Kitap Hilmi Aydın ve babasından ona kalan, bir zamanlar çok güzel günler görmüş ama şimdilerde Hilmi Aydın'ın elinde çöküş devrini yaşayan Kapelika lokantası hakkında.
Hilmi Aydın toplumda benzer örnekleri çokça olan, büyüyememiş, sorumluluk alamayan, yalancı, her daim haklı, teflon tava misali üstüne hiç bir şeyin yapışmadığı bir er kişidir. Başına gelen beklenmedik bir kaza sonucunda ölümden dönünce, hem hayatıyla hem de ahretiyle ilgili kaygılara kapılır. Olduğu kişiden memnun değildir ama olmak istediği kişiye giden yol da gereğinden fazla meşakkatlidir. Kitap boyunca Hilmi Aydın'ın bu yolda nasıl yürüyemediğine tanıklık ederiz. Hilmi'nim hayatındaki kadınlarla yürümeyen ilişkileri, vefat eden babasıyla bitmeyen hesaplaşması, Kapelika'yla, hatta yemek tarifleriyle kavgasını okuruz.
Yazar Gaye Boralıoğlu'nun çok akıcı ve mizah dolu bir dili var. Hilmi Aydın'ı bize öyle bir anlatıyor ki, sanki ruhunun röntgenini çekiyor, ona dair gizli saklı hiç bir sır kalmıyor, onu avucumuzun içi gibi tanıyoruz. Tanıyoruz ama sevmiyoruz. Yani en azından ben sevmiyorum. Çünkü pek de sevilecek birisi değil. Evlat olda sevilmez denilen cinsten. Bu durumu babası Selim Aydın da şöyle açıklıyor.
Çok başarılı bir aşçı olan Selim Aydın "Fakat itiraf edeyim, kendi evimin mutfağında bu kadar becerikli olamadım. Münevver ile hayatımızın tek meyvesi, oğlumuz Hilmi'den işe yarar bir tarif çıkartmayı başaramadım. Şüphesiz ki lezzetini bulamamış bir yemeğin baş müsebbibi aşçının kendisidir. Onu yetiştirirken kendimce bildiğim doğruları hayata geçirmeye, ahlaklı, çalışkan, hayırlı bir evlat olması için elimden geleni yapmaya çalıştıysam da belli ki yeterince başarılı olamamışım. Bu noktada bana düşen sorumluluğu ziyadesiyle üstlenmeye hazırım." Doğru söze ne denir.
Yazar zaman zaman kendi yarattığı karakterin davranışlarına katlanamayarak, araya girip doğrudan okuyucuyla iletişime geçiyor. Bu alışılmadık durum okuma lezzetini arttırıyor.
Kitabın sonuna yaklaştıkça, kendimce Hilmi Aydın için, ona uygun çeşitli son tahminlerinde bulunarak sayfaları çevirdim. Kimisi beter ol Hilmi şiddetinde, kimisi hafifletici sebeplerin göz önüne alındığı, daha ılımlı sonlar. Ama yazar ters bir köşe yaparak, çok sürpriz bir sonla bağladı kitabı. Öyle bir son ki, okuduklarıma farklı bir yerden yeniden bakmak zorunda kaldım.
Keyifle okudum Dünyadan Aşağı kitabını. Gaye Boralıoğlu'nun diğer kitaplarını da okuma listeme aldım.