Dramatik bir havaya bürünmek için Yeşilçam filmlerini getiriyorum gözümün önüne, Kadir Abinin, “Yalannn söylüyorsun!” diyen sesi kulağımda çınlıyor.
Ellerimi masanın üzerine koyuyorum, gözlerimi kapatıyorum ve “Yapamayacağım,” diyorum sessizce. Kerem huzursuzca kıpırdanıyor, davetliler gelecek skandalın heyecanıyla fısır fısır, aç kurtlar gibi bekliyorlar.
“Ne dediniz?” diye soruyor nikâh memuru. Gözlerim hâlâ kapalıyken ayağa kalkıp bağırıyorum.
“Hayır!”
***
O salondan çıktıktan sonra, hayatımın normale döneceğine emindim aslında. Yalanların, aşk oyunlarının ve hesaplaşmaların olmadığı o sıradan, zor ama huzurlu hayatıma… Eh, yanılmış olmalıyım çünkü Kerem Tunalı bir sabah karşıma dikilip benden küçük bir iyilik daha istediğinde kendimi yabancı duyguların, o güne dek farkında olmadığım ama özlemini çektiğim şeylerin eksikliğini hissederken ve onlar uğruna savaşırken buldum.
***
Betül Güçlü’nün kaleminden romantik komedi severleri mest edecek yeni bir hikâye daha!
Mısra’nın bazen güldüren, bazen de içinizi burkan hikâyesini okurken aşka, sevginin iyileştirici gücüne, kardeşliğe ve bitmeyen umuda tanıklık edeceksiniz!
Daha ilk sayfadan Mısra ve Kerem ikilisi çok farklı ve eğlenceli başladı. Kerem'in yaptığı da iyi çılgınlık.😁 İlk sayfalarda ikilimiz nikah masasındalar. Mısra'nın "Hayır!" deyip salonu terketmesi ile olaylar başlıyor. Kerem'e üzülmeyin işin içinde çok başka şeyler var. ▪️ Konusundan kısaca bahsedeyim; Mısra, Emre ve Ecrin, anne - babalarını yıllar önce kaybetmiştirler. Başlarında sadece yaşlı büyükanneleri vardır. Bir gün Mısra'nın kardeşi Emre, çırak olarak çalıştığı dükkanda Kerem'in tamir için getirdiği arabasını çarpar. Hasarı ödemek Mısra’ya düşer ve nasıl ödeyeceğini bilemeyen Mısra'ya, Kerem'in bir teklifi vardır!(Orası çok komikti.😂) Sahte bir şekilde nikah masasına oturacaklar ve Mısra "Hayır!" diyecektir. Ve böylece Kerem, annesinin "evlen" baskısından kurtulacaktır. Mısra anlaşmaya uyar ve gereğini yapar. Herkes kendi yoluna gitti, diye düşünürken Kerem'i yeni bir teklifle yine karşısında bulur. Annesi Nurdan Hanım pek ikna olmamıştır.🙈 ▪️ Sayfaları yüzümde bir mutluluk ile çevirip okudum. Genel olarak eğlenceli ve akıcıydı. Mısra ve Kerem'in tatlı aşkı çok sevimliydi. Kardeşler arasındaki bağ çok güzeldi. Ne kadar ufak kavga etseler de her zaman birbirinin arkasındaydılar.😍 Kerem karakteri tatlı, sempatik ve iyiydi. Herkesten ayrı biri vardı ki evlere şenlik: Sinan. Kendisi bir psikolog. O çılgınlıkla, nasıl psikolog olmuş, anlamıyorum.😂Mısra ve Sinan'ın dostluğu farklı bir şekilde otobüste başlıyor.😁Yazarı bu konuda tebrik etmek istiyorum. Bir kadın ve erkeğin çok iyi dost olabileceğini güzel bir şekilde yazmış.🤗 Kitabı çok beğendim, severek okudum. Sadece tek bir eleştirim olacak; bazı yerlerde Mısra'nın düşüncelerinin çok tekrarlaması, o kısımları sevemedim. Sıcacık kardeşler ilişkisi, tatlı bir aşk ve sıradışı bir dostluk okumak isteseniz, tavsiye ederim.😍
Çıtır çerezlik olur hemencecik bitiririm umuduyla başladığım kitap elimde sürünmekten bir hâl oldu.
Ben karakter bakış açısıyla yazılan kitapları değil de ya çoklu karakter bakış açısı olacak ya da ilahi bakış açısı öyle seviyorum. Burada sadece Mısra'nın bakış açısıyla tüm olayları görüyoruz ki bence aşırı yetersiz. Bir de kitabın iç tasarımında sahneler arası geçişte 💐 ve 👓 ikonları kullanılmış ve ben her seferinde 👓 ikonunu görünce 'hadi bu sefer Kerem ya da başka bir karakter devreye girip olayı anlatsın' diye boşa ümitleniyorum resmen. 💐 ikonunda sadece Mısra ve yakın çevresi varken 👓 ikonunda Mısra ve Kerem sahneleri oluyor. Ki ne gereği vardı böyle bir ayrıma.
Kitap sanki fazlaca toz pembe bir havada yazılmış gibi araya bazı dünya gerçeklikleri sıkıştırılmaya çalışılsa da karakterin Pollyannalığı aşırı fazla olduğundan sahne gerçekliği kırılıyor bir yerde. Ha bir de araya ortaya çıkan motivasyon konuşmaları var. Merak etsem bile Sinan'ın hikayesine katlanamayacak gibiyim. Bu yazım tarzı bana göre değil.
Konusuna gelirsek Kerem annesinin ayarladığı görücü usulü buluşmalardan bıktığı için arabasına çarpan ergen çocuğun ablası Mısra ile şikayetçi olmamak için sahte bir nikâh masasında terk edilme sahnesi ile artık rahata ereceğini düşünüyordur.
Oldukça samimi ve eğlenceli bir kitap. Mısra'nın duyguları, savaşları, gel gitleri o kadar güzel anlatılmış ki bitirene kadar kitabı elimden bırakmak istemedim. Yazarın dilini, yazım tarzını çok beğendim. Diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.
Anlattığı samimi duygularla ve bizden karakterleriyle dostluk, aile ve aşka dair bir kitap. Oldukça keyifli ve akıcı üslubu ile yer yer güldürüyor, ağlatıyor, hissettiriyor. Çok seviyorum ❤
5/5🌟 Mısra bir kafede garsonluk yapan, kardeşlerine ve babaannesine bakıp evin sorumluluğunu üstlenen bir kadındır. Kardeşi Emre bir gün arabayla kaza yapar, hem sürdüğü arabaya hem de karşı tarafın arabasına hasar görür. Mısra bu hasarı ödeyemeyeceğinin farkındadır. Kerem ise annesinin evlenmesi için yaptığı baskıdan bıkmış usanmış biridir. Emre’nin yaptığı kaza karşısına Mısra’yı çıkardığında Mısra ile insanın hiç aklına gelmeyecek bir anlaşma yaparlar ve kitabımız başlar. Yalancı Aşklar Sokağı’nı 2.kez okuyuşum oldu. Daha önce eski yayınevinin baskısından okuyup çok beğenmiştim. Yine öyle oldu🧡 Mısra, Kerem, Emre, Ecrin, Mısra’nın otobüste tanışıp biricik kankası olan Sinan yeri bende apayrı olan karakterlerdi. Bu sefer onlarla tanışmak yerine hasret giderdik🥹🧡 O kadar çok özlemişim ki her sayfasını bayılarak okudum diyebilirim. Mısra’nın kendi ayaklarının üstünde yılmadan, usanmadan duruşu, kardeşlerine, babaannesine kol kanat germesi, bazen yorgun düştüğünde yanında Kerem’i bulması, Kerem’le birlikte aşkı bulması, yeri geldiğinde Kerem’e destek olup yeri geldiğinde sırtını Kerem’e yaslaması çok güzeldi🧡 İçinde hem aşk, hem aile, hem dostluk ögelerinin bolca bulunduğu, insana tatlı bir aile filmi izliyormuş hissi veren, hiç bitmesin diyeceğiniz bir kitap Yalancı Aşklar Sokağı. Hem romantik komedi olup hem de çok güzel mesajlar vermesi de ayrı güzeldi. @betullguclu ‘nün kalemiyle mutlaka tanışmanızı isterim, ben çok seviyorum ne yazsa okurum😇
O kadar tatlı ve naif bir hikaye ki.. Sezgin ailesinin hikayeleri beni bitirecek gibi bolca romantiklik ve komedi içeren bu hikayeyi çok seveceksinizz yani ben çok sevdim çok tatlılardı
Hele ki Mısra, Mısra cidden çok güçlü bir kadın bence evet kendini güçsüz hissettiği çok zaman oldu ki bence gayet normal bi durum ama sonra bi anda Kerem çıkageldi ve Mısra'nın her anında yanında oldu güçlü olduğu anda da güçsüz olduğu anda da. Zaten sadece Betül Güçlü'nün iki kitabını okudum ama Betül Güçlü'nün erkek karakterleri şiir gibi o kadar kibarlarki Kerem'in evlilik teklifi neydi öyle yaa allahım cidden çok naif ve zarif bi düşünceydi gerçekten (o bölümü okurken eriyeceğimi zannettim mfmsmdks)
Aralarda tabiki klişe yerler vardı ama kitap o kadar tatlı ki klişeler bile gözünüze gelmiyor. Ama Mısra'nın yaşadığı onca sıkıntıya rağmen güçlü kalması ve bu güçlü kalışının sonucu olarak çok mutlu olması beni o kadar mutlu etti ki tarif edemem. Çok ciddiyim kitabı okumuyorsunuz kitabı yaşıyorsunuzz ve bence Betül Güçlü'nün bütün kitaplarında bunu yaşayacağıma eminim çünkü bu kitaptaki hislerimin aynısını Sevgili Limon Çiçeğini okurken de hissetmiştim♡♡ Emre ve Sinan'nın hikayesini okumak için sabırsızlanıyorumm
Kitapla ilgili:
Misra ve Kerem'in nikah törenlerinde Mısra'nın evlenmek istoyar musunuz sorusuna hayır demesiyle başlıyor kitabımız sonra bizi Mısra ve Kerem'in ilk tanıştıkları kaza anına götürüyor. Mısra'nın kardeşi Emre dikkatsizlik sonucu Kerem'in arabasına vurunca Misra ve Kerem de tanışmış oluyor. Arabanın zararını karşılayamayacak olan Misra Kerem'in sahte evlilik teklifine istemeyerek de olsa kabul etmek durumunda kalır. Bundan sonra son bir iyilik diyerek Kerem'e yardım etmeye başlayan Mısra yavaş yavaş Kerem'e gönlünü kaptırır. Bu sevda tabiki de karşılıksız kalmaz. Kerem'de Mısra'ya gönlünü kaptırır ve sahte evlilik teklifinden başlayan Kerem ve Mısra'nın hikayesi şiirlere benzer bir evlilik teklifiyle son bulur..
This entire review has been hidden because of spoilers.
kitabımız erkek karakterimizin ailesi onu artık darlamasın dite sahte evliliğe teşebbüs etmesini konu alıyor. kerem, mısra'ya kardeşi emre'nin borcunu böyle ödetmeye karar veriyor. nikah masasında ona hayır dedikten sonra da rahatsız etmeyeceğini söylüyor. tabii işler öyle olmuyor.
kitap gerçekten de güzeldi. ben okurken çok eğlendim. mısra'nın ağzından okumak ve onun iç sesini cümle aralarında görmek de baya keyifliydi. yaşadıklarına ve hissettiklerine bazen çok üzüldüm. hatta birkaç yerde gözlerim doldu. küçük yaşta onun yaşadığı şeylere dayanma gücüne hayran kaldım ve bu nedenle yaptıklarını da anladım. sinan karakteri kitaba girdiği anda birden havayı değiştirdi ve ben buna bayıldım! psikolog olmasıyla zaten mesleki bir şekilde yakınlık kurdum. onun hikayesini apayrı merak ediyorum. kitapta sevmediğim tek şey sanırım şimdiki zamanla yazılmış olmasıydı. bu zamanla yazılan kitaplar beni okuma anlamında zorluyor biraz :( ama okurken alıştım. genel olarak sevdiğim ve beş saatte falan bitirdiğim bir kitap oldu.
Merhaba. Tatlı bir yazarın tatlı bir kitabının daha sonuna geldim ve tadı damağımda kaldı. Eğlencesiyle, yaşadığı hayatın zorluğu ve kardeşinin başına çok güzel bir çorap örmesiyle hikayesi baslayan Mısra Sezgin. Kitabın konusuna gelince Mısra kardeşi Emre'nin Kerem Tunalı'nın arabasını haşat etmesiyle o arabanın masrafını nasıl karşılayacağını düşünürken Kerem'den çok garip bir teklif karşılığında araba masrafından kurtuluyor. Annesini ve babasını kaybetmiş olan Mısra iki kardeşi ve bir babaannesine bakabilmek bu durumu onlara yansıtmamak adına bu teklifi kabul ediyor ve yıllardır ertelediği kalbinin sesini zamanla daha çok duyar hale geliyor. Bir oyunla başlayan aşkına karşılık alabilecek mi? Okuyup görün derim. Sımsıcak bir aşk ve aile trajedi-komedisi sizleri bekliyor
Tatlı, şirin bir aşk hikayesi ama bir solukta bitirilecek bir kitap değil yavaş ilerliyor bence. Shakespeare ve Yalın'ın Küçücüğüm şarkı sözü alıntısı hoşuma gitti. Normalde kitabın altını pek çizmem ama bu ikisini çizdim :) Evlenme teklifi gerçekten güzeldi, kalbime dokundu. Çiçek hoş bir ayrıntıydı 🌸
This entire review has been hidden because of spoilers.
Şimdiki zamanla yazılmış. Okurken acı çektim. Daha doğrusu okuyamadım, yüzüncü sayfadan sonra sadece diyalogları okudum diyebilirim. Romantik bi’ kitaba göre konu normaldi ama yazım şekli asla okumaya yardımcı olmadı. Şimdiki zaman bazı yerlerde tabii ki kullanılabilir, keyif de verir ama tüm kitabın böyle yazılması… İlk defa bu şekilde yazılmış Türkçe kitap okudum.
o kadar soft hissediyorum ki...🥹 çok güldüm, bir (1) kez gözlerim doldu 🤚, anlatılan aşka bir kere de ben aşık oldum ve canım bu ailedeki herkesin kitaplarını okumak çekti...ne kadar çok sevdiğimi anlatmama gerek var mı?
Bir adet Sinan Ertekin arkadaşlığından alabiliyor muyuz ? Kerem Tunalı için çok geç kaldık ama Sinan Ertekin'i bulabiliriz umarım.Bir de o güzel buketlerden hepimiz alalım günü geldiğinde ♥
İşte gerçek romantik komedi. Kafanız kazan gibi mi oldu? Canınızı hocalarınız, patronlarınız ya da trafikteki dangalak mı sıktı? Boşverin. Alın bir ince belli bardakta çay, geçin kaloriferin başına. Açın bu kitabı okuyun.
Saftirik yaz dizisi kızı ve yakışıklı patron hikayesi okumaktan, izlemekten içimiz dışımıza çıkmışken çok iyi geldi bu hikaye. Evet, gerçek dünyada bir karşılığını bulmak zor ama bulmak isteyen kim? Zaten bunaldığımız için kendi gerçekliğimizden kaçmıyor muyuz bu sayfaların arasına?
Yazım dilini, kurgusunu, karakterlerini çok sevdim. Belki sonlara doğru olaylar biraz hızlı gelişmiş gibi. Ancak yazarın okuduğum ilk kitabı olduğundan belki anlatım tarzı budur, bilmiyorumdur diyerek geçeceğim bu konuyu.