Frankenstein ilk yayinlandigi 1817'den bu yana ,yani 200 yildir, kitabi okumayan insanlarin bile rahatlikla kullandigi "insan eliyle yaratilan canavar" metafor'u olmus ,hatta yaraticisi doktorun adi olan Frankenstein'la canavar ozdeslesmis, ciktigi topraklar disinda , Turkiye dahil tum dunya'da ayni sekilde kavramlastirilmis bir roman olmasi nedeniyle ozel bir incelemeyi hak ediyor. Ozgur ve Irmak bu 2.kitaplarinda da basit bir dille deyim yerindeyse romanin altindan girip, ustunden cikiyorlar.Roman canavar ustunden diger tum otekilerin ezilmesine mi isyan ediyor; yazildigi donemdeki romantizm akiminin ve gelisen bilimsel arastirmalarin yada feminist bir anneyle 'kisisel ozgurluklerin savunucusu bir babanin 'kizi' olmanin romana nasil bir etkisi olmus ya da romanin doguya bakisi nasildir ve tabii roman gunumuz roman ve sinemasini nasil etkilemistir gibi sorularin cevabini bulabilecegimiz herkesin rahatlikla okuyabilecegi bir kitap yazmislar. Bu kadar yalin ve rahat bir dille yapilan roman analizinin altinda derin ve ozumsenmis bir bilgi birikiminin yattiginin da okurken her firsatta farkina variyorsunuz. Kitap; yazarlarin minik "canavarlari" Mahir Derya ve Cem'e adanmayi hak etmis.