırdı diyebilirim. 2018 yılında amatör olarak koşmaya başlamıştım, o zamanlar koşu bandında gösterdiğim performansı açık havada gösteremediğimi farkedip üzüldüğümü hatırlıyorum. Okurken aklınızdan sürekli havalar güzelleşse de koşsam diye geçirmeniz olası.
Türkçe olarak futbol dışında herhangi bir spor dalında yazılmış kitapları önemsiyorum ve mümkün olduğunca da takip etmeye çalışıyorum. Bu kitabı da aslında herhangi bir beklentim olmadan bu sebeple almıştım. Kitap iki bölümden oluşuyor ilk kısmı neden koşuyoruz, koşuyoruz da elimize ne geçiyor sorularının cevabını arıyor bu bölümü benden oldukça deneyimli bir koşucu abimle, arkadaşımla keyifli bir sohbet eder gibi okudum hatta bende bir gün ultra koşabilir miyim acaba hayaline kapıldım. İkinci bölüm ise yazarın aslen endokrinoloji ve diyabet konusunda prof. ünvanlı bir doktor olmasının da etkisiyle bilimsel bilgiler ışığında yazılmış kendi adıma bu bölümden de çokça antrenman programımın içine ekleyeceğim bilgiler elde ettim. Uzun lafın kısası koşuya ilginiz varsa veya bu insanlar deli mi niye yürümek varken koşuyorlar diyorsanız bu kitap sizi memnun edebilir.
Amatör bir koşucu olarak kitabı zevkle okudum. Koşan doktorlara ayrı bir saygı duyuyorum. Çünkü işin kolayına kaçıp koşma demiyorlar. Kitap hakkında (öncesinde) bir bilgim olmadığından bir doktorun, daha çok koşu hakkında detaylı program ve beslenme üzerine bilgiler vermesini bekliyordum. Ama yazar genel kavramlar ile vücudumuzu tanıtmayı amaçlamış. Her insan farklı olduğundan dolayı tek bir program veya beslenme de yoktur. Bedeninden gelen sinyalleri dinlemeyi öğrenen koşucu genel kavramlarla uyumluluğunu farkettiğinde yanlışlardan kaçınarak kendine özel program ve beslenme oluşturabilecektir. Böylelikle sakatlıklardan uzak, zevkli koşuların devamlılığını sağlamış olacaktır.
Turk Obezite Vakfi Baskani olan bu degerli doktorumuzun kosmayi bu denli hayatinin parcasi yapip ve bunla da yetinmeyip insanlara bilimsel olarak anlatmaya calismasi Turkiye icin umut oldugunun bir gostergesi. Kosmanin insanin hayatini hem zihinsel hem fiziksel nasil degistirdigini cok net anlatmis. Umarim bircok insana ulasir.
Fiziksel aktivitenin, özellikle koşmanın, beden ve zihin üzerindeki özgürleştirici ve canlandırıcı etkisine dair ilham verici bir kitap. Özellikle keyif paradoksu ve acıdan bahseden bölümleri çok ilgimi çekti.
Okurken keyif aldığım bir kitap oldu. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk kısım neden koştuğumuzla ilgili yazılardan oluşurken ikinci kısım nasıl kısmıyla yani vücudumuzda koşu sırasında neler olduğuyla ilgileniyor ve anlaşılabilir bir dille koşunun nasılını anlatıyor.
Ultramaraton koştuğunu kitaba başlamadan önce de bildiğim hocamın koşuya başlangıç hikayesini dinlemek ve koşu ile ilgilenen Bakiye Duran, Itır Erhart ve Renay Onur gibi isimlerin, Adım-Adım gibi organizasyonların farkına varmak kitabın bana kattıkları arasında.
Koşuya başlamayı düşünüyorsanız veya koşuyor ve koşmak ile ilgili okumalar yapmak istiyorsanız bu kitabı öneririm.
Koşu ile ilgili çok kapsamlı bir kitap. Yazarın bir doktor olması ve verdiği bedensel, tıbbi bilgiler kadar motivasyonu etkileyebilecek dünya görüşü çok pozitif bir etki yaratıyor. Sağ duyulu ve olgun dünya görüşünün kaynağı eğer koşmaksa, koşu baş tacı edilmeli gibi bir his yarattı bende. Konuyla ilgilenen kişiler için bir başlangıç ve yol gösterici kitap olabilir.
Hiç maraton koşmadım ama yine de kendimi koşucu görüyorum. Bu kitap bildiklerimi hatırlattı, bilmediklerimi öğretti. Taner hocamıza harika kitap için çok teşekkürler. Bir gün hepimiz koşucu olacağız.
Koşmanın felsefesi ve biliminin ele alındığı harika bir kitap olmuş. Koşarken vücudumuzda ne, nasıl oluyor her biri bir doktor tarafından yalın bir dille anlatılmış. Koşarsam sakatlanır mıyım? Kalp krizi geçirip koşarken ölür müyüm? Koşmak eklemlerime zarar verir mi? Gibi gibi gibi birçok anlamsız soru cevap bulmuş bu kitapta. Ayrıca sadece koşanların değil herkesin bilmesi gereken beslenme ile ilgili çok özel anlatımları da içeriyor. Harika bir kitap!
Bir süredir koşan ve bu konuyla ilgili araştırma yapmış kişilerin bilgi ve deneyimlerini doğrulayıcı; koşuya başlamayı düşünenlerin ya da yeni başlayanların kulaktan dolma bilgiler ile hareket etmelerini önlemeye yardımcı bir kitap.