Jump to ratings and reviews
Rate this book

Kriz Yönetimi ve TSK

Rate this book
Gazi Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haydar Çakmak Kriz Yönetimi ve TSK adlı kitabında, uluslararası ilişkiler alanının güncel kavramlarından “kriz”i tanımlıyor; kriz ve savaş ilişkisi ile kriz yönetim biçimlerini açıklıyor.

Kitabın temel konusunu, TSK’nın uluslararası krizlerdeki yeri ve rolü oluşturuyor. Prof. Dr. Çakmak, bu başlık altında şu konuları inceliyor:

• TSK’nın profili
• TSK’nın dış ilişkileri
• TSK’nın katıldığı uluslararası krizler: Libya krizi ve müdahalesi, İran-Irak Savaşı (1980-1988), Gürcistan krizi, Irak krizi (Kuzey Keşif Harekâtı), Kosova krizi, Somali krizi, Afganistan krizi

288 pages, Paperback

Published December 1, 2012

Loading...
Loading...

About the author

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
1 (100%)
4 stars
0 (0%)
3 stars
0 (0%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 of 1 review
Profile Image for E B.
60 reviews
April 15, 2026
Haydar Çakmak’ın Kriz Yönetimi ve Türk Dış Politikası kitabını bitirdikten sonra zihnimde en çok yer eden noktalardan biri, Türkiye’nin uluslararası krizlerdeki konumuna dair yaptığı bu net tespitti.

Çakmak’a göre Türkiye, tarihsel olarak çoğu krizin ne planlayıcısı ne de tetikleyicisi olmuş; aksine, genellikle NATO üyeliği ve Birleşmiş Milletler çerçevesinde müttefikleriyle birlikte hareket eden bir aktör olarak sahada yer almıştır. Bu yaklaşım, özellikle Soğuk Savaş sonrası dönemde Türkiye’nin dış politika reflekslerini anlamak açısından oldukça açıklayıcı.

Ancak kitabın en çarpıcı kısmı, bu katılımların sonuçlarına dair yaptığı karşılaştırma. ABD ve İngiltere gibi ülkeler müdahil oldukları krizlerden çoğu zaman stratejik ve ekonomik kazanımlar elde ederken, Türkiye için tablo çoğu zaman daha farklı gelişmiştir. Özellikle Körfez Savaşı örneğinde olduğu gibi, Türkiye’nin ciddi ekonomik ve jeopolitik maliyetler üstlendiği vurgulanıyor.

Bu noktada kitap, okuyucuya şu soruyu düşündürüyor: Türkiye’nin uluslararası krizlere katılımı ne ölçüde kendi ulusal çıkarlarıyla örtüşüyor, ne ölçüde ittifak yükümlülüklerinin bir sonucu?

Genel olarak eser, Türkiye’nin krizlere “dahil olan ama yön veren olmayan” konumunu sorgulayan, yer yer eleştirel ama oldukça öğretici bir perspektif sunuyor. Uluslararası ilişkiler ve dış politika merakı olanlar için kesinlikle okunması gereken bir kaynak.
Displaying 1 of 1 review