1968’in CİNSEL OLAN POLİTİKTİR sloganını Lacan’ın o meşhur “Cinsel İlişki Yoktur” formülü ile birlikte ele alan Žižek cinsellik ve politikaya dair yeni bir tartışma öne sürüyor. Toplumsal cinsiyete dair günümüzdeki siyaseten doğrucu yaklaşımları sorgulayarak kişisel olan ve politik olan arasındaki hassas dengeye işaret ediyor.
"... bir diğer sahte mücadelenin orta yerindeyiz: tesettür mayosu mu, çıplak göğüsler mi? Bu tercih kesinlikle siyasetin dışına çıkarılmalı, kişisel tercihlerin o kendine has alanına bırakılmalıdır. Kişisel olan bir şeye yanlış bir şekilde siyasi dendiğinde, kişinin mahrem tercihinin doğrudan teşhir edilmesi en yüksek siyasi edim halini aldığında şüpheci olmak gerekir. Sahici siyaset kişinin arzularının ve fantezilerinin ne olduğunu alenen ortaya koymasıyla asla ilgilenmez."
Slavoj Žižek is a Slovene sociologist, philosopher, and cultural critic.
He was born in Ljubljana, Slovenia (then part of SFR Yugoslavia). He received a Doctor of Arts in Philosophy from the University of Ljubljana and studied psychoanalysis at the University of Paris VIII with Jacques-Alain Miller and François Regnault. In 1990 he was a candidate with the party Liberal Democracy of Slovenia for Presidency of the Republic of Slovenia (an auxiliary institution, abolished in 1992).
Since 2005, Žižek has been a member of the Slovenian Academy of Sciences and Arts.
Žižek is well known for his use of the works of 20th century French psychoanalyst Jacques Lacan in a new reading of popular culture. He writes on many topics including the Iraq War, fundamentalism, capitalism, tolerance, political correctness, globalization, subjectivity, human rights, Lenin, myth, cyberspace, postmodernism, multiculturalism, post-marxism, David Lynch, and Alfred Hitchcock.
In an interview with the Spanish newspaper El País he jokingly described himself as an "orthodox Lacanian Stalinist". In an interview with Amy Goodman on Democracy Now! he described himself as a "Marxist" and a "Communist."
“Marx’a göre kişi kapitalizmin ‘normal’ işleyişini anlamak istiyorsa başlangıç noktası olarak iktisadi krizleri almalıdır; benzer şekilde, eğer ‘normal’ heteroseksüelliği anlamak istiyorsak, transgender insanlar içinde patlak veren kaygılardan yola çıkmalıyız.” 🏳️🌈
Zizek'in felsefesi hakkında pek bir fikrim yokken bu kitap ile bodoslama daldım. Biraz şok edici oldu tabii benim için. Aykırı 'yamuk bakmalarına' alışkın değilim. Zizek'i okumak için iyi bir başlangıç kitabı da olmadı tabii. Ama kitabı ben çok sevdim. Çokça soru işaretleri koydum, ünlem işaretleri koydum ifadelerin yanlarına. Anlaşılması zordu, biraz. Bunun nedenini tam kestiremedim ama terminolojiyi baya derin kullanıyor. İlk defa duyduğum terimler vardı. Bir kere daha okunmayı hak eden bir kitap. Fakat ilk okumada bile okuyucuyu sarsan şeyler söylüyor. Rahatsız ediyor. Yepyeni düşüncelerdi çünkü bana göre. Lafın kısası, okunulası bir kitap ama yazarla tanışma kitabı değil.
Zizek’in toplumsal cinsiyet rollerinin yıkımı için yapılan eylemlerde siyasi doğruculuğun aslında toplumu ne kadar yanlış yönlendirdiği, gerçekten bu harekete destek vermek istiyorsak nelere dikkat etmemiz gerektiğini yine kendine özgü yaratıcı örnekleri ve analizleriyle orataya koymuş. Türkiye’den iki tane örnek vermesi ise okurken benim için büyük sürpriz oldu diyebilirim.
“Komünist strateji hem bu ülkelerde geleneksel ataerkillikle savaşan güçlerle işbirliği yapmalı, hem de hayati adım atıp, geleneksel ideolojinin-küresel kapitalizme karşı bir direniş noktası olmak bir yana- emperyalist yeni-sömürgeciliğin doğrudan bir aracı olduğunu göstermelidir.”
Kısacası temel özgürlüklerimizi ideolojilerden kurtarmak bizi kurtaracak şeydir demiş Zizek. Ancak önceki kitaplarında ideolojinin olmadığı bir simgesel alan olmadığını söyler, ne yazık ki ideolojinin olmadığı bir alanı nasıl oluşturabiliriz sorusunun cevabı bu kitapta da yok.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Güzel, beğendim. Zizek'in özellikle LGBT hareketine bakış açısını, liberal nefretini iyi açıkladığı yazılar var bu kitapta. Şalcı Bacı diye bir kadın "şapka giymediği için" asılmış 1920'lerde, ilk defa duydum bunu.
Özellikle lgbt+ ve trans bireylerin sosyoloji ve toplumsal felsefeye nasıl dahil edilebileceği üzerine ufuk açıcı küçük metinler. Konuyla ilgilenenler okumalı.