Jump to ratings and reviews
Rate this book

Chopin: Tuşlara Adanmış Bir Yaşam

Rate this book
Paperback. 16,50 / 22,00 cm. In Turkish. 271 p. Yasam dizimizin yeni kitabi, Polonyali ünlü besteci Fryderyk Chopin'in yasamina, yapitlarina adanmis bir çalisma. Daha önce hazirladigi Bach, Mozart biyografileriyle de okur karsisina çikan Aydin Büke'nin bu kitabi, yalnizca klasik müzik dinleyicilerini degil, sanat tarihi, edebiyat, Avrupa tarihi konularina ilgi gösterenleri de saracak. Ünlü bestecinin Avrupa tarihinden etkilenisi, yazar George Sand'la olan firtinali iliskisi, çagdasi bestecilere bakisi ayrintilariyla anlatiliyor Chopin / Tuslara Adanmis Bir Yasam'da. 2010, Chopin'in dogumunun 200. yili olarak tüm dünyada kutlaniyor. Bu nedenle ülkemizde gerçeklestirilecek etkinlikleri izleyecekler için de bu biyografi Chopin'i daha yakindan tanima olanagi yaratiyor. Bunun yaninda kitap, Türkiye'de Chopin üzerine yapilmis bu türde ve bu çapta ilk özgün çalisma olma özelligini tasiyor.

383 pages, Paperback

First published January 1, 2010

3 people are currently reading
67 people want to read

About the author

Aydın Büke

8 books6 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
38 (60%)
4 stars
18 (28%)
3 stars
7 (11%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 8 of 8 reviews
Profile Image for Esin.
142 reviews15 followers
May 27, 2018
Tuşlara Adanmış Bir Yaşam, Chopin’in kısa ama unutulmaz yaşamına dair çok özenli bir araştırmanın sonucu. Aynı zamanda Türkiye’de Chopin üzerine yapılmış en kapsamlı çalışma olarak biliniyor.

Yazar, Chopin’in hayatının dönüm noktaları olarak kabul edilebilecek dönemlerini ayrı bölümlerde ele almış. Çocukluk yılları, gençlik yılları, Viyana ve Paris dönemleri, George Sand ile ilişkisi gibi. Ayrıca tüm bu bölümler resimlerle pekiştirilmiş.

Polonya’da doğmuş ve kalbini Polonya’da bırakmış bir deha Chopin. Bir daha ülkesine dönemeyeceğini bilmeden, yeteneğini geliştirmek amacıyla ülkesinden ayrılmış. Sonrası Viyana, Prag, Paris, İngiltere… Ülkesine ve ailesine tüm romantizmiyle bağlı olmasına rağmen Rus işgali nedeniyle hep onlardan uzak kalmak zorunda kalmış. Ölmeden önce cenaze töreninde hayran olduğu Mozart’ın Requiem’inin çalınmasını istemiş. Ölümü Paris’te olsa da kalbi bir kupa içinde ülkesine geri getirilip Varşova’nın önemli kiliselerinden birinin sütunlarının altına yerleştirilmiş.

Bu kitabı okumak ve böyle unutulmaz bir sanatçının yaşamına dahil olmak çok heyecan vericiydi. Sırayla bestelerini yaptığını okurken bende aynı sırayla bestelerini dinledim. O döneme dair sevdiğim bir ayrıntı da dönemin ünlü sanatçılarının birbirlerini boş kıskançlıklara yer vermeden desteklemesi oldu. Chopin’in Ferdinand Hiller, Felix Mendelssohn ve özellikle Franz Liszt gibi piyanistlerle dost olması bunun güzel bir kanıtı. Büke, Chopin’i anlatırken, o dönemin Avrupa tarihi, sanatı, siyaseti, edebiyatı gibi konulara da değinmiş. Bir biyografi çalışması olmasına rağmen yazarın edebi dilini çok beğendim. Sürükleyici bir roman gibiydi.

Chopin’in Lonra’da bir davette Charles Dickens ile tanışması, Paris’te, Fransız devriminin simgesi kabul edilen “Halka Yol Gösteren Özgürlük” isimli tablonun sahibi ünlü ressam Eugène Delacroix ile tanışması ve çok yakın arkadaş olması, ünlü yazar George Sand ile izlediği bir oyunda Victor Hugo ile karşılaşması gibi anıları okurken ne güzel, ne etkileyici bir dönemmiş demekten kendimi alamadım. Bu döneme şahit olmak isteyenlerin okumaktan büyük zevk alacağı, etkileyici bir eser.
Profile Image for Lulu's Life.
178 reviews22 followers
March 10, 2021
Chopin! Klasikciler arasinda dinlemekten en cok keyif aldigim isim kendisi.. Aslinda keyif almanin otesinde ic dunyami aydinlatan, karamsarliklari bir anda kenara itebilen ya da o an her ne ise hissettigim; derinlemesine uzerine dusunmemi saglayan yegane muzikler kendisine ait... Mallorca Adasi ziyaretimde izlerini takip etmis ve onu cok daha iyi anlamaya calisiyor olmaktan mutluluk duymustum.. Belki de bu yuzdendir en sevdigim eserlerini bu adada yazmis olmasi... Polonya ziyaretimi ise her daim huzursuzlukla hatirlarim, zira ondan bir hatira barindirmamasi canimi fena halde sikar.. Sanki bos gitmis ve bos donmus gibi bir histir bende biraktigi.. :/

Diyecegim su ki; O'nun hayati benim icin her daim merak edilesi, her daim ve defalarca tekrar edilesi ve cumle aralarinda yeni bir bilgi kirintisi aranasi bir kiymette.. Ama bu kitap... ama bir baskasi... Mutlaka okunmali. ;)
Profile Image for Kamer.
68 reviews15 followers
March 13, 2012
Özellikle Sand ile geçirdiği güney tatilinde hasta haliyle bestelediği Raindrops prelüdüne hayran olduğumdan, bu prelüdün besteleniş şekli beni gerçekten derinden etkiledi. Bu bölümü okuduğumda otobüste idim ve gözyaşlarıma engel olamadığımı hatırlıyorum.

Muhteşem bir çalışma!

Özellikle de onca görsel öğenin kullanılması daha da harikalaştırmış kitabı.
Profile Image for Berke Öncül.
22 reviews11 followers
July 5, 2020
Enfes bir kitap... Chopin ve o dönem gözlerinizin önünde canlanıveriyor. Yine okumayı düşündüğüm yabancı yazarların eserlerinden (bunlardan biri de Franz Liszt'in yazmış olduğu idi) de alıntılar yaptığı için tek bir kitap oldukça tatminkar olmuş.

Zarif, narin, romantik Chopin'i okumaya doyamıyor insan...ve soramadan da geçemiyor: Hayat oldukça acımasız değil mi böyle bir yeteneğe sadece 39 yıl biçtiği için? Bu kadar çok sevdiğim sanatçının hayatını, yine onun müzikleri eşliğinde tek solukta okudum. Kitapta eserinin her birinin adı geçtiğinde, Claudio Arrau o yumuşak tuşesiyle gülümseyerek eşlik etti bana.

"O (Chopin) çayırdaki çiçekleri, üzerinde bulunan çiy tanelerine zarar vermeden toplamayı başardı. Ve onların tüm Avrupa semalarında birer yıldız, hatta kuyruklu yıldız gibi parlamasını sağladı" - Cyprian Norwid, 25 Ekim 1849
Profile Image for Burak.
21 reviews6 followers
February 11, 2021
İnanılmazdı...

Düz bir biyografi kitabı beklerken kendimi kaptırdığım, sanki üçüncü bir şahıs olarak Chopin'in yanında hayatını film izler gibi izlediğim âdeta bir romandı. Onun yaşadıklarını sanki ben de yaşadım ve hissettim.

Hala o daguerreotype'ındaki bakışları aklımda. Acılar ve sıkıltılarla dolu bir yaşam, hem de ölümün size yavaş yavaş, kendini belli ede ede yaklaştığını bilerek...

Chopin'i ilk Mi Minör Prelüd'ünden tanıdım. Yeni yeni piyano öğrenerek kendimi oyaladığım sıralarda bu eserle karşılaşmış ve bir denemek istemiştim. Kendi iç dünyamla başbaşa kaldığım o sıkıntılı dönemlerimde bu prelüd ruhuma ayna, duygularıma tercüman olmuştu. Bu prelüd'ün bana yalnız olmadığımı hissettirdiği an ile başlayan Chopin serüvenim kendisinin bir şans eseri olmadığını, tam tersine kendisinin başlı başına bir şaheser olduğunu kanıtlamıştı.

Düşünün: yalnızsınız, tanrının unuttuğu bir adadasınız, dışarıda fırtına kopuyor, ölüyorsunuz, borçlar dağ gibi birikmiş, verdiğiniz sözler hastalığınızdan dolayı tutulamamış, yurdunuzdan ailenizden savaşlar sizi koparmış, çocukken bir daha evinizi, ailenizi görmeme, ayrıldığınız yurdunuza dönememe korkularınız gerçeğe dönüşmüş. Siz bu stress altında gerçeklik ile rüyayı birbirinden ayırma kabiliyetinizi kaybetmişsiniz ve ölü bir şekilde gölde süzüldüğünüzü göğsünüze buza dönüşüp art arda saplanan yağmur damlaları hissediyorsunuz. İşte Chopin'in o gerçeklik-hayal arafında hayat ciğerlerinden kanla fışkırırken piyano başında acılarını dindirmek için yazdığı parça - 15 numaralı Raindrop Prelüd (Op. 28) . O anıları okuduğumda tüylerim diken diken oldu ve Chopin'in o anlardaki acılarını, depresyonunu bize piyano üzerinden aktardığını öğrendiğimde, sırtımdan aşağı bir ürperti indi.

Chopin müziğin Dostoyevskisidir. Para, şan, şöhret için popüler ama boş palavralar yazmak yerine, hayatın gerçeklerini bestelemiştir, ki çalındığında bir gün kaçınılmaz sonun geleceğini ve bunun hayatın bir parçası olduğunu fark edelim diye. Bu yüzden Cenaze Marşı'ı her zaman bana hüzün değil huzur vermiştir.

Mozart ve Bach'a olan hayranlığına doğrusunu söylemek gerekirse ben de hayran kaldım, özellikle konserlerinden önce hiç kendi parçalarını çalışmayıp Bach'in Well-Tempered Clavier'i kendine etüt belirlemiş olmasına.

Sayın Büke mükemmel bir iş çıkarmıştır. Kendisinin diğer eserlerini de okuyacağım ve takipçisi kalacağım.
Profile Image for Aydin Akinci.
96 reviews2 followers
December 9, 2017
Klasik müzik özellikle de Chopin meraklıları için çok kapsamlı hazırlanmış bir kaynak kitap,Aydın Büke'yi tebrik etmek gerekir. Yaralanılan kaynaklar,illustrasyonlar ve dipnotlarla birlikte bestecinin hayatı muazzam bir akıcılıkla anlatılmış. Yalnız bestecinin hayatı değil arka fonda o dönem Avrupa siyasi ve sosyal hayatıda çok canlı anlatılmış, tavsiye ederim.
4 reviews
December 8, 2020
Uzun zamandır bu kadar güzel detaylandırılmış bir biyografi okumamıştım. Kronolojinin böyle güzel hikaye edilmesi biyografiler için çok zordur ama Aydın Büke bunu başarmış.
Profile Image for Necdet Yücel.
520 reviews15 followers
December 11, 2022
Kitapta geçen her besteyi dinleyeyim diyince oldukça uzun sürdü okumam. Kitabın çokça alıntı yaptığı Lizst ve George Sand'in kitaplarını da peşinden okumak iyi olacak
Displaying 1 - 8 of 8 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.