Bir ölünün gülümseyişi gibiydi incecik yüzünde açılmaya çalışan şey. Bir taşlaşmanın ifadesiydi sanki. Geri dönülmezlik taşıyordu, bu nedenle çabuk söndü, ince yüz içine çekilerek donuklaştı. Sabit bakıyordu, gözleri mıh gibi suratıma çakılı. Kaçınacak bir şey yoktu. Ama yine de uçurum görmüş birinin edasını taşıyordu. Bu ne mi demek? Belki sonra açıklayabilirim.
Meryem’in Biricik Hayatı, dünyaya defalarca gelmiş ama hep aynı kaderi yaşamış kadınların hikâyesi. Meryem, Meriy En, Miriam ve onların varlığına kâğıt üzerinde şahit olan gazeteci Ela...
Hikâyesi yazılmayarak cezalandırılacak olan var mı aralarında?
“Romana asıl gücünü veren dil yapısı. Hayatı ve yazıyı edebiyatın imkânlarıyla sorgulayan Meryem’in Biricik Hayatı, parçalı kurgusuna rağmen, yakaladığı dille etkileyici ve güzel bir anlatı. (...) Sibel K. Türker’in, roman kahramanı yazar Ela’nın ve biz okuyucuların ortak tek bir anlamda buluşamayacağımız, herkesin kendi anlam dünyasından taşıyacağı yorumlarla bütünlenecek bir metin.”
2005'te yayımlanan Öykü Sersemi adlı öykü kitabıyla Yunus Nadi Öykü Ödülü'nü kazandı. 2006'da yayımlanan Ağula adlı öykü kitabıyla Haldun Taner Öykü Ödülü'nü elde etti. 2012'de yayımlanan Hayatı Sevme Hastalığı adlı romanıyla Yunus Nadi Roman Ödülü, Duygu Asena Roman Ödülü ve Ebubekir Hazım Tepeyran Roman Ödülü'ne layık görüldü
Bitirdiğinizde şu soruyu kendinize sorarken bulacaksınız.
"ben ne okudum?"
Sibel K. Türker'den ilk olarak bu kitabı okumam çok büyük talihsizlik oldu. Daha iyi bir yazar olduğuna eminim. Başka eserlerine de şans vereceğim. Siz de öyle yapın.
Çok parçalı, çok dağınık bir kitap. Yazarın merak uyandırmak için bu yolu seçtiğini düşünüyorum ama tam tersi etki yaratıyor. Tamamlamak için kendimi zorladım.
bölük pörçük bir anlatım edebiyat var mı var ama gereksiz birçok bölüm de var (şeytan ve arkeoloğun sıkıcı monologları gibi) bir de kurgu çok dağınık anlatıda sıralılık şart olmasa da bütünlük şart diye düşünüyorum
sibel türker'in bu kitap dışında iki kitabını daha okudum ve onlar bundan çok çok farklıydı, kesinlikle yazara bu kitapla başlanmasını önermiyorum. olaylarin bir birinden bu kadar kopuk olmasi bütünlüğü çok bozmuş ve okumayı zorlaştırmış maalesef. begenerek okuduğum ve altını çizdiğim yerler oldu ama bütüne bakacak olursak kitabin ne anlatmak istediğini tam anladigimi düşünmüyorum.
benim gibi konusu ilgisini çekip aldınız ve okuyacaksanız, yazarın başka bir kitabıyla başlamanızı öneririm. belki onlardan bir şey anlaşılıyordur ya da kalemini öğrenirsiniz. okuması zor, size içine aldığı anda geçtiği bölümle tekrar kopmanıza neden olan bir kitap maalesef ki.
Başarılı yazım dili ve harika konusunun yanında kurgusuyla da okunmaya değer bir kitap. Roman okuma değil birinin rüyasını takip etme deneyimi yaşatıyor. Sanki okuyucuyu bir rüyanın içine çekiyor. Tüm anlamsız bölümleriyle bir bütün olarak anlamı yeniden aratan ilginç bir kitap.