“İnsanoğlunun hikâye anlatıcılığını birçok hayati şeyden çok önce öğrendiğini biliyoruz. Yüz binlerce yıldan beri hikâye anlatıyoruz. Bu kadim ve şahane işi yapman için sana yardım etmeye niyetliyim. Birlikte çalışacağız. Çalışmamız bittiğinde eskisinden daha iyi hikâyeler anlatacağına eminim. Çünkü ‘yaratıcılık’ doğuştan gelen bir armağan değildir. Öğrenilir, çalışarak elde edilir.” Anlatacak bir hikâyeniz var ama sözcük denizinde nasıl ilerleyeceğini bilmeyen bir kaptan gibi mi hissediyorsunuz? Ya da bir yol haritasına mı ihtiyacınız var? Yoksa yazarlığın doğuştan gelen bir yetenek olduğunu mu düşünüyorsunuz? Polisiye edebiyatımızın en önemli isimlerinden Celil Oker, elinizdeki kitapta tüm bu sorulara yanıt veriyor, Yaratıcı Yazarlık Teknikleri eğitimlerindeki deneyimini genç yazar adaylarıyla paylaşıyor. Doğru bir yöntemle çalıştığınızda yazının o büyülü dünyasına pekâlâ girebileceğinizi, yazarlığın doğuştan kazanılan bir yetenek olmadığını söylüyor.
Olay örgüsü, karakter yaratmak, çatışma, diyalog ve üslup gibi kurmacanın temel öğelerinin örneklerle anlatıldığı kitapta hikâye anlatma sanatının incelikleri gösteriliyor, işin püf noktalarını ve bu alanda sık yapılan yanlışlara dikkat çekiliyor. Genç Yazarlar İçin Hikâye Anlatıcılığı Kılavuzu, anlatacak bir hikâyesi olan genç yazar adayları için çok değerli bir kılavuz.
1952 yılında Kayseri'de doğan yazar, ortaokulu Talas Amerikan Ortaokulu'nda tamamladı. Ardından Tarsus Amerikan Koleji'ni bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne devam eden Oker 1979 senesindeki mezuniyetinin ardından çevirmenlik, gazetecilik ve ansiklopedi yazarlığı yaptı. Bu işlerin ardından 1983'te reklam yazarlığına başladı. Markom ve Merkez Ajans isimli şirketlerde çalıştı.
Uzun süre reklamcılıkla ilgilendikten sonra 1998 yılında Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1999 yılının Nisan ayında ilk romanı Çıplak Ceset'i yayınladı. Aynı senenin Ekim ayında ise Kramponlu Ceset çıktı. Oğlak Yayınları tarafından basılan bu eseri ile Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Birinciliği'ni kazandı.
Sevtap Oker'le evli olan yazarın Ali ve Can isimli iki oğlu vardır.
Bilgi Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık teknikleri dersi de veren Oker Mayıs 2019'da İstanbul'da vefat etmiştir.
Altın Kitaplar'dan çıkan, değerli hocamız, yazar Celil Oker'in "Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu" kitabı incecik olmasına rağmen "Yaratıcı Yazma Teknikleri" konusunda temel ilke ve değerleri çok güzel veriyor. Kendisinin Bilgi Üniversitesi'nde bu isimle verdiği, yaklaşık iki ay süren eğitimine de katıldığım için içeriğinin çok iyi olduğunu, genç zihinler, kalem tutmak isteyen eller için başarılı bir kitap olduğunu söylemeliyim. Neredeyse her sayfada altını çizdiğim, not aldığım şeyler oldu. 44 yaşındayım, naçizane bir kitabım çıktı ama öğrenmeye, özellikle Celil Hoca'dan öğrenmeye devam ediyorum. Sözlerimi Celil Hocam ile noktalayayım; "Önce kötü haber: Yazar olmak, doğuştan yazar olmak, yazar kumaşı taşımak diye bir şey yoktur. Yazar olduğun için yazmazsın; yazdığım, ısrarla yazdığın için yazar olursun. Yazmadan yazar olmak diye bir şey yoktur. İyi haber de aynı fikre dayalı. Yazar "olmak" diye bir şey olmadığına göre, yazarsan yazar olursun ancak. Bu kadar. Kimseyi dinleme. yaz. Yazar olabilirsin. Bu konuda sevdiğim cümle Uruguaylı bir yazardan. Juan Carlos Onetti. İngilizcesi daha anlamlı geliyor bana. "I am not a kriter exception when I write." Kaba çevirisiyle, "Yazdığım zamanlar dışında yazar değilim ben."
Çok sade bir şekilde yazmak ile ilgili bir yol haritası veriyor kitap, beni etkileyen yanı okuyucuya yani yazar adayı olarak gördüğü kişiye bolca umut vermesi, olumsuzluğa kapılmadan yazmasını salık veriyor. Bu açıdan önemli buldum kitabı, aynı zamanda Vogler’in Yazarın Yolculuğu kitabından bolca alıntı var o kitap da okunmayı bekleyen kitaplarımın arasında duruyor. Yakın zamanda onu da okuma kararı verdim.
Önce kötü haber: Yazar olmak, doğuştan yazar olmak, yazar kumaşı taşımak diye bir şey yoktur. Yazar olduğun için yazmazsın; yazdığın, ısrarla yazdığın için yazar olursun. Yazmadan yazar olmak diye bir şey yoktur.
İyi haber de aynı fikre dayalı. Yazar 'olmak' diye bir şey olmadığına göre, yazarsan yazar olursun ancak. Bu kadar. Kimseyi dinleme. Yaz. Yazar olabilirsin."(s.13)
Uzun zamandır beni bu kadar mutlu eden bir kitap okumadım . ''Kurgu'' nun bu kadar anlaşılabilir,eğlenceli anlatıldığı bir başka kitap okumamıştım . Çok yakın zamanda kaybettiğimiz Celil Hocam , ışıklar içinde uyusun... Giderken arkasında harika bir eser bırakmış...
Daha önce “Nasıl yazılır?” ile ilgili birkaç kitap okumuş biri olarak bu yazıyı oldukça toparlayıcı buldum. Yazar işe yarar bir taslak ortaya koyuyor, yapılmasını ve yapılmamasını önerdiği şeyler de oldukça makul. Kurmaca yazmak isteyenlere öneriyorum.
1952 doğumlu Oker önemli okullarda eğitim görmüş, İngiliz Dili ve Edebiyatı alanında tahsil yapmış bir yazar olarak karşımıza çıkıyor. Farklı alanlarda çalıştığını yalnız özgeçmişinde değil bu kitapta da görüyoruz, öyle ki çok alanlı hayatının izleri yazın anlamında handikaplarla göze çarpıyor.
Ben polisiye adına henüz değinilmeyen konulara göz atacağımızı, yaratım sürecine apayrı bir perspektiften bakacağımızı da hayal ederek kitabı elime almıştım. Elbette kitap size böyle bir beklenti sunmuyor ama yazarın hayatı ile ilgili her konuda bazen anlamlı bazen anlamsız bilgiye vakıf olurken neden asıl alanı hakkında en azından bir bonus bölümüne yer vermemiş anlamak mümkün değil.
Dil kandırmacası tuzaklarına düşmeden, yoldan sapmadan, yanlışı gösterip yarım yamalak doğruya razı kılmadan anlatıyor Celil Oker. Olması gerektiği gibi. Yazar adayları veya kendisini yazar olarak isimlendiren pek çok kişinin muhakkak okuması gereken bir yapıt.
Celil Oker, cinayet romanlarından aşina olduğum bir yazar. Yazmanın püf noktalarını gençler için hazırladığı bu kısacık kitapta o kadar güzel toparlamış ki, okuyana yazmaya girişmekten başka pek bir seçenek bırakmıyor. Sırf bu yönüyle benzerlerinden ayrılan, yazarı ve yazıyı kutsayıp ulaşılamayacak bir yere koymaktansa, yazmaya heveslenip de cesaret edemeyenleri yüreklendiren ve yazma teknikleriyle ilgili sağlam dayanakları olan bilgiler paylaşan yazarın, bu kitabını, yalnızca gençlere değil, yazmaya merakı olan herkese öneririm.
Yazarlık için gerekli olan kavramların temelini atan ve belirtilen kaynaklardan ya da başka kaynaklardan yoluna devam edip denizlere açılabilirsiniz diyen bir kitap. Yalın ve anlaşılır anlatımı ile bizimle konuşurcasına bilgisini aktarıyor Celil Oker. Kaynak arayanlar için öneririm. Başlangıç için güzel bir kaynak.
Sonunda Christopher Vogler’den yapmış olduğu alıntıyı bende paylaşmak istiyorum.
‘‘… Ama umudunuzu yitirmeyin, çünkü yazmak büyülü bir şeydir. En basit yazma eylemi bile telepati sınırına varan, neredeyse doğaüstü bir olaydır. Düşünün bir: Bir kağıt parçasının üzerine belli bir düzende birtakım soyut işaretler koyabilir ve bin yıl sonra başka bir dünyadan biri, en derin düşüncelerimizi öğrenebilir. Uzay ve zamanın sınırları ve hatta ölümün kısıtlamaları aşılabilir.’’
Hayli pozitif, teşvik edici ve öğretici bir rehber. Ufak ufak notlar aldım. Sanırım herşeyi özetleyen şu not oldu. "Bütün hikayeler, bir yolculuğu anlatır."
Kurgu yaratmanın doğası ve ilkeleri üzerine hazırlanmış en iyi kitaplardan biri diyebilirim. Celil Oker bir yazar olarak hem kurmacanın ilkelerini fark etmiş hem de farklı kaynaklardan yararlanmış.
Olay örgüsü, çatışma, karakter, diyalog gibi kilit unsurların tamamı için yapılması ve yapılmaması gereken unsurlar sıralanmış.
Tek yahut en fazla iki okumada bitirilebildiği için de oldukça kullanışlı bir eser olmuş.
Eser yalnızca yazar olmak isteyenler için değil, iyi bir okur olmak isteyenler için de bir giriş kitabı. Benim için konusunun başucu kitaplarından biri olmaya aday bir çalışma.
Yazmakla ilgili başlangıç noktası arayanlar için yol haritası olacak bir rehber. Okuruyla konuşur gibi yazılmış samimi bir dil. Sadece yazarsanız yazar olursunuz diyerek daha ilk cümleden beni vurdu. Her adımla neden yazmak istediğimi, neden yazmayı sevdiğimi sorgulattı. Yazarın kitaplarından birisini de okumak istiyorum en kısa zamanda. Hayali bir mentor oldu bana.
Itiraf edeyim bu kitabi okurken beklentim cok dusuktu belki de o yuzden cok hosuma gitti. Hikaye anlaticiligi uzerine cok yararli ve pratik ogutlerin yani sira "kurgu" kavramini bu kadar guzel ve net ifade eden baska bir kitaba da rastlamadim. Ayrica gayet motive edici bir kitap.
Sesli kitap olarak dinledim ama en kısa zamanda fiziksel kopyasını da alıp daha da detaylı şekilde okuyacağım. Çok güzel bir rehber kitap olmuş kesinlikle. Daha başka kaynaklara da yönlendiriyor. Başlangıç seviyesi güzel bir kılavuz.
Okumak ve yazmak… Dünyada daha çok keyif aldığım bir şey yok sanırım. Elimden geldiğince bu konulardaki bütün kaynaklara ulaşmak ve onlardan faydalanmak istiyorum. Sonuçta var bir hayalimiz🫶🏻
2019’da kaybettiğimiz Oker, hem yaratıcı yazarlık hem de ilginç bir biçimde metin yazarlığı ve genel olarak reklamcılık anlamındaki tecrübelerini harmanlamış, işin sonunda kolay okunan ve yazar adaylarına yönelik çok önemli tüyolar içeren bir kitap ortaya çıkarmış. Referanslarını saklamayarak, öte okumalara ve araştırmalara yönlendirerek, üstüne bir de atölye çalışmaları vererek bir anlamda interaktif bir yöntem yaratmış. Keyifle okudum.
Kitap, başlığına rağmen, gençlik ya da yaşlılıktan bağımsız olarak yazmak isteyen herkes için yararlı bilgiler içeriyor. "Altı çizilecek" birçok cümle var iligilisi için.
Kendi çapında bir şeyler yazmaya çalışan biri olarak okuduğuma memnun olduğumu ve yöntemler üzerine düşüneceğimi söyleyebilirim. Çalışarak çok daha iyi yazılabileceği, bu işin tabiri caizse sadece Tanrı vergisi bir yetenek olmadığını söylemesi, örneklendirmesi işin başında olanlar için cesaret verici.
Kitapta, kesinlikle katıldığım üzere, her şeyi okurun gözüne sokmaktansa, diyalog içindeki bir cümleyle kişi hakkında bazı özelliklerin anlatılabileceğinden bahsediyor. Örnek olarak kız gibi araba tabirini kullanan kişinin kadına bakış açısı hakkında fikir sahibi olacağımızı veriyor. Bu noktada yazara sürekli olarak "insanoğlu" kelimesini kullandığı için bakış açısı hakkında fikir sahibi olduğumu bir eleştiri olarak sunabilirim.
Dönüp kendi yazdıklarını sorgulatan, yazma isteği uyandıran, kısa, net, sade ve samimi bir kitap. Çok pratik.. 😊Karşımızda oldukça birikimli ve deneyimli bir yazar olduğu kesin. Storytel uygulamasından dinledim, kitabı gözlerimle takip etmediğim halde o kadar akıcı ve samimi bir dille yazılmış ki zihnimde kitabın omurgası ve yazma önerileri net ve hatırlayabileceğim şekilde belirdi. Dönüp dönüp tekrar bakmayı istiyorum o ayrı 🙂yazar adaylığının biraz ilerisinde olanların sanki daha kolay takip edebileceği bir kitap yalnız onu da ifade etmeliyim. Zaten Metin içinde başka kitaplara da göndermeler yapıyor, Campell’a ve Gülsoy’a örneğin. Yazmayı önemsiyorsanız keyif alacağınıza inandığım bir kitap 📚 📝✒️
Çağdaş dünya edebiyatında polisiye çoktan saygın yerini aldı ama Türkiye'de bunun için daha vakit var gibi gözüküyor. Değerli eleştirmenlerimiz sağ olsun, henüz içerisinde acı taşımayan ve yazarı solcu olmayan ve klasik tarzda yazılmamış eserleri henüz kitaptan saymıyor, bunu da bir beceri olarak görüyor. Celil Oker, Türk polisiyesine ömrünü adamış, bu uğurda birçok kaliteli eser vermiş, eğitmenlik yapmış, yazılar yazmış, ömrünü bu alana vakfetmiş bir edebiyat emekçisi. İşte onun yıllar boyu tüm öğrendiklerini bir akademisyen titizliği ile damıtarak kağıda döktüğü bu eseri eşsiz ve yazar adayları için özlü bir rehber özelliği taşıyor. Keşke Celil Oker daha uzun yaşasaydı, daha bunun gibi başka kitaplar da yazsaydı; nur içinde yatsın büyük usta. Çok iyi bir kitap.
Tam bir kılavuz niteliğinde yazmanın temel prensiplerini çok öz ve direk olarak vermiş. Yeni başlayanlar ve başlamak isteyenler için oldukça temel bir kitap. Günümüzde adını duyuranın yazdığı kitapların neden bir şey anlatamadığını görmüş oluyorsunuz çünkü metni inşa etmiyorlar, yalnızca aklındakileri yazıyorlar. Farkı görme ve metizleri analiz etmeye de yardımcı ki bu da yazım faaliyetini geliştirmeye fayda sağlayacak unsurlardan. Fakat dil ve üslup olarak 'popüler' Pegasus çeviri kitapların yazarlarının sahip olduğu üslubu kullandığını gördüm. Nedeni gençlerin ilgisini çekmek mi yoksa böyle daha etkili olduğunu düşündğü için mi bilmiyorum. Ama bu bazı noktalarda bana özenti geldi diyebilirim.
Yazmak işine yeni başlayan kişilere pratik tavsiyeler, ödevler. Kitabın anlatımı yalın ve anlaşılır. Referans gösterilen kitaplar da okuma listesine eklenebilir.
Neden okumalı: O öyküyü yazmanız için.
“Bütün hikayeler, temelde aynı şeyi, bir yolculuğu anlatır.”
“... Ama umudunuzu yitirmeyin, çünkü yazmak büyülü bir şeydir. En basit yazma eylemi bile telepati sınırına varan, neredeyse doğaüstü bir olaydır. Düşünün bir: Bir kağıt parçasının üzerine belli bir düzende birtakım soyut işaretler koyabilir ve bin yıl sonra başka bir dünyadan biri, en derin düşüncelerimizi öğrenebilir. Uzay ve zamanın sınırları ve hatta ölümün kısıtlamaları aşılabilir. Christopher Vogler
Kitap daha önce gördüğüm ve kesinlikle katıldığım ve daha önce görmediğim ama çok mantıklı bulduğum için kesinlikle katıldığım fikirlerle, tavsiyelerle doluydu. Sonra bir baktım yazar Boğaziçi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu. Benim okulum :) Benim bölümüm :) Genç yazar adayları için çok güzel bir kitap, tavsiye ederim.