Bu seyahatname Henry Christmas'ın (1811-1868) 1851'de üç cilt olarak basılan The shores and islands of the Mediterranean(Akdeniz Kıyıları ve Adaları) adlı eserinin son cildini oluşturmaktadır. İlk iki cildi İspanya, Portekiz, Kuzey İtalya, Avusturya ve Yunanistan'a ayıran yazar, son cildi İstanbul'un yanı sıra, Efes, İzmir, Bergama, Salihli, Alaşehir, Denizli ve Akhisar'ı kapsayacak şekilde Anadolu'ya ayırmıştır. Her cildi ayrı ayrı basıp farklı önsözler yazmadığı için, Christmas'ın seyahat sebebi ile seyahat edeceklere yönelik bazı önerilerini birinci cildin başında bulunan önsözden öğreniyoruz. Buna göre seyyahımız uzun süren sağlık sorunlarının ardından hem rahatlamak için hem de sıcak iklimlerin kendisine yararlı olacağı düşüncesiyle yola koyulmuş; seyahatnamesini, gözlemlediği ülkelerin o günlerde tarihlerinin çok ilginç ve kritik bir döneminde olduğunu düşünerek kaleme almıştır. Araştırma düzeninin ve orta sınıfın konuştuğu dillere hâkim olmanın önemini vurgulayan yazar, seyahat usulü konusunda demiryolunun çok kısıtlı olduğunu, Anadolu özelinde ise tek seyahat şeklinin at üstünde mümkün olacağını ifade etmektedir. Barınmayla ilgili olarak önsözde sadece iki otelden bahsedildiği görülmektedir: İzmir için Milles Hotel, İstanbul içinse Hotel de l'Europe. Kitabın ilk üç bölümü İstanbul'a ayrılmış, sonraki on bölüm ise Ege'nin antik kentlerine. Pek çok alanda çalışmalar yapan Henry Christmas, özellikle İngiliz tarihi ve arkeolojisi alanında yaptığı faaliyetlerle tanınıyor.
"Çalışmalarımızı sadece antik tarihle sınırlandırsaydık, serüvenin kendisi önümüze serilen göz alıcı sahnelere, ihtişama, şatafata ve güce eşdeğer olamazdı. Tek başına modern tarihin sayfalarını takip ediyor olsaydık o zaman da her şey bize nasıl kuru, nasıl yavan, antik zamanların cazibesinden nasıl yoksun görünecekti!" diyor yazar. İzmir ve çevre Ege kasabalarını gezerken ilgilendikleri daha çok İyonya, Frigya ve Lidya dönemi kalıntıları olmuş. Bu yönüyle ilgimi çekmedi, sıkıcıydı.